|
Sayın Buğra Şad. Şu safhadan sonra teker teker bireylerin ya da kitlelerin demokratik katılımlarının pek bir anlam ifade etmeyeceğini düşünüyorum. Bu milletin uyuduğu gaflet uykusundan uyanması için dibe vurması gerek. Akışına bıraktım. Millet sersemlemiş. Anlam veremiyorum. Sanki büyülenmişler gibi. Gamsız, umursamaz, kaygısız.
Akışına bırakmak lazım uyanmaları için. Bu bir başlangıçtır. Halk en iyisini bilir geyiği bir başladıktan sonra bunun arkası kesilmez. Yarın da valileri seçelim diyecekler. Yerel yönetimlerin yetkilerini iyice arttıralım diyecekler. Halk seçiyor ya. Bu sürecin sonunda ülkedeki Kürt terörü ve Kürt talepleri iyice pervasızlaşacak. (Şu anda yeterince pervasız değil mi derseniz, millet hala kardeşlik masallarıyla uyutulabildiğine göre, görülüyor ki değil)
Bu süreç toplumsal sersemleşmeyi provoke ederek durdurursa durdurur. Ben artık eğitimle, halkla ilişkilerle, bildiri dağıtmayla, konuşmayla bu milletin ayağa kalkacağına inanmıyorum.
Anayasaya gelince. Her halükarda akepe bağırta bağırta bir metin hazırlayacak ve bu metni; sayısal hakimiyeti ile mehepeli+detepeli yardakçılarının da desteğiyle yasama sürecinden geçirecek. Mevcut yapı da siyasi partiler paralize oldu.
Meclis için de muhalefet gösterse gösterse CHP gösterir. Onun da gücü yetmez.
Diğer bir baskı grubu olarak Millet tepki gösterebilir. O da uykuda.
Basın olabilir diyeceğim. Türk basın tarihi, mütareke dönemine döndü resmen.
Dördüncü muhalefet odağı TSK olabilir diyeceğim. Ancak TSK son müdahalesinde kaybeden tarafta oldu. Ordu mensubu arkadaşlarla konuşuyoruz bu konuyu hala. Büyük bir hayal kırıklığı içindeler. Hatta şöyle bir örnek vereyim. Müdahale öncesi son seçim anketlerinde (bana ulaşan anketler kamuoyuna açıklanan aketler değildir ve güvenilirdir) Akepenin oyu % 28'e gerilemişti ve düşme eğilimindeydi. Ordu müdahalesi Türkiye'de şeriatçı, liberal, bölücü safları sıklaştırırken, karşı kampta bulunan kesimi birleştirebilmekten uzak kaldı. Yani amacına ulaşamadı. Ve karşımıza bu ucube seçim sonucu çıktı. Peki bu sosyolojik/politik örnek ortada dururken TSK yeniden müdahale opsiyonunu kullanır mı? Sanmıyorum. Benim edindiğim izlenim. Kendileri düştü yere. Kafaları dank edinceye değin ilişmeyelim şeklinde. Kafalarının dank etmesi için de; ümmetçi soygunların, kürt terörünün iyiden iyiye pervasızlaşmasını beklemekten başka çare yok.
Yani şu anda karşımızda büyülenmiş bir millet ve muhalefetsiz bir iktidar var. Her halükarda bu adamların yapacağı anayasanın metni yıllardır hazır. Tee 2. meclisten beri hazır. Özü ise ümmetçi bir toplum. Ve Anadolu Türklüğünün önce uyuşturulması ve tasfiyesi.
Kaderin acı cilvesi bu zihniyetin iktidara gelebilmiş olmasıdır. Sebebi milletin derin uykusu.
Akepenin % 47'lik oy oranını sosyolojik olarak açıklayabilen tek bir analist çıkmadı. Günde 117 milyon $ faiz ödeyen bir ülkede, böyle bir analist çıkamaz da zaten.
Karşıt görüşlerin kullandığı tek makul tez din siyaseti ve bulgur siyaseti. Bunlar kabul edilebilir izahatlar olmakla birlikte, bana sorarsanız yine de % 47'yi açıklayabilmekten uzaktır.
Yav nereye geldi konu.
Sonuç itibariyle şu anda "en iyisini bilen halk"a karşı inancım sıfır. Bu halkın ve onların demokratik tercihlerine verdiğim değer de, kapılarına bırakılan bulgur paketinden daha fazla değil. Buna (malesef) milletine duyduğu inancı kaybetmek de diyebiliriz.
Ama şunu da itiraf etmem gerek. Aslında haklısınız. 1 oy 1 oydur.
Ve şu anda aldığım bir karardır bu. Yarın sabah sırf sizin gül hatırınız için, gidip "Hayır, siz boş beleş adamlarsınız" diyeceğim.
Ama bunun sonucu değiştireceğini düşünmüyorum.
Saygılar.
TTK.
__________________
Varlığım, Türk Varlığına, Armağan Olsun.
|