Tekil İleti gösterimi
Alt 06.12.2007, 09:25   #5 (İleti Bağlantısı)
Gök Yeleli Bozkurt
Otağ Yöneticisi
 
Gök Yeleli Bozkurt - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 19.01.2005
İletiler: 1.785
Gök Yeleli Bozkurt Rss Beslemesi
ATATÜRK'ÜN DIŞ SİYASETİ


ATATÜRK'ÜN DIŞ SİYASETİ

Ulu Ata, dış siyasette her devlete saygı gösteren kinsiz bir politika izlemiş, "Yurtta sulh, cihanda sulh" politikasını kurmuştu. Bu politikası sayesinde, Lozan'dan sonra başka ülkelerde de Türkiye'nin itibar ve sevgi kazanmasını sağlamıştı. Böylece, bölge dostluk paktları, saldırmazlık antlaşmaları yapılmış, bu faaliyetlerden doğan güvenle Türkiye 1932'de Milletler Cemiyeti'ne üye olmaya davet edilmişti.

Türk milletine yepyeni bir çehre kazandıran Atatürk, askeri dehası, siyasal davranışı, dünya barışına karşı gösterdiği duyarlılıkla, bütün dünyanın dikkatini üzerine çekmiştir. Pek çok hükümdar onunla tanışmak isteğinde bulunmuşlardır. Zaman zaman İstanbul'a Ankara'ya gelen hükümdarlar, onunla tanışmış, siyasal görüşlerini takdirle karşılamışlardır.

Başbuğ Atatürk, yalnız yurdu için değil, milletlerarası ilişkilerde de barışı amaç edinmiştir. Komşu ülkelerde tam bir barış hüküm sürmesi en çok istediği şeylerden biriydi.

1933 yılından sonra Avrupa'da siyasal bir bunalım başlamıştı Atatürk, gerek yurduumuzun güvenliğini, gererk komşu ülkeler arasında barışı sağlamak amacıyla, Balkan Antantı'nı meydana getirdi (1934). Öte yandan, Doğu'da da Sadabat Paktı imzalandı (1937). Lozan Antlaşması'yla, boğazlar askersiz bir bölge haline getirilmiş bulunuyordu; 1936 yılında imzalanan Montrö Antlaşması ile bu kayıt da kaldırıldı.

Atatürk'ün geniş bir dünya görüşü vardı; milli düşüncelerle insani düşünceleri birbirinden ayırmazdı. Ona göre, uluslararası ilişkiler, milli olduğu kadar, insani duygular üzerine de kurulmalıydı.

Kendisi bu konuda şöyle diyordu: -- "Eğer devamlı sulh isteniyorsa, kitlelerin vaziyetlerini iyileştirecek beynelmilel tedbirler alınmalıdır. İnsanlığın heyet-i umumiyesinin refahı, açlık ve tazyikin yerine geçmelidir. Dünya vatandaşları haset, açgözlülükve kinden uzak yetiştirilmelidir."

Yapılan antlaşmalar sonunda, birtakım yabancı devletlerin başkanları yurdumuza gelerek ulu başbuğu ziyaret ettiler. 4 Ekim 1933'te Yugoslavya Kralı Aleksandr, 16 Haziran 1934'te İran Şahı Rıza Pehlevi Türkiye'ye geldiler. 4 Eylül 1936'da da İngiltere Kralı 8'inci Edward Türkiye'ye gelerek Atatürk'le görüştü.
__________________
Türk, Tanrı'nın; Atsızcılar da Türk'ün öfkesinden yaratılmıştır.
Gök Yeleli Bozkurt adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla