Alıntı:
Türk devrimcisi adlı Üyeden Alıntı
aslında mhp kim 1. olursa onun dümen suyuna giren bir parti. eğer chp 1. parti olsaydı emin olun mhp onlara yamanırdı.
|
Bu düşünceniz Devlet Bahçeli açısından doğru, MHP tabanı açısından yanlıştır.
"Ecevit şehitlerimizin kanını ellerinde taşıyor" cümlesini sloganlaştıran bir gelenekten yetişen Devlet Bahçeli 57'nci hükümet döneminde Ecevit'e kelimenin tam anlamıyla yaverlik etti. "Sayın Başbakan'ın yanında sigara içmiyorum" gibisinden ifadelerle gözler önüne serilen yağcılığını hâlâ unutmadık. İhtiyar Raşel'in onca hakaretini yiyip yuttu. Bu rezilliğe tepki veren tek babayiğidi de partiden ihraç ettirdi (Ali Güngör).
Fakat MHP tabanı Ecevit'i ve DSP'yi içine sindiremedi... "Lider, teşkilât, doktrin tartışılmaz" emrine uyarak ses çıkarmadılar ama durumdan memnun oldukları kesinlikle söylenemezdi.
Bugünkü vaziyet ise çok farklıdır. Solcu DSP tabanı ile uyum sağlayamayan
(CHP birinci parti olsaydı, onunla da uyum sağlaması pek mümkün olmayan) MHP tabanı, islamcı AKP tabanı ile rahatça uyum sağlar. Nitekim ülkücüler Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesine hayli sevindiler, "ilk kez dindar bir cumhurbaşkanımız oldu" diyorlar.
Şu anda Türkiye bir geçiş süreci yaşıyor. AB ve ABD tarafından bize biçilen "ılımlı islam devleti" modeline doğru sürükleniyoruz. İslam'ın ılımlısı, ılımsızı falan olmaz; islam her zaman ve her yerde aynı islamdır; yani işin doğrusu şeriata doğru sürükleniyoruz fakat "ılımlı" ibaresiyle bu geçiş süreci biraz yumuşatılmaya çalışılıyor, tıpkı yumuşak sosyalizmden katı komünizme geçilmesi gibi... MHP'ye bu geçiş sürecinde AKP'ye destek olma görevi verildi herhâlde... Zaten kurulduğu günden beri hep "görev" partisi olmuştur, tıpkı bir zamanlar Amerika'nın "komünizme karşı yeşil kuşak" projesinde görev üstlenmesi gibi...