Tekil İleti gösterimi
Alt 24.02.2008, 14:18   #3 (İleti Bağlantısı)
Buğra Şad
 
Buğra Şad adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 04.07.2007
Bulunduğu yer: Kemal Paşa'nın Ruhu
İletiler: 2,147
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Bir kaç yer dışında son derece güzel bir yazı yazmış. Bilgilendirici de olmuş. Fakat bu anlatılanlar tarihte kalmış işlerdir. Yani artık 70'li yıllardaki gibi zengin ve etkili bir MHP yoktur. Artık görevi bittiğinden silikleşmiştir. 70'li yıllarda MHP'nin parası vardı. Zaten ordudan kovulan Türkeş'in başkanlığındaki o subayların CKMP'yi ele geçirmelerinin de, '69 Adana Kongresinde adını ve amblemini değiştirmelerinin de esas kaynağı hep para idi. Para ise Amerika'dan geliyordu. 27 Mayıs'çılarla arası açılan Türkeş, sırf 27 Mayıs subaylarına olan hırsıyla sürgün dönüşü Amerika'ya gidip anlaşmalar yaptı. Türkeş'e dilediği kadar para veirlecekti. Türkeş'te bunun karşılığında Türkiye'de solla ve komünizmle çarpışacaktı.

Anlaşmaya uyuldu ve kısa sürede MHP ülke sathına yayıldı. Her ilçede teşkilatlar, dernekler ve parti temsilcilikleri açtırıldı. Tabi esas amacın yapmak değil yıkmak olduğu bu harekette dogmalar da kesinlikle kullanılmalıydı. Bu yüzden din ülküye yerleştirildi. Oysa Türkçülük laik bir düşünceydi. Artık ortaya Türkçülerden ayrılan, hatta onlara düşmanlık besleyen bir "ülkücüler" çıkmıştı. Bu ülkücülerin bir iddiası veya tezi olmayıp, yaptıkları tek şey saldırmak, kırmak, dökmek ve yapılanları yok etmekti. O kadar ki, milliyetçilikte bütün ülkücüleri geri bırakacağı hâlde sırf alevi olduğu için Kahramanmaraşlı bir Türkmen çocuğu olan Türkçü Ali BALSEVEN'i öldürmüşlerdi.

70'li yıllarda Türkçüler ile ülkücülerin arasındaki uçurum iyice genişlemişti ve Türkeş artık Atsız Ata'nın mecmualarının dahi okunmalarını yasaklamıştı. Artık Ülkü Ocaklarına Atsız Ata'nın mecmuaları giremiyordu. Çünkü istenilen, düşünen, tetkik eden, anlayan ve fikir üreten değil, düşünmeden, sorgulamadan ve konuşmadan itaat eden bir gençlikti. Böyle bir gençlik ise asla fikir ve aksiyon gençliği olamayacak, elbette birilerinin kullanımına sunulmuş piyonlar olmaktan öteye geçemeyeceklerdi.

Ayrıca 3 Mayıs '44 Irkçılık - Turancılık Davası'nda Türkeş ile Atsız Ata birlikte yargılanılmış değildir. atsız Ata ve diğer Türkçüler yargılanıp, savunmalarında Türkçülük Ülküsünü savunurlarken, Türkeş mahkemeye verdiği dilekçede hatasını anladığını belirtip, affedilmesini talep etmişti.

Atsız Ata bütün bu hususlara "Ne Yaptığını Bilmeyenler" adlı makalesinde uzun uzadıya değinmiştir. Okuyarak bilgi edinilebilir.
Buğra Şad Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla