Tekil İleti gösterimi
Alt 20.10.2007, 20:50   #12 (İleti Bağlantısı)
Jöntürk
Türkçü
 
Jöntürk adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 29.07.2007
Yaş: 26
İletiler: 365
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Her şeyi elimize yüzümüze bulaştırdığımızdan Referandum konusu da böyle oldu.

Türkiye halkının birçoğunun belki haberi bile yoktur referandumdan. Haberi olanın da neden ve neye oy vereceğinden. Tabi Akp'li gruplaşmalar ve onların seçmeninin birçoğu hariç (zira EVET oyu kullanacaklarını direktifler doğrultusunda çok iyi bilmektedirler)

Soracakları soru’nun içeriği şudur:

• Bundan böyle Cumhurbaşkanı’nı halk seçsin mi?
• Bir kimse 2 def’a Cumhurbaşkanı olabilsin mi? (Yâni 5+5)
• Genel seçimler 5 yılda bir yerine 4 yılda bir yapılsın mı?
• Meclis’te toplantı yeter sayısı 367 yerine 184 olsun mu?


Üzerine ölü toprağı serpilmiş bir milletin at kadar bile olması mümkün değildir.

Bir çuval bulgura, bir teneke yağa, 5 kilo prince, makam ve mevkiye kişiliklerini ve oylarını satanlar yarın namusunu ve vatanını da satarlar..

Aşağıda bazı bilgiler var. Okuyunca ne SORUMSUZ insanlar tarafından yönetildiğimiz zaten ortaya çıkacak.

Yarın yapılacak Anayasa değişikliğine ilişkin halk oylaması sandığa kısa bir süre kalmasına rağmen tartışılmaya devam ediyor.
Halkoylamasında yarın vatandaşın önüne gelecek metnin sonradan değiştirilmesi, iki farklı metnin halkoyuna sunulması, metnin kabul edilmesi halinde uygulamada hukukçuların farklı görüşler bildirmesi, uygulanacak para cezasındaki çelişkiler referandumun tadını kaçırdı. Yapılan değişiklikler nedeniyle kafası karışan seçmen Pazar günü neyi oylayacağını da bilmiyor. Referandumla ilgili en sıcak tartışmanın oy kullanmayana verilecek para cezası olduğu da düşünülürse, katılımın oldukça düşük kalması bekleniyor.

İKİ FARKLI METİN VAR
Anayasa’nın değiştirilmesine ilişkin yasanın Geçici 19’uncu maddesi “Onbirinci Cumhurbaşkanı seçiminin ilk tur oylaması, bu kanunun Resmi Gazete’de yayımını takip eden kırkıncı günden sonraki ilk Pazar günü, ikinci tur oylaması ise ilk tur oylamayı takip eden ikinci Pazar günü yapılır” ifadesini içeriyor. 11 Eylül’de gümrük kapılarında oy verme işlemi başlamıştı. Seçmenler 11 Eylül’den 17 Ekim’e kadar bu ifadenin bulunduğu Anayasa değişikliği için sandık başına gitti.
11’nci Cumhurbaşkanını 28 Ağustos’ta seçen TBMM, bu sefer 17 Ekim’de Anayasa değişiklik paketini değiştirdi. Metinden Geçici 19’uncu maddede yer alan 11’nci cumhurbaşkanına ilişkin düzenleme çıkarıldı. Pazar günü vatandaşların önüne bu sefer değişik bir metin gelecek. Böylece referanduma ilişkin iki farklı metin halkoyuna sunulmuş oldu.
YETKİ AŞIMI VAR MI?
Ancak TBMM’nin Anayasa paketinde değişikliğe gitmesi farklı bir tartışmaya yol açtı. Anayasa Profesörü Cem Eroğul, Anayasa’da halkoylamasına sunulan bir metnin değiştirileceğine dair bir hükmün bulunmadığını belirterek, TBMM’nin yetki aşımına girdiğini iddia etti. Eroğul, bu nedenle konunun AİHM’e taşınabileceğini belirtti.
GÜMRÜK OYLARI NE OLACAK?
Yüksek Seçim Kurulu, gümrük oyları tartışmasına son noktayı koymak için toplantı yaptı. YSK, “seçimin ertelenmesine” ilişkin talepleri 6’ya karşı 5 oyla reddederken, gümrük oyları için ise ilke kararı aldı. YSK’nın ilke kararına göre gümrük kapılarında kullanılan oyların seçim sonucunu değiştirecek oranda olması halinde referandum iptal edilebilecek.
Buna göre referandum sonucunda “evet” oyları ile “hayır” oyları arasında yaklaşık gümrükte kullanılan oy oranında fark bulunursa, YSK referandumu iptal edecek. Gümrüklerde bugüne kadar 17 bin oy kullanıldı.
TAZMİNAT HAKKI
Hukukçulara göre gümrük kapılarında oy kullanan seçmen, metnin kabul edilmesi halinde “Ben bu metni onaylamamıştım” gerekçesiyle tazminat davası açabilecek. Prof. Dr. Ali Ülkü Azrak, vatandaşların yanıltıldığı gerekçesiyle tazminat alabileceğini savundu.
PARA CEZASI TARTIŞMASI
YSK, referanduma katılmayan vatandaşlara önce 17 YTL para cezası uygulanacağını açıkladı. Daha sonra bu ceza değiştirilerek, 19 YTL olarak açıklandı. Uygulanacak para cezasında da tartışma yaşandı. Referandum Yasası’nın 6’ncı maddesi oy kullanmayanların 12 bin 500 TL para cezası ile cezalandırılmasını öngörüyor. Eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, para cezasının 17 YTL 70 kuruş olarak hesaplamıştı, bu ceza YSK tarafından ise 17 YTL olarak hesaplandı. Ancak YSK para cezasının yanlış hesaplandığını açıkladı. YSK, Maliye Bakanlığı’nın güncelleştirme hesabına göre cezanın 2005 yılında 17 YTL olduğunu, 2007’de ise 19 YTL’ye çıktığını açıklayarak, yanlışlığını düzeltti.
KATILIM ORANI TARTIŞMASI
Muhalefet, vatandaşlara referandum çağrısında bulundu. CHP, “referanduma gitme” çağrısında bulununca bu sefer katılım oranı tartışması başladı.
Hukukçular, yasalarda katılım oranına ilişkin bir düzenleme olmadığı gerekçesiyle katılım oranının seçimleri etkilemeyeceği görüşünde. Eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, “Katılım oranı seçimleri etkilemez. Seçim sonucunu sandıktan çıkan geçerli oyların sayısı belirler” dedi. Ancak siyasetçiler, katılım oranının az olması durumunda referandumun meşruiyetinin tartışmalı hale geleceği görüşünü öne sürüyor.
CUMHURBAŞKANININ GÖREV SÜRESİ
Bütün bu tartışmalara rağmen yarın referandum yapılacak. Referandumun sonucu kabul edilse dahi bu sefer uygulaması konusundaki tartışmalar gündemde. Anayasa değişiklik paketi Cumhurbaşkanının görev süresini 7 yıldan 5 yıla indiriyor. Bu durumda referandum kabul edilirse, Abdullah Gül’ün görev süresi ne olacak?
Eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk ve Anayasa Profesörü Ali Ülkü Azrak, Gül’ün görev süresinin 5 yıla ineceğini savunuyor. Türk ve Azrak’a göre, Anayasa paketindeki değişiklik “statü değişikliğine” giriyor. Bu nedenle Abdullah Gül’ün görev süresinin 5 yıla inmesi gerekiyor. Gül, anayasa değişikliği kabul edilirse, 5 yıl sonunda ikinci kez aday olabilecek.
Abdullah Gül, cumhurbaşkanı seçildikten sonra Anayasa değişikliğine gidildiğini anımsatan bazı hukukçular ise yasaların geriye dönük işlemeyeceği gerekçesiyle Gül’ün görev süresinin 7 yılda tamamlanacağını belirtiyor.
REFERANDUM FİKRİ NASIL ÇIKTI
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı adayı olarak gösterdiği Abdullah Gül, Meclis tarafından seçilemeyince hükümet bu sefer cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesine ilişkin yasa tasarısı hazırladı. İki kez görüşülen ve aynen Köşke gönderilen tasarı eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından halkoyuna sunulmak üzere onayladığı yasayı Başbakanlığa gönderdi. Böylece Türkiye hiç beklemediği bir anda referandum havasına girdi.
İLK METİN NEYDİ

5678 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Yasa 16 Haziran günü Resmi Gazete’de yayımladı. Yasanın birinci maddesi, 5 yılda bir yapılan TBMM seçimlerinin 4 yılda yapılmasını öngörüyor.
Yasa ile Anayasa’nın “Cumhurbaşkanının nitelikleri” başlıklı 101’inci maddesinde değişikliğe gidilerek, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi kuralı getiriliyor. Bu maddede yapılan değişiklik ayrıca cumhurbaşkanının görev süresini 5 yıla indirirken cumhurbaşkanının iki kez seçilebileceğini de hükme bağlıyor. Yapılmak istenen değişiklikle, TBMM üyeleri içinden veya TBMM dışından aday gösterebilmesini yirmi milletvekilinin yazılı teklifi şartına bağlanıyor. Yasa, “Genel oyla yapılacak seçimde geçerli oyların salt çoğunluğunu alan adayın cumhurbaşkanı seçilmesi” öngörüyor.
Yasanın Geçici 19’uncu maddesinde ise “Onbirinci Cumhurbaşkanı seçiminin ilk tur oylaması, bu kanunun Resmi Gazete’de yayımını takip eden kırkıncı günden sonraki ilk Pazar günü, ikinci tur oylaması ise ilk tur oylamayı takip eden ikinci Pazar günü yapılır” ifadesi yer aldı.
Kısacası çarşafa dolandı herşey.

Son söz; Milletin parasına ve zamanına yazık yahu. Sonuç 22 Temmuz gibi dünden belli. Ben gitmeyeceğim. Vatana millete hayırlı olsun. (Sanmam ya)
Jöntürk Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla