Tekil İleti gösterimi
Alt 19.09.2007, 16:25   #10 (İleti Bağlantısı)
Topal Osman
Yeni Üye
 
Üyelik Tarihi: 09.07.2007
İletiler: 39
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Cevap: Darbe kaçınılmazdır.

Alıntı:
Karahisarlı adlı üyeden Alıntı İletiyi göster
İş çığırından çıkmış,ipin ucu kaçmıştır.Artık darbe yapılması kaçınılmazdır.Yeni sivil anayasa ile resmen ikinci cumhuriyetin temelleri atılacak ve ilkeleri belirlenecektir.Tıpkı sevr antlaşmasında öngörüldüğü şekilde, yeni oluşturulacak azınlıklara yerel yönetimlerin güçlendirilmesiyle kendini yönetme hakkı verilecek, Türkiye'de hızla asimile olan Türklere ise dini serbestlik verilecek, bunların iç anadoluda müslüman bir azınlık olarak kalmaları sağlanacaktır.

Daha önce kamu yönetimi reformu ile özledikleri devlet sistemine ulaşmak istemişler ancak Anayasa'da böyle bir devlet düzeni öngörülmediği için Sezer tarafından veto edilmişti.Şİmdi ise yeni anayasa ile 2.cumhuriyetin temellerini yasal zemine oturtacaklardır.

Yeni anayasayla Türkiye Cumhuriyeti Devletinin asli unsuru Türkler azınlık hale getirilecek, böylece bırakın Türkçülüğü sıradan milliyetçilik bile bölücülük olarak adlandırılacak, Türklere "Hepimiz müslümanız, aynı
coğrafyanın çocuklarıyız" anlayışı telkin edilecek, etnik unsurlara ise her türlü demokratik hakları kullanmaları tavsiye edilecektir.
Mevcut anayasada devlete vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk olarak adlandırılırken, bu defa Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlığı tanımı getirilecek böylece asli unsur Türkler bu coğrafyada yaşayan etnik grup olarak
tanımlanacaktır.
Türkler, cumhuriyeti kurarken bu yetkisini asker ve bürokrasi eliyle kullanmıştır.Yeni anayasayla askerler
tamamen pasifize edilecektir, MGK danışma mercii haline gelmiştir, YAŞ kararlarına karşı yargı yolu
açılacaktır, güneydoğuda terörle mücadelede görev yapan üst düzey subayların sivil mahkemelerde
yargılanmalarının yolu açılacaktır. Ordu cumhuriyetin bekasını korumakla görevli bir kurum olmaktan çıkacak,
batı ülkelerindeki gibi sadece güvenlikle -o da sınırlı yetkiyle- uğraşan bir kuruma dönüştürülecektir.

Bürokrasi de "bürokratik oligarşi" gibi bahanelerle tasfiye edilecek böylece devlet işleyişinin devamlılığı
sekteye uğratılacaktır. Devletin gücünü anayasadan alan özerk kurumları birer birer tasfiye edilecek veya
pasifize edilecektir. Sosyal devletin bir gereği olarak iktisadi kuruluşlardan sosyal kurumlara kadar
özerkleşmeye önem vermek gerekiyorken, mevcut özerk kurumlar da siyasete alet edilecektir.
Örneğin, Savcı ferhat Sarıkaya'dan dolayı kuyruk acısı bulunduğu için, HSYK gibi kurumlar da siyasetin güdümüne
girecektir.
Devletin laiklik ilkesi ortada iken ve ne anlaşılması gerektiği açıkken, sekülerizm anlamında yeni bir laiklik
tanımı getirilecektir. Bu konuda tam bir ali cengiz oyunu oynanmaktadır. Bu anlayışla devlet din işlerinden
tamamen elini çekecektir. Bunun nereye varacağı bellidir. Laikliğe öyle bir anlayış getirileceğine şeriat
gelsin daha iyidir.
Meclisteki laik cumhuriyete bağlı oyların temsilcisi CHP nin yaptığı muhalefet yeterli değildir, sadece
laiklikle ilgili kaygıları dile getirerek bu iş kurtarılamaz.
İşte tüm bu oluşumları engellemek için darbe kaçınılmazdır.Öyle durum gece yarısı muhtıraları ile önlenemez
durumdadır. Eğer şu anda yapılmayacaksa ne zaman yapılacaktır? Şartlar tamamen oluşmuş durumdadır, önceki
askeri darbeler yapılmadan önce ülkenin durumu şimdikinden daha mı kötüydü de darbe yapılması gerekli
görülmüştü, eğer bu günün şartları darbeyi gerekli kılmıyor deniyorsa, bunun da farklı yöntemleri vardır.
Anayasa taslağının meclis genel kurulunda görüşüldüğü gün, meclis önünden defalarca tanklar yürütülmeli, harp
akedemisinden bando ekibi çağırılarak cadde trafiğe kapatılmalı ve gür sesle marşlar çalınmalı, bu çalışmalar
bütün ordu komutanlıkları tarafından aynı anda düzenlenmeli, ordumuz tarafından Türk ulusuna çağrı yapılmalı,
yapılan çağrılarda cumhuriyetimize, üniter yapımıza ve Türk devrimlerine sahip çıkılması vurgulanmalıdır.
Yorumuna kesinlikle katılıyorum arkadaşım.Bazı arkadaşalr karamsar tablolar çiziyor.Ordumuza,laik,türkçü kuvvetlere,Atatürkçü runa güvenin diyorum.

Ama tabiki,iyi bir hazırlık ve plan yapılması gerektiği konusunda hemfikirim.Uygun zaman kollanmalı.Kollanıyordur da...
Topal Osman Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla