Alıntı:
IRKÇI adlı üyeden Alıntı
Güvercin aslında çok güzel bir uğraş olmasına rağmen maalesef "serseri işi" olarak görülmektedir çünkü büyükşehirlerde sadece gecekondu semtlerinde besleniyor, kaliteli semtlerde kimse bu işle uğraşmıyor. Mesela Ankara'nın gecekondu semtleri olan Çinçin, Yenidoğan gibi yerlerde güvercin besleyen çoktur ama Çankaya'da, Gaziosmanpaşa'da kimse beslemez.
|
Haklısınız. Ama benim avantajım ise evimizin üç katlı ve müstakil oluşuydu. Bizimde çatımızda güvercinlerimiz vardı. Güvercin sesleri aile bireylerinin sesi gibi bizden olmuştu. Günde bilmem kaç kere merdivenden iner çıkardım. Bu uğurda çatıda mahsur kaldım, kiremit kırdım. Annemde kulağımı çekerdi düşersin diye. Ama bahsedildiği gibi hastalık bu. Arsa sahipleriyle birlikte evi müteahhite verince güvercinlerimden ayrılmak zorunda kaldım. Liseye kadar güvercinlerle yaşadım. Çevremden ayrılmak değil de güvercinlerimden ayrılmak üzmüştü. Hatta anlatılmaz yaşanır bir duygu bu.
Şimdi bana Kavaklıdere'de lüks bir kat verseler; Örnek Mahallesî'nde tek katlı evde güvercinlerle yaşamayı tercih ederim. Tabi dediğiniz gibi ilaveten zaman şart...
__________________
Beni olağanüstü bir kişi olarak yorumlamayınız. Doğuşumdaki tek olağanüstülük Türk olarak dünyaya gelmemdir.
Mustafa Kemal ATATÜRK
|