Tekil İleti gösterimi
Alt 24.02.2008, 13:12   #1 (İleti Bağlantısı)
Lolan
Üyeliği iptal edilmiştir
 
Lolan adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 18.02.2008
Bulunduğu yer: İstanbul
İletiler: 91
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
MHP'nin 40 Yıldır Bitmeyen Derdi

Sayın andalarım.. Soner Yalçın'ın 24 Şubat Pazar günki yazısını ilginç bulduğum için buraya koyuyorum.MHP'nin ve Türkçülerin ayrıldığı noktayı gözler önüne seriyor..


Tarih:25 Mayıs 1973.Yer: Ankara
Ali Balseven,25 yaşındaydı.Kahramanmaraşlıydı.Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi son sınıf öğrencisiydi.MHP'liydi.Ama...
O gün akşamüzeri Kurtuluş Parkı'nda bir grup MHP'li tarafından önü kesildi.Ali Balseven karşısına çıkanların hepsini tanıyordu.Dava arkadaşlarıydı.Hepsi ülkücüydü.
Ancak...
Bozkurtlar birbirine düşmüştü.Başbuğ(!) o günlerde söylemişti o ünlü sözünü:
"Davadan döneni vurun!"
O gün ülküdaşları,Ali Balseven'i bıçaklayarak öldürdü.Peki,neden ?
Ali Balseven davadan mı dönmüştü ? Hayır ! Peki suçu neydi ?
MHP'de herşey dört yıl önce bir kongrede başlamıştı.

Kırılma Noktası

Tarih:8 Şubat 1969.Yer:Adana
O gün şehir merkezi çok hareketliydi.Mavi gömlek giyen dokuz genç,motorsikletleriyle kentte tur atıyordu.Dokuz motosiklet,Alparslan Türkeş'in "dokuz ışık"ını temsil ediyordu.
Mavi gömlek neyin simgesiydi ? Bilinmiyor.Bilinen,Mussolinin yarı askeri gençlik örgütü militanlarının kara gömlek giydiğiydi.Motorsikletli gençler gerekli ilgiyi topladıktan sonra kent merkezine geldiler.
Burada 16 bağımsız Türk devletinin bayraklarını taşıyan 16 gençle buluştular.Alana gelen Mehter takımı,ara vermeden büyük bir coşkuyla çalmaya başladı.Kalabalık giderek artıyordu.Alparslan Türkeş ve diğer parti yöneticilerinin gelmesiyle yürüyüşe geçildi.
Askeri bir disiplin altında yürüyenlerin istikameti;milliyetçi hareketin en büyük tarihsel dönüşümünün yaşanacağı kurultay salonuydu.
Şehir merkezinden gelenleri kongre salonunda bir o kadar kişi daha karşıladı.Bu grup Türkeş'e mesafeliydi;liderleri ırkçı-Turancı Nihal Atsız'dı.
"Tanrı Türk'ü Korusun" pankartı altında toplanmışlardı.Orta Asya nostaljisin(!) canlandırmak isteyen bu gençler arasında paganist simgeler modaydı.
Bu nedenle hemen hepsi kalpak giyiyordu.Sarkık bıyıklıydılar.Yakalarında Bozkurt rozetleri vardı.Esir Türklerin kurtarılıp yeniden inşa edilecek "Büyük Türkiye" ye inanıyorlardı.Turancıydılar.
"Adsız"dılar;GökTürkler'de henüz kamusal bir görevi yerine getirmemiş gençler özel isim taşıyamazdı.Kendilerini kanıtlayana kadar bu gençlere "adsız" denirdi.
Aşırı milliyetçi Nihal Atsız,bu nedenle kendine "Atsız" soyadını almıştı.Karşılıklı sloganlar altında kongre başladı.

Ayrışmanın Nedeni

27 Mayıs 1960 askeri müdehalesine katılan dokuz subay,22 Şubat 1964 tarihinde Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi'ne katıldı.Liderleri Alparslan Türkeş'ti.Bu ekip kısa bir süre sonra partiyi ele geçirdi.Türkeş,partinin genel başkanı oldu.
ihtilalci subayların parti yönetimine gelmesiyle CKMP'de büyük dönüşümler yaşandı.Örneğin partinin o tarihe kadar ülke yarısında teşkilatı varken bu sayı hemen 61 il 453 ilçeye çıkarıldı.
Türkiye ilk kez,partili gençlerin kendilerine verdikleri isimle,"komando yürüyüşüyle" tanıştı.Genel başkan Türkeş'e Başbuğ(!) deniliyordu.
CKMP,Türkçü bir partiydi.Bu siyasal çizgi geniş kitlelerle buluşamıyor;oy alamıyordu.Türkeş ve arkadaşları,"ayakları yere basmayan romantik Türkçü" parti çizgisini değiştirmeye karar verdi.
Türkeş ve subay arkadaşları her ne kadar cumhuriyetçi,laik ve Türkçü olsalarda,oy alabilmek için İslam motiflerinden yararlanmaya karar verdiler !
Siyaset dünyasında İslam'ın ne kadar önemli olduğunu sosyolojik olarak kavradılar.Bu değişim sadece parti programıyla sınırlı olmayacaktı;hareketin simgeleri/sembolleri bile değişecekti.
İşte Adana kongresi bu amaçla toplanmıştı.
Adana'da toplanılmıştı;çünkü biliyorlardıki Ankara,İstanbul gibi kentlerde parti çizgisinin değişmesine karşı çıkan güçlü bir "Türkçü" grup vardı.
Ve iki gün süren Adana kongresinde büyük tartışmalar,kavgalar ve ayrışmalar yaşandı...

Büyük Dönüşüm

Kongre iki gün boyunca hayli hareketli geçti.Kongre başkanı Orhan Kaleli bile divandan istifa etmek zorunda kaldı.Türkçülerin simgesi "Tanrıdağı"nın yanına,İslamiyet'in simgesi "Hiradağı" eklenip yeni bir slogan üretilmişti:"Tanrıdağı kadar Türk(!),Hiradağı kadar Müslüman"
Zamanla "Tanrı Türk'ü Korusun" pankartının yerinide "Kanımız Aksada Zafer İslam'ın" alacaktı! Benzeri İslami simgeler Türkçü gruptan "Türkler Araplaştırılmak isteniyor" şeklinde tepki aldı.
Nihal Atsız ekibi,kongrede direkt Türkeş'i hedef aldı.Aslında Nihal Atsız ile Türkeş'in dava arkadaşlığı çok eski yıllara dayanıyordu.
Türkeş daha Kuleli Askeri Lisesinde öğrenciyken Nihal Atsız ile tanışmıştı.Onu öğretmeni bilmişti!
1944 Türkçüler Davasında beraber yargılanıp hüküm giymişlerdi.Şimdi ise karşı gruptaydılar.Atsız ekibi,kongrede hep benzer sözleri söylediler Türkeş'e:
"Sen git güvendiğin Araplara biat et!"
"Oy toplamak için Arap develerine bin!"
Sonuçta,Nihal Atsız grubu kongreyi kaybetti.Türkçüler ellerindeki parti kimliklerini kürsüye doğru fırlatarak salondan ayrıldılar.
Nihal Atsız,gazetecilere şu açıklamayı yaptı:
"MHP'de Allah,Tanrı'yı kovdu!"
Türkçülük,Osmanlı Devleti'nin son döneminde doğmuş;Cumhuriyet ile birlikte dirilmiş;1969 kongresinde ölürülmüştü!(Sen öyle san..)

Üç Hilal

Türkçü grubun kongreyi terk etmesinin ardından Türkeş ve arkadaşları önergeleri tek tek kabul ettiler.Parti adından başlayarak hareketin her şeyini değiştirdiler:
Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi adı,Milliyetçi Hareket Partisi oldu.
"Bozkurt" sembolü yerini "Üç Hilal" e bıraktı.
"Bozkurtlar" "Ülkücüler" e dönüştürüldü !
"Türkçü" yerine "Milliyetçi" sıfatı tercih edildi !
"Türkçüler Derneği" lağvedildi "Milliyetçiler Derneği" kuruldu.
Sadece "Başbuğ"a dokunulmamıştı.
27 Mayıs'ın kudretli albayı Türkeş,kısa bir süre sonra Kabe'ye gidip hacı oldu.
MHP artık kendine yeni bir yol çizmişti.
Ve bu yolda "Şamanist" saydığı "Bozkurtlara" yer yoktu.
Çünkü Bozkurtlar Şamanist gelenekleri canlı tutmak,unutturmamak istiyordu.
O kadar Türkçüydüler ki Sakarya,Adapazarı'na gidip kımız içiyorlardı.



Bence bizim ve onların farklarını ortaya koyan güzel bir yazı yazmış..Türkeş'in oy için Türkçülüğü nasıl sattığını görüyoruz..

Saygılar,

Tanrı Türk'ü Korusun

Yazının Devamı...

1960'lı yılların sonunda üniversitelerde siyasi kavgaların başladığı o günlerde,Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi öğrencisi Fehmi Yücesoy okulda solcu öğrencilerden dayak yiyip yere düşünce,"Bana yardım et gök tanrısı!" iye dua etmişti!
Niyazi Adıgüzel ve Nihat Çetinkaya gibi isimler İstanbul Şamanistler Derneği'ni kurmuşlardı !

Utangaç Söylem

Alparslan Türkşe sadece Türkçülerle yollarını ayırmadı.O artık utangaç bir Kemalist idi.Parti binalarından Atatürk resimleri indiriliyordu artık.
1960'lı yılların sonu,1970'li yılların başı aynı zamanda Türkiye'deki partilerin yeniden saflaşmaya başladığı bir dönemdi.
MHP bu dönemde ideolojikleşme ve radikalleşme konusunda mevcut partilerden daha aktifti.Propaganda konuşmalarında,laikliğin yerini oy avcılığına dönerek İslami konuşmalar aldı.
Politik mistik bir anlayışı benimsedi.Kırsal anlamlar ve varoşlar için bu söylemlerin önemli olduğunun farkındaydı.
Bu nedenledirki ülkücüler otobüslere bindirilip Adıyaman'daki Nakşibendi Menzil Şeyhi'nin elini öptürülmeye götürülmesine ses çıkarılmıyordu.
Tarikatlar Türkeş'i ziyaret ediyor,ona tüfek hediye ediyorlardı !
Türkeş artık pragmatikti: Türkçü söylemlerle sadece üniversitedeki öğrencilerin dikkatini çekeceğini biliyordu.İsteği,İslamcı söylemlerle"köksüzlük sorununu" yaşayan köylü gençleri toplumsak harekete çekmekti.
Laik Türkeş tarikatlara yaklaştı.Öncelikli hedefi Orta Anadoludaki Sünni Müslümanların oylarını almaktı.
Başarılı da oldu.

Aleviler

Ali Balseven'in cenazesine MHP'en kimse katılmadı.Cenazede sadece Türkçüler vardı.Tabutu Türk bayrağı ve Bozkurt flamasyıla sarılıydı.
Başları kalpaklı,sarkık bıyıklı Türkçüler,yoldaşlarının tabutunu Kahramanmaraş'a kadar taşıdılar.
Ve...
Bilinmeyen bir gerçektir:
Ali Balseven Alevi'ydi.
Alevilerin MHP'ye uzak durmasının bir nedeni de Ali Balseven cinayetidir.
Sonuç:
MHP'nin 40 yıllık siyasal çizgisinde bir sapma yoktur..
Lolan Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla