|
KDP TARAFINDAN TUTUKLANAN ERBİL TÜRK'Ü EMİR İZZET NEREDE?
Aşağılık ve satılmış Türk basını tarafından unutturulmaya çalışılan bir Türkmen dramının adıdır; Emir İzzet...
85 yıldan bu yana, özellikle 1959 yılından günümüze kadar, kürtler, komünistler, araplar tarafından sürekli olarak Irak Türklerine karşı, katliâmlar, soykırımlar, saldırılar, işkenceler, zulümler artmaktaydı.
Irak'ın kuzeyinde, güneyinde, batı, doğusunda kürtlerle araplar cellâtçasına kurmuş oldukları diktatör rejimleri ile başta parti başkanlarıyla, Irak Türkleri bu caniler, kıyıcılar tarafından en karanlık dönemi yaşamakla, kendi toprak, bölgelerinde korkunç baskı, sindirme her türlü saldırı işkenceye asimilasyona uğramaktaydılar.
Bunların yanında Irak Türkmen Cephesi kuruluşları, Türkmen Evi, Türkmen öğrencileri kuruluşları ve Türkmen Spor ocağı Türk olmayan hâinler kendilerini paraya satarak düşmana boyun eğerek Türkmeneli mâtbaa ve kuruluşlara el koyarak düşmana devir etmişlerdir. Ve birçok Türk kuruluşları saldırılara uğrayarak, sayısız Türk şehitlerimiz ve yaralılar olmuştur.
Türkmenlerin ölümüne neden olan Barzani kürtler tarafından 1996 yılında 40'dan fazla Türkmen'i tutsak ederek, cellât Saddam rejimine teslim ederek idâm edilmişlerdir.
Türkmen Cephesi güvenlik dairesi başkanı Emir İzzet ve altı arkadaşıyla 22 yaşında olan kardeşi Raid İzzeti tutuklamıştır. Bu acıya dayanamayan babası İzzet hacdan döner dönmez ve haberi duyarken, kalp krizi geçirdi Tanrı'nın rahmetine kavuştu.
Emir İzzet, Erbilli 35 yaşında Irak Bağdat'ta askerî fakülteden mezun olup yüzbaşı olarak Bağdat'ın etrafında göreve başlar, 1993 yılında Saddam rejimi onu Irak'ın güneyine göndermeye çalışır fakat Emir İzzet Erbill'e kaçarak Türk şehri Erbil'de ve Irak Türkmen Cephesi (ITC) güvenlik dairesinde çalışma mücadelesine başlar.
11 Şubat 2003'de sabah erkenden, Irak Türkmen Cephesi güvenlik dairesi başkanı Emir İzzet'i ve beraberindeki güvenlik koruma görevlilerini Erbil şehrinde, asayiş tarafından suçsuz olarak, kürt KDP'nin silahlı baskınına uğrayarak, halkın ve yabancı basın gazetecilerin gözü önünde, tüm insanlık ve kurallarına aykırı bir biçimde, tutuklanarak belirsiz bir yere götürülmüşlerdir.
Tutuklandıktan sonra Emir İzzet günümüze kadar hiçbir haber alınmamıştır.
Emir İzzet, Erbil Türklerinden olduğundan dolayı suçsuz diye birçok Irak Türkleri ile birlikte Saddam'ın kopyası olan Mesut Barzani'nin her türlü işkencesine maruz kalarak hayat boyu yargılanarak Mesut Barzani asayişine bağlı kapalı hapishanede yatarak insan hakları, Birleşmiş milletler, af örgütleri hiçbir insan kuruluşları onun özgür olmasına çaba göstermeden Mesut Barzani'nin sözleriyle zindana atılmıştır, diktatör Saddam gibi 30 Ağustos 1996 tarihinde çok sayıda Irak Türkleri liderlerini tutuklayarak idamlara neden olarak bugün sözde demokrasi ülkesi sayılan Amerika kürtleri uşak diye kullanarak onları ön plana bırakarak yapmış oldukları Telafer, Kerkük ve tüm Türkmeneli'nde kâtliamlarına, soykırımlarına kendi çıkarı için göz yummaktadır, Bir an önce 2003 yılından bu yana Barzani'nin hapishanesinde bulunan Emir İzzet özgür bırakmalıdır. Ayrıca Telaferli ve tüm tutuklanan Irak Türkleri kürt, Amerikan hapishanelerinden özgür bırakılmalıdırlar.
Emir İzzett'in hanımı Emel Neşet Kaleli bu yolda mücadelesini sürdürmüştür ve Irak Türkmen Cephesinin Bayrağına sarılarak onu öpmeye başlar; "Bende bu millî Türklük yoluna kurbanım, her şeyimi bu yolda vermeye söz veriyorum yeter ki büyük milletimiz sağ olsun."
1991 yılından bu yana Irak Türkmen Cephesi kuruluşlarına devam eden saldırılar yüzünden sayısız Irak Türkleri kurşuna dizilerek, şehit olmuştur.
Ayrıca çok sayıda Türk de Bağdat rejimine, Mesut Barzani tarafından teslim edilmiştir. 31 Ağustos 1996'da diktatör Saddam askerleri bölgeye KDP tarafından çağrılarak ITC'de çalışan aydın lider mücadeleci Türkleri idam etmiştir. Bundan dolayı, ITC kuruşları çok zarar görmüştür. Ayrıca, 2 Eylül 1996'da rejimin askerleri ITC kuruluşlarına saldırı düzenleyerek çok sayıda Türkmenler tutuklanmışlardır.
10–11 Ağustos 1998'de KDP ITC Başkanlığı Türkmen parti kuruşlarına silahlı saldırıda bulunmuştur.
12 Temmuz 2000'de KDP Militanları ITC Başkanlığına saldırarak 2 güvenlik görevlisini şehit etmiştir ve her yeri yağmalayarak talan etmişlerdir.
Sonuç olarak, KDP'nin bu davranışları açık bir kürt terörüdür. Bu terör eylemleri hâlâ da devam etmektedir. Türkmen soydaşlarımıza yok etme saldırıları bir an önce durdurulmazsa bunun karşılığı büyük olacaktır.
Yapılacak olası bir sınır ötesi operasyon sadece PKK'lı unsurları değil, bölgede yaşayan, nefes alıp veren tüm kürtleri kapsamalıdır. Irak Türklerinin Türkiye'den başkası kimsesi yoktur ve Türkiye onlara karşı tarihî, ırkî, siyasî misyonunu yerine getirmek zorundadır.
Kahrolsun kürt terörizmi!
Tanrı Türk'ünü korusun!
|