|
Toplum içerisinde genellikle mutaassıp, bağnaz ve cahil kesimler tarafından benimsenen ve siyasî ölçekte MHP ve Ülkü Ocakları'nın savunduğu fikir olan Türk-İslâm Sentezi tam anlamıyla bir saçmalıktır. Ve gerçek Türk milliyetçiliği olan Türkçülükle hiçbir ilgisi yoktur.
Seyyit Ahmed Arvasi isimli arap bedevisi tarafından teorize edilen bu fikrin nihaî hedefi "İ'lây-ı Kelimetûllah" yani İslâm Birliği kurmaktır. Bu yüzden bu uyduruk fikir, şeriatçı ve ümmetçi bir fikirdir ve İslâm kardeşliği tezini içerir. Bu düşünce sahipleri için Müslüman olmayan Türklerin hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Saf kan Türk kanı taşıyan fakat İslâm'a inanmayan Türkleri "dinsiz, imansız, kâfir" görürler. Dillerine pelesenk ettikleri ve iptidaî beyinleriyle kendilerine göre yorumladıkları "Turan" kavramı da onlar için sadece Müslüman olan Türklerin diğer Müslüman etnik özürlüler ve melezlerle birleşmesini ifade eder. Bu fikir sahipleri için sentezci yani ülkücü olabilmenin yegâne şartı sünnî ve lâikliğe düşman olmaktır.
Bu fikrin temeli lâikliğe düşman olmaktır. Dolayısıyla lâik Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu Yüce Başbuğ Atatürk'e düşman olmaktır. Ülkücülere göre Türkiye Cumhuriyeti bugün dinsiz bir devlettir ve bu durumun sorumlusu Atatürk'tür. Ülkücüler, devamlı surette eleştirdiğimiz Millî Görüşçü cenâh kadar şer'î devlet yapısını özlemekte ve bunun için çalışmaktadırlar.
Bazı arkadaşlar İslâm'da hümanistlik kavramını kabul etmediklerini beyân etmişler. Tabiî bu kanaat İslâm'da hümanizm olmadığı anlamına gelmez. Zira İslâm'ın özünde ümmetçi düşüncesi vardır ve tüm Müslümanlar kayıtsız şartsız "kardeş" kabul edilirler. İslâm dini, diğer dinlere mensup kimselere oldukça acımasız ve gaddarken kendi mensupları arasında bir takım esas ve ritüelleri sayesinde sarsılmaz bir kardeşlik duygusu tesis etmiştir. Öyle ki; milletimiz, yüz yıldır başımıza belâ olan kürt köpeklerini İslâm hümanizmi sayesinde hâlâ hoş görmekte ve kardeş (!) kabul etmektedir.
Ümmetçilik fikrini benimseyen ülkücülerde diğer Müslümanlara karşı "kardeşlik ve merhamet" duyguları çok gelişmiştir. Ülkücüler, İslâm kardeşliği ve insancıllığı adı altında Filistinli araplar, Türk düşmanı çeçenler ve diğer Müslüman etnik özürlüler için her yerde zırlarlar ve feveran ederler.
Sonuç olarak sentezciler asla milliyetçi değillerdir. Bunlar milliyetçilik adı altında siyasal İslâmcılık yapan sahtekârlardır. "Turan, Türklük, milliyetçilik" gibi kutsal kavramlar onlar için İslâm Birliği'ne giden yolda birer basamaktır. Ülkücülerin siyasî arenadaki temsilcileri olan Alparslan Türkeş de düşüncelerini hayata geçirebilmek adına çeşitli dönemlerde başta Amerikalılar olmak birçok Türk düşmanı ile ittifâk yapmış ve gerçek Türkçülüğün türlü yollarla sansürlenmesini sağlamıştır.
Hülasa; Türkçülük, Türk-İslâm Sentezi’nin tam anlamıyla zıddıdır ve düşmanıdır. Ülkücüler içlerinde yer alan etnik özürlüleri tâsfiye etmeden, lâik dünya görüşünü tam anlamıyla benimsediklerini ilân etmeden ve Yüce Başbuğumuz Atatürk ve yol göstericimiz Atsız Ata'nın bütün düşünce ve eylemlerini kabul etmedikleri sürece düşmanımız olarak kalmaya devam edeceklerdir.
TTK
|