|
Soner efendi, gönderdiğim e-postaya yanıt verdi.
"Sevgili Gök Yeleli
sanıyorum siz benim yazımı çok soğukkanlılıkla okumamışsınız.
Ben kimseye "o" "bu" "dönme" demedim. Bunları diyenleri yazdım sadece. yani ben burada aktarıcıyım.
Hani bir "plan" dan bahsediliyor ya, işte o "plan" sahipleri sizi kullanıyor sevgili Gök Yeleli! bırakın kimin kim olduğunu bu topraklara aşık olan bu topnaklar için canını verecek insanlar bizimdir. Umarım anlamışsındır.
Ayrıca sizin gibi duyarlı bir kardeşimize küfürlü konuşmak, hakaret etmek yakışmaz. bunlar bizim huylarımız değildir.
kalın sağlıcakla"
Bu da benim verdiğim ikinci yanıt:
"Hakaret, küfür vs. hoş değil, bunu kimse onaylamıyor. Fakat herkesin anlayacağı bir dil ve hitap tarzı vardır. Senin gibi milyonları yönlendiren ve bu milletten kazandıklarıyla bu milleti seven bizlerden daha iyi şartlarda yaşayan kişilere de, Türk ulularına iftira atmak, Türklüğün ve Türkiye'nin kötülüğü için çalışmak yakışmıyor. Bizim öfkemizin ve tepkimizin dışa vurumu olan kullandığımız sert sözler de doğal karşılanmalı ki, adalet tesis edilmiş olsun."
__________________
Türk, Tanrı'nın; Atsızcılar da Türk'ün öfkesinden yaratılmıştır.
|