Tekil İleti gösterimi
Alt 23.09.2007, 06:13   #1 (İleti Bağlantısı)
KOCATÜRK
 
KOCATÜRK adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 17.07.2007
İletiler: 1,508
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
selamun aleyküm ?????

selamın aleyküm ?????

Selamun aleyküm'ün aslı ibranice "şalom aleküm"dür ve yahudiler tarafından en az 2300 yıldır kullanılır.

Herhangi bir yahudi internet sitesine girip bakarsanız herkesin bunu kullandığını görürsünüz. İslam ile herhangi bir ilgisi yoktur; araplar semitik akrabaları yahudilerden aldıkları selamun aleyküm'ü müslümanlık var olmadan önce de telâffuz ediyorlardı.

Bay, çüz, hay, bilmemne benim gözümde neyse, selamun aleyküm de odur.

Sonuçta hepsi de Türkçe olmayan, dışarıdan gelme kelimeler...

Kimsenin dinî inancıyla uğraşmıyoruz, sadece bir yanlışı düzeltmeye çalışıyoruz.

İslam birliği taraftarlarının mesele haline getirdikleri konulardan biri de selamlaşma işidir.

Bunlar 'günaydın'ı kabul etmiyorlar. 'Selamünaleyküm' diyorlar ve bunun Müslümanlar arasında manevi bir bağ olduğunu ileri sürüyorlar.

Müslümanlar arasında manevi bağ selamlaşma ile olacaksa bütün Müslümanların Türkçe selamı kabullenmeleri mantık ve ahlak icabıdır. Çünkü islamiyeti koruyan, yaşatan ve yüceltenler sadece Türkler olmuştur.

Ülkemde bazı Türklerin arapça ''selamın aleyküm'' diyerek, veya farsça-kürtçe ''merhaba'' diyerek selamlaşmalarına üzülüyorum.

Türk ülkesinde Türkçe 'den taviz verilmemelidir.

Ümmetçi kişiler ''selamın aleyküm'' demenin islami bir zorunluluk olduğunu savunurlar. Oysa ''selamın aleyküm'' sözü ibraniceden arapçaya geçmiş ve araplaşmış bir selamlaşma şeklidir.

İslam öncesinde araplar yine ''selamın aleyküm'' diyerek konuşmaya başlardı. Bu kelimenin aslı ibranice ''salom aleküm'' idi.

İbraniceden arapçaya, oradan da Türkçeye geçen bu tamlamayı kullanmamalı; yerine ''esenlikler'' dilemeli, ''günaydın'' ''iyi günler'' ''iyi akşamlar'' demeliyiz.

''merhaba'' ise farsçadır. Farsiler ve kürtlerin öz selamıdır.. Bu kelimeyi de kullanmaktan vazgeçmeliyiz.

TÜRK'ÜZ , TÜRKÇE KONUŞURUZ.


(Yazının bir kısmı Nihâl Atsız'dan, bir kısmı da Atsızcılar otağındaki başlıklardan alıntıdır.)
KOCATÜRK Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla