Alıntı:
Deli Dumrul adlı üyeden Alıntı
Diyelim ki Türkçü bir parti var; bu parti iktidara geldi diyelim; Geçmişte yapılan anlaşmaları iptal edip bu kurumlarımızı geri alamaz mı?
|
Neden olmasın? Tarihten örnekler vereyim. 1838'de Balta Limanı Antlaşması imzalandı. Yabancı mallar Osmanlı iç ekonomisinde egemen oldu. Akabinde 1939 Tanzimat Fermanı imzalandı. 1854'te Kırım Savaşı'nda ilk borcu aldık. 1856'da Islahat Fermanı imzalandı. Borçlara faizlerde eklendi; Osmanlı ödeyemez duruma düşünce 1881'de Duyun-u Umumiye (Genel Borçlar İdaresi) kuruldu. Böylece devletin gelirlerine yabancılar el koydu. Kapütülasyonların da ardı arkası kesilmiyordu. Tarihler ve olaylar arasındaki bağlantıya dikkat ediniz. Ekonomik açıdan verilen her ödün ardından siyasi bir ödün getiriyor.
Lozan Antlaşması ile Osmanlı'nın kendine düşen borç hissesi taksitlere bağlandı. (Bağımsızlığını ilan eden devletler kendi borçlarını kendileri ödediler.) Son ödeme 1954'ü buldu. Kapütülasyonlar kaldırıldı. Başbuğ Atatürk savaşta kazanılan başarıların ekonomik başarılar olmadıkça bir önem arzetmeyeceğini vurgulayarak yabancı tekelinde olan işletmeler millileştirildi. 1 Temmuz 1926'da Kabotaj Kanunu'yla karasularımızı kullanma hakkı elde ettik. 1923-1929 Türk ekonomisinin altın çağıdır. 84 yıllık Türkiye Cumhuriyeti ekonomisi böyle bir devir görmemiştir. Olabiliyormuş demekki. Nereden nereye gelmişiz. Güçlü devlet olsak azı dişlerini bile alırız. Güçlü devlet olmanın yolu ise Türk milliyetçiliğine hakim idareden geçer.
__________________
Beni olağanüstü bir kişi olarak yorumlamayınız. Doğuşumdaki tek olağanüstülük Türk olarak dünyaya gelmemdir.
Mustafa Kemal ATATÜRK
|