|
Onun bakış açısı iman gözü ile değil akıl gözü ile idi....
1930 yıllarında, İslam düşmanı bir şarkiyatçının Hz. Muhammed hakkında yazdığı bir kitabı tercüme eden bir yazar eserini Atatürk'e takdim eder. Atatürk kitabı inceledikten sonra tarihçi Prof. Dr. Şemsettin Günaltay'ı çağırtır ve kitap hakkında fikrini sorar. Günaltay'ın cevabı:
—Ele alınacak bir şey değil, bir facia olur, Paşam.
Atatürk Günaltay'ın sözünü bitirmesini beklemeden yerinden fırlar ve yanı¬na bulunan
Başvekil İsmet Paşa'ya dönerek:
—Bu paçavrayı toplatın ve tercümeyi yapanı da devlet hizmetinde kullanılmamak üzere hükümet kapısından uzaklaştırın, der.
(Ahmet Gürtaş, Atatürk ve Din Eğitimi, s.35Atatürk Düşüncesinde Din ve Laiklik, s. 127)
***
"Hz. Muhammed’i bana, cezbeye tutulmuş sönük bir derviş gibi tanıttır¬mak gayretine kapılan bu gibi cahil adamlar, onun yüksek şahsiyetini ve başarılarını asla kavrayamamışlarıdır... Cezbeye tutulmuş bir derviş, Uhud muharebesinde en büyük bir komutanın yapabileceği bir planı nasıl düşünür ve tatbik edebilir? Tarih, hakikatleri tahrif eden bir sanat değil, be¬lirten bir ilim olmalıdır. Bu küçük harpte bile askeri dehası kadar siyasi görüşü ile de yükselen bir insanı, cezbeli bir derviş gibi tasvire yeltenen cahil serseriler, bizim tarih çalışmamıza katılamazlar."
(Kemal Arıburnu, Atatürk' den Hatıralar; 1930 Şemsettin Günaltay. Ülkü Dergisi, Cilt 9, Sayı: 100, s.3,
1945)
__________________
"Yendiklerinizle dost olamazsınız"
Cengiz Han
|