|
Türk eğitim sisteminin temelini atanlar maalesef Amerikalı eğitim uzmanlarıdır. Zamanında Türkiye'ye getirilen 3-5 tane rehberlik ve eğitim programı hazırlayan uzmanın yaptığı bu program Türk toplumuna hiç uygun değildir. Bu sistem yukarıdan inme olduğu gibi programların hazılanması ve deneme aşamaları hiç yapılmamıştır. Yani bu program bir okulda denenip uygunluğu sınanmamış ve toplumun kültür yapısı işin içine katılmamıştır. Bundan dolayı program Türk toplumunun üzerinde emanet bir giysi gibi hiç bir zaman oturmamış ve eğitimin önemli amaçları gelecek nesillere layıkıyla aktarılamamıştır.
Tabi esas amaç, Türk insanını bakan birer köre çevirmek olduğu zaman düşmanın uyumadığını o yıllarda daha net görüyoruz. Türk çocuklarını ve dolayısıyla ileride Türkiye'yi yönetecek olan neslin düşünmeyen, araştırmayan ve tarihini bilemeyen olması demek, onlar için en büyük düşmanlarını saf dışı etmek olduğunu bilen dış güçler işe eğitim alanından başlamış ve bunda maalesef başarılı olmuşlardır. Hala ilk okul çocuklarına; Osmanlı hanedanlığının öncesi anlatırken onları birer yağmacı, huzur bozan, ilkel ve sıradan insanlar gibi gösteren ve yaşam biçimleri ile nerdeyse alay eden bir tarih dersi veriliyor. Bunun yanında bilim ve sanata yönlendirilecek çocuklar hala gerçekliği kanıtlanamamış ama toplum tarafından bilinçsizce benimsenmiş bir takım yanlış düşünceler körü körüne ezberletiliyor.
Atsız Ata zaten zamanında bunu görmüş ve Türk toplumuna en uygun sitemi hazırlamıştır. Maalesef bunlar uygulanamadığı gibi kırmızı başlıklı kız masalı bile hortlayan yobazlık karşısında kırmızı türbanlı kız olmuştur...
İşlenmeyi bekleyen o nadine elmaslar, bedenimizi saran veba yüzünden kömür haline dönüşmektedir.
|