Tekil İleti gösterimi
Alt 17.11.2007, 13:26   #3 (İleti Bağlantısı)
Türkçü Çeri
Türkçü
 
Üyelik Tarihi: 11.07.2007
İletiler: 130
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Alıntı:
Gök Yeleli Bozkurt adlı üyeden Alıntı İletiyi göster
Başbuğ Atatürk'ün en sevdiği sanatçıların başında gelen Safiye Ayla da yıllar önce, bu konuya değinmiş ve Yemen türküsünün , "Burası Muş'tur yolu yokuştur" diye söylenen nakarat bölümünde yanlış olarak, "Muş" sözcüğünün kullanıldığını, doğrusunun ise "Huş" olduğunu, "Huş"un da, Yemen de bir tepe olduğunu söylemiş ve genç kuşak sanatçılara bu türküyü doğru okumaları konusunda uyarıda bulunmuştu.
Safiye Ayla böyle söylemiş olabilir. Ama türkü anonim. Sonuçta her türlü yoruma açık. Mesela emekli bir albayın yorumu da şöyle:

Emekli Kurmay Albay Oğuz Kalelioğlu, Muş-Yemen Türküsü Gerçeği adlı kitabında ünlü türkünün hikayesini anlattı.
Kalelioğlu, 117 sayfalık kitabın, “Muş-Yemen Türküsü’nün Tarih İçindeki Yeriö başlıklı bölümünde Ahmet Zeki Özdemir’e dayandırdığı bilgiler verdi.
Birinci Dünya Savaşı’nda Muş’a asker toplamaya gelen İstanbullu, Askerlik Şubesi Başkanı ve Müzisyen Yüzbaşı Selahattin Ethem’in ilk defa geldiği Muş’un rampalı yokuş yolunu çıkarken dudaklarından “Burası Muş’tur, yolu yokuşturö mısralarının döküldüğünü, şehrin dağların arasında sisli ve dumanlı görüntüsü nedeniyle de, Yüzbaşı’nın “havada bulut yok, bu ne dumandır" mısralarını söylediği anlatılan kitapta ayrıca şu bilgiler yer aldı:
“Şehrin içinde kadınlar ve genç kızlar ağıt yakmaktadırlar. Yüzbaşı soruyor: ‘Hayrola bacılar, hanımlar bu ağıtlar niye? Bir cenazeniz mi, acınız mı var?’ ‘Kumandan Bey, erkeklerimiz, oğullarımız askere gitti, senelerdir dönmedi.’ ‘Nereye gittiler?’, ‘Yaman illerine’, ‘Yemen neresidir, bilir misiniz?’, ‘Bilmeyiz, ancak orada gül-çiçek yoktur, çemen (çimen) vardır, erkeklerimiz mektuplarında çiçek yerine çemen gönderiyorlar.’ Bir müzisyen olan İstanbullu Yüzbaşı Selahattin Ethem Bey, hüzünle bir köşeye oturur, küçük defterini çıkarır ve Muş-Yemen Türküsü’nün ilk mısralarını kaleme alır." Kalelioğlu, kitabında türküde geçen yerin Muş değil, Yemen’deki “Huş" olduğu iddialarına da cevap verdi. Kalelioğlu, “Türkünün Muş’ta yazıldığı kesindir. Muş’tan Yemen’e giden askerlerin yakınlarının elemli ağıtlarını gerçek olaylarla birleştirip kağıda dökülmesiyle ortaya çıkmıştır" dedi.(ANKA)


------------------------------------------------------------------------

Huş olduğunu nurculardan duyuyorum genelde. Zaten Zaman gazetesinde de 1-2 kere haber yapılmıştı.

Türkü anonim olduğu için kesin birşey diyemiyorum.
Türkçü Çeri Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla