Tekil İleti gösterimi
Alt 22.12.2007, 19:11   #3 (İleti Bağlantısı)
Kür Şad
Türkçü
 
Üyelik tarihi: 16.08.2007
İletiler: 207
Kür Şad Rss Beslemesi
Alıntı:
GÜLER TÜRK´adlı üyeden Alıntı İletiyi göster
Tamamen Türkiye gerçeklerinden doğmuş, Türk'e has bir ekonomi politikasının verimli sonuçları.
1923-1929 Yılları açık ekonomide yeniden yapılanma
1930-1939 Arası korumacı-devletçi yaklaşımdır.

1929 Dünya Ekonomik Krizine rağmen Atatürk dönemi Türk iktisat tarihinin altın çağıdır. Çünkü Atatürk bir ekonomi dehası idi.

Şimdi öyle mi? Ben doğdum doğalı 24 Ocak 1980, 5 Nisan 1994 ve Şubat 2001 krizlerini gördüm. Başbakan ve saz arkadaşları piyasada satılmayan malları sepet yaptılar. Üç haneli enflasyonu tek haneye düşürdük diye milleti uyutuyorlar. Günümüz Türkiye ekonomik sıkıntısına durgunluk içinde enflasyon (stagflasyon) denir. Bunların hepsi eğitimli televoleci iktisatçı...
Başbuğ Atatürk'ün 15 yılda sağladığı müthiş kalkınma hareketini ondan sonra gelen hiçbir hükümet devam ettiremedi. Hepsinin kendilerine göre hataları vardı. Fakat Türkiye'nin ekonomik anlamda bağımsızlığını kaybetmesi ilk olarak Menderes ve Özal ile başlamış, Tayyip Erdoğan'la nihâyet bulmuştur. AKP hükümeti, Türk siyasî tarihinde ekonomik yönden en başarısız, en beceriksiz ve en kabiliyetsiz olanıdır. Sizin de söylediğiniz gibi bunlar uyduruk iktisâtçı. Kendilerinin uydurduğu gerçek olmayan rakamsal verilere herkesin inanmasını bekliyorlar. 2008 yılı bütçe görüşmelerini tâkip ettim. AKP'lilere göre ekonominin durumu oldukça iyiymiş. Hızlı bir kalkınma ivmesi sağlanarak, ülke ekonomik refaha kavuşmuş. Bir insan iktisâtçı olmasa da biraz araştırma ve gözlemle bu adamların söylediklerinin hiçbirinin gerçek olmadığını anlayabilir. Kısa zaman önce dünyanın önemli yatırım bankalarından ABN Ambroya, Türkiye'de sanayinin küçüldüğünü, siparişlerin azaldığını, büyümede ciddî gerileme ve kriz sinyâli görüldüğünü, cari açığın hızla arttığını, bütçenin önemli kısmının faiz ödemelerini karşıladığını ve kayıt dışı ekonominin hâlâ kontrol altına alınamadığını içeren geniş kapsamlı bir rapor hazırlamıştı. Tabiî bunlar Aydın Doğan ve TMSF medyası tarafından haber yapılmadı. Böylece insanlar ekonominin gerçek durumdan haberi olmadı.

Bu yıl büyüme oranı son çeyrekte 3.9 civarında kaldı. Türkiye'nin nüfusuna göre bu büyüme oranı başarı sayılamaz. Zaten bu büyüme rakamı yeterli olmadığı için işsizlik hızla artıyor, ekonomik kriz risk yükseliyor. AKP kurmayları bu büyüme rakamlarını başarı olarak takdim ediyorlar. Yabancıların ülkeye soktukları sıcak para ülkeyi terk ettiğinde 2001 krizini arayacağımıza hiç kimsenin şüphesi olmasın. Merkez Bankası'nın uyguladığı yüksek faiz politikası ve yüzde 7 civarında faiz dışı fazla verme hedefi karşısında gerçek bir büyüme sağlanamayacağı gibi buna bağlı olarak istihdam artmayacaktır. Küresel ekonomi çeteleri tarafından dayatılan yüzde 7 civarındaki faize bir çare bulanamadığı takdirde Türkiye'nin borcu da artmaya devam edecektir ve yatırıma yönelik hiçbir adım atılamayacaktır.

Tablo çok kötü... Ekonomi küçülüyor; cari, dış ticaret, bütçe açığı hızla büyüyor. Bu yıl aşağı yukarı 40 milyar dolar civarında çıkması beklenen cari açık yine uluslar arası finans çevrelerinin yardımı ile giderilecek. Bu durum ne zamana kadar sürecek merak ediyorum ben. Fakat çok net bir şey var; haftada bir milyar dolar faiz ödeyen bir ekonomik yapının kısa süre içinde çökmesi sürpriz olmayacaktır.
Kür Şad adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla