Alıntı:
QasqırJürek adlı Üyeden Alıntı
en taze olduğunu söyledim, bu yüzden sinharmonizmin en az bozulduğu dil şu an. Sinharmonizmin bozulması dile yabancı kelimerin girmesiyle başlamıştır.
örnek: Kırğız: tülkü, tülkülör, tülkünü
Türkmen: mogollum (öğretmen), mogollomçuluk (öğretmencilik), kötölök (gök kuşağı), togolok (yumru)
Türkiye: çocuk, çocukluk, çocukluğunuz
Konuşurken dudak şeklinin bozulmaması... Bu en çok Kırgız Türkçesinde bulunuyor.
Ama mesela istanbul Türkçesinin bir başka bozukluğunu söyleyeyim sana: Bütün Türk lehçelerinde anadolu dahil ince ünlü yanında bir ''k'' sert söylenir ama kalın ünlü yanında kalın söylenmesi gerekiyor ki, istanbul Türkçesinde ''k'' harfi herzaman sert söyleniyor. Burdan şunu da söyleyebiliriz, anadolu lehçeleri ağızları arasında nedense eskiden rumların ve diğer yabancıların yoğun olduğu bölgelerde ''k'' ler hiçbir zaman kalın söylenmiyor. Ama nedense Oğuzun en yoğun olarak yerleştiği bölge iç anadoluda, ve Oğuzun en az 19 ile 22 boyunun adları taşıyan o bölgede, ''k'' harfi gerektiğinde kalın veya sert söyleniyor.
|
Onlar küçük noktalar. Zaten Atsız Ata bile, mevcut Türk alfabesinde, Türkçe'deki bazı seslerin karşılığı olan harflerin olmadığını, bunun için de Türk alfabesine bazı harflerin eklenebileceğini söylemiş.
Temel İstanbul Türkçesi. Bina da bu temelin üzerinde yükselecek.