Alıntı:
Türk Yasemin adlı Üyeden Alıntı
bizler bunu haketmedik mi? öz eleştiri yapalım. bunlar it gibi çoğalırken bizler aile planlaması yapmıyor muyuz? yeter artık adamlar it gibi çoğalıyorlar. bizler neden çoğalmıyoruz? Türk kızları akıllı olun. en az 3 çocuk mutlaka yapın. ben bunu yapacağım.
|
Yasemin Hanim ve sizinle ayni dogrultuda düsünenler;
Size itirazim var. Kürtlerin yürüttügü nüfus savasini daha cok cogalarak kazanamayiz. Diyelim ki kazandik ödeyecegimiz bedel Endonezya, Malezya türü asiri kalabalik ama sonderece egitimsiz ve verimsiz bir topluma sahip olmaktir. Bizim son düsmanimiz kürt olmayacaktir. Sayidan cok mesleki egitim ve maddi verimlilik acisindan kuvvetli bir Türk toplumuna ihtiyac duymaktayiz. Simdi bilinenleri özetleyelim:
Önerme / Cevap
-> Maymunlar degil Güneydogu'yu tüm Türkiye'yi istila etmektedirler ve bunu bilincli yapmaktadirlar. / DOGRU!
-> Nüfuslarimiz bu günki sartlar altinda ve duyumuma göre GnkBsk. yaptirmis oldugu bir matematiksel calismaya göre 2050 yilinda esitlenecektir. / DOGRU!
-> Biz Türkler yeterince hizli cogalirsak maymunlari dengeleyebiliriz. / YALNIS!!! Neden;
+ Bu yazidan önceki yazilarda belirtildigi gibi hayvan olan maymunlarin yasam seviyesine inmemiz gerekir. Bize bu reva görülemez, yapamayiz da. (Bana göre yapabilsek de yapmamaliyiz buna karsin baska seyler yapmaliyiz görüslerim asagidadir.)
+ 30-40 yildir Türkiye ekonomisinin durumu:
° Vatandaslarimizin %50si devamli yoksulluk sinirinda yasamaktadir. (Tabii 70 milyondan 10-12 Milyon kürt yok olsa kisi basina olanaklarimiz azimsanmayacak sekilde artar.)
° Iyi gecinebilen oran %20 civarini asmamistir.
° Egitim, saglik, mesleki verimlik en önemlileri olmak üzere ulusal ekonominin en nihayet temeli olan vatandasin bireysel verimliligi ve yasam seviyesi icler acisidir.
° Büyük issiz nüfusumuza is bulabilmek icin yapilacak isin olmasi gerekir. Bunun icin yatirima ihtiyac vardir. Yatirim icin yeteri kadar sermaye yoktur. Bunun icindir ki 20 senedir disborc ve yabanci sermaye pesinde kosuyoruz. Dis borc ve ithalata bagimlilik AKP hükümeti döneminde dudak ucuklatici sekilde azitmistir. Buna karsin bilimsel veriler bu gidisatin AKP hükümeti döneminde baslamadigini göstermekte. En gec NATO'ya giris (Mandayi kabul) zamaninda baslamistir.
° Maddi her alandaki verimsizligimiz nedeniyle, ulusal sermaye birikimimiz yeterince gerceklesememektedir. Ekonomi biliminin mikroekonomi denilen dali acisindan, bir bireyin VARLIGININ ekonomi acisindan yararliligi veya zararliligi kisinin dogusundan ölümüne kadar ürettigi faydanin en azindan sifir(0)'dan yüksek olmasini gerektirir. Bu tespit "oyun teorisi" (ing.: game theory) ile birlestiginde söyle sonuclar ortaya cikmaktadir:
#) Sinirlari belli bir cografyanin üstünde yasayan toplumun kullanabildigi teknoloji ve elindeki sermayeye (ki bunu para olarak düsünmeyin; Altyapi, yollar, raylar, köprüler, limanlar, havalimanlari, fabrika, teknik uzmanlik, lisans, egitimli isgücü vs. olarak algilayin) bagli olarak o cografyanin sundugu ve uzun vadede bile degismesi imkansiz veya cok zor görünen KISITLI kaynaklardan yararlanarak, yasamlarini sürdürüler ve disaridan bir etki olmaz ise olanaklarini arttirip degisik alanlarda gelisirler.
#) Yüzeysel olarak tarif edilen bu sürecin(düzenin) isleme hizi ve dolaysiyla ic-verimliligi yukarida belirtilen etkenler disinda "insan" etkenine de nicelik -yani sayisal cokluk- acisindan baglidir. Söyle ki, insan gücünün azi da coguda olabilecek en yüksek verimlilikten uzaklastirirlar. Daha acik ve net bir anlatimla: Bir cografi alanin belirlenmis(biz buna iyi sartlarda diyelim) sartlarda yasatabilecegi insan sayisi KISITLIDIR.
#) Oyun teorisi iste tam burda devreye giriyor ve acikliyor: Bireylerin verimliligi sadece o bireyin dogustan gelen yeteneklerine, caliskanligina, ebeveynlerinin egitimine yatirdigi para miktarina vs.'ye bagli degildir. Günümüzde en önce ayni kapali devre sistem icinde karsilastigi ayni kapasiteye sahip insanlarin sayisina da baglidir. Bunun nedeni dogal olan rekabettir. Kalabaligin icinde en üstün kisiler bile YETERI KADAR yararli olabilecekleri firsat yakalayamayabilirler.
Bu konuyu bir örnekle kapayalim: En iyi oyunculardan olusan bir futbol kulübünü düsünün. Futbol kurallarini düsünelim. Bir takim 11 oyuncudan meydana gelir. Kulübun 50 ayni ve cok yüksek yetenege ve beceriye sahip futbolcudan olustugunu varsayalim. Soru sayet futbolcular denk ise ama oyuncu sayisi oynayabilecek sayidan fazla ise ne olur?
CEVAP: Her defasinda sahaya cikacak 11 oyuncuyu bulmak icin eleme yöntemini bir tarafa birakalim; Olacak olan bu 50 cok iyi futbolcunun 11'nin oynamasi, 5-6 tanesinin yedek kulübede oturmasi ve kalanlarinin ISSIZ olup buna karsin MAAS almasidir. Takimin icinden HUZURSUZLUK ve IC CEKISMELERIN eksik olmamasidir. Mac kazanmaktan cok kimin oynayacagina yönelik catisma ve cabalara enerji harcanmasidir. Size birseyleri hatirlatiyor mu?
Kulüp elindeki belli miktardaki parayla 50 yerine söz gelimi 20 futbolcu beslemek durumunda olsaydi. Söz konusu olumsuzluklar ortadan büyük ölcüde kalkacak, 20 futbolcu daha iyi idman, hocanin daha verimli bir sekilde futbolcularin kondisyonlari ve taktik becerileriyle ilgilenmesine varacak bir dizi verimlilik artislari gözlenir olurdu.
Futbolcu yerine bütün meslek ve isleri düsünün. Pek iyi 30 kisiyi ne yapacagiz. Asamayiz kesemeyiz ama heba etmekteyiz. Icinden cikilmaz caresiz bir durum. Iste Türkiye'nin en büyük sorunlarindan ikisinin kesisme noktasi budur. Kürt istilasi ve issizlik.
Hayir asariz ve keseriz de! Ama kürdü elbette! Bugün kürd olmasaydi ekonomik sorunlarimizi ve issizligi hic yasamiyor olacaktik. Egitim, saglik, is, devletin bütün yatirimlari kendi cellatlarimiz beslemek icin seferber edilmistir. Hepimiz biliyoruz devlet MAALESEF kürde olumsuz bir ayricalik yapmamistir, ayni yetersiz hizmetleri biz Türklere de devamli üreyen maymunlara da götürmüstür. Sayet kürdün akil almaz üremesi olmasaydi Türkiye 70 degil 55 milyonluk ama iyi egitimli ve calisan verimli bir nüfusa sahip olurdu. AB(D)'ye günü kurtarmak icin onurumuzu ve gelecegimizi satmak zorunda kalmazdik. Nüfus artis hizini arttirmak ne istilayi önleyecektir ne de asil büyük düsmanlarimiza karsi olan zamanla medeniyet yarisini.
Bu ülkenin kaynaklari bugün bile 70 milyonluk bir nüfusun büyük cogunluguna yetememektedir. Talan, rüsvet, yüksek disborc faizi, asiri ithalat vb. büyük boyutlarda ekonomik verimsizliklerin bir gecede cözüldügünü varsaysak bile yine issizlikten baslayarak egitim, saglik, ulasim ve en nihayet sosyo-ekonomik gelismislik seviyemiz küresel güclerle boy ölcüsebilecek duruma gelemez. Halbuki bizim ufkumuz Osmanli devletinin cografyasiyla sinirli degildir. Turan'i kurmak isteyen AB(D), Rusya ve en sonunda Cin ile karsi karsiya gelecektir. Saygideger beyler ve bayanlar! Lütfen uyanin. Dünya ve memleketimiz insana doymus durumdadir. Sayisal olarak insana ihtiyac yoktur, nitelik olarak herzaman olacaktir. Tüm ekonomide tüketimden ve yatirimdan arta kalan kit kaynaklarimizi en kisa zamanda mümkün olan en verimli sekilde Türk cocuklarina yatirima yönlerdirmeliyiz. Her bir Türk sadece er meydaninda, savasta degil cagimizda yok olani ve yasamda kalani belirleyen teknik ve ekonomik alanlarda tekrar bir cihana bedel olur hale gelmelidir. Yapilmayacak sey degildir.
Tarih ve elbette sizler de takdir edersiniz ki yüce Atatürk'ün yaptigi inkilaplar devlet idaresi disinda öncelikle egitim ve ekonomiyle ilgiliydi. Üzüntü ve hincla görüyoruz ki en kahpe ve sinsi düsmanlarimiz olan dinci-fethullahci-tarikatci güruhunun da calismalari öncelikle bu alanlardadir. En azindan bu bizim gözümüzü acmalidir.
Kürtlerden kurtulmaliyiz, topyekun! Cözüm hizli bir soykirim veya yavas ama kapsayici bir kisirlastirma politikasidir. Ama Türk insanini teknolojik, bilimsel ve mesleksel olarak daha da degersizlestirerek degil. Unutmamaliyiz ki degersizlesen birey fakirlesir. Fakirlesen birey bir noktadan sonra Türk olsa da suursuzlasir. Sayet bana bu konuda gecmiste karsilastigim ülkücüler gibi hücum etmek isteyen varsa rica ederim önce etrafiniza bir bakinin.
Görüsüm budur.
TTK!