|
Son günlerde yaşadığımız, hepimizin içini yakan o acı olaylardan sonra sözde Türk-Kürt kardeşliği tekrar gümdemimize gelmiştir. Peki nedir bu Türk-Kürt kardeşliği denilen kavram. Bu kavramın, milliyetçi ve komünist çevreler tarafından son derece ateşli ve tavizsiz şekilde savunulmasında ki amaç acaba nedir ? Türkiye Cumhuriyeti tarihine kısaca bir göz attığımızda aslında tüm gerçekler olağanca çıplaklığıyla karşımıza çıkmaktadır.
Kürt toplumunun sağ ve sol kanadı aşırı, radikal bir yapıya sahiptir. Kurtuluş Savaşı döneminde kendisi hissettiren yapı aşırı dinci olan sağ kanattı. Sağ kesimin en pöpüler olan hareketi ise hepimizin bildiği '' Şeyh Sait '' isyanı idi. Aslında dışardan bakıldığından veyahutta konunun yüzeysel olarak incelenmesinden dolayı bu isyan tarihe, dini yani irticai bir faaliyet olarak geçmiştir. Madalyonun diğer yüzü ise bunun hiçte öyle bir irticai hareket olmadığını aksine tamamen milliyetçi bir ruh ile gerçekleştirildiğini ortaya çıkarmaktadır. Cumhuriyet öncesine dayanan bir takım gizli çalışmalar sonucu ortaya çıkan teşkilatlanmanın amacı sadece ve sadece bağımsız bir Kürt devleti kurmaktı. İsyanın herkesçe bilinmesi için bilinçli olarak din istismarı yapılmış fakat içi yüzünde ise aşırı bir Kürt milliyetçiliği işlenmiştir. Günümüzde Kürt toplumunu savunanlar isyanın sadece ön yüzünde haberdar olan ve onları dini bütün çevreler olarak bilen kişilerdir hatta milliyetçi çevreler onları Osmanlıcı yani halife yanlısı olarak bildiğinden dolayı hala gözlerinden bile sakınmaktadırlar. Bugün kendilerini milliyetçi olarak tanımlayan kişilerin gerçek amaçları aslında yeniden bir Osmanlı Devleti kurmak ve laik düzeni değiştirmektir. Bu çevrelerin günümüzde yaptıkları Atatürkçü hal ve hareketleri ancak birkaç zayıf fikir yapısında olan insanı etkileyebilecek derecede acizdir.
Kürtler dünde bu devlete karşı isyan etmiş, bugünde isyan etmektedir. Şu an bile Kürtler milliyetçiliğinden hiçbir şey eksiltmemiş aksine yıllar boyunca daha da güçlendirmiştir. Anlaşılan odur ki devamlı bir bağımsızlık aşkı ile yanıp tutuşmuşlardır. 1980 li yıllara bakıldığında modern Türk Devleti kendini iyice hissettirdiğinden dolayı, dinci kesim derin yaralar almış ve kan kaybetmeye başlamıştır. Kürt aydınları bu durumu çok iyi analiz ederek artık sağ kulvardan pek fazla ilerleme sağlayamacaklarını anladıkları andan itibaren, politiklarını sol kesim üzerinde devam ettirmişlerdir. 27 Kasım 1978 tarihinde kurulan Pkk adlı örgüt bu faaliyet için kurulmuştur. Zamanın, siyasetle ziyadesiyle haşır neşir olmuş genç beyinlerinden yararlanılmış ve sağ sol çatışmaları sayesinde kendine hızlı bir şekilde ayağa kaldırmıştır. Dikkat edilecek olursa devrin önde gelen öğrenci liderleri de son nefeslerine kadar Türk-Kürt kardeşliğini savunmuştur. Kürtlerin yürüttükleri akıllıca politikalar ile hem sağ kesimden hemde sol kesimden sonuna kadar faydalanmıştır. Tarih boyunca kürt milliyetçiliği bir sağ kesime bir sol kesime uğrayarak yoluna devam etmiştir.
Bugün, kürt milliyetçiliği artık her iki kulvarıda kullanarak hareket etmektedir. Sağ kesimi, içinde % 70 gibi ezici bir çoğunluğa sahip oldukları Akp dir. Sol kesimi ise Dtp adı altındaki aynı zamanda pkk nın siyasi kanadı olan oluşumdur. Görünüşte ikisi ayrı düşünceleri savunsada, içlerinde aynı amaç yatmaktadır. İster sol kesimde isterse de sağ kesimde olsun Kürt milliyetçiliği yara almadan aksine daha da güçlenerek ilerlemektedir. Bugün bizlere her fırsatta söylenilen Türk-Kürt kardeşliği masalı koca, iğrenç bir yalandan başka birşey değildir. Lafa gelince, kürtlerin bu vatanı bizden daha iyi savunacaklarını iddaa eden çevrelere ithafen Kurtuluş Savaşı gibi Türkün karanlık bir döneminde bile bizlere yapmadığı ihanet kalmayan bir toplumdan bugün ne hakla ? hangi akla hizmetle kardeş olarak bahsedilir. Er ya da geç bu bataklığın içine girmiş insanlar yine aynı bataklığın pisliği yüzünden yok olacaklardır.
__________________
"BUGÜN TÜRKÇÜLÜK İÇİN NE YAPTIN ?"
|