|
1934 yılında yürürlüğe giren soyadı kanununda "aynı köyde veya mahallede yaşayan fakat aynı aileye mensup olmayan kişilerin aynı soyadını alamayacağını" belirten bir madde vardı. Mesela vatandaşın biri Akgül soyadını almak istiyorsa ama o mahallede yaşayan başka bir kişi daha erken davranıp bu soyadını almışsa, vatandaş yedek bir soyadı düşünmediği için ne yapacağını şaşırıyor, nüfus dairesindeki izdihamdan bunalmış olan nüfus memuru da vatandaşı bir an önce başından savabilmek için kendi kafasına göre bir soyadı belirleyip veriyordu. Ahmet Türk'ün dedesi de muhtemelen başka bir soyadı almak istemiş, fakat o soyadı daha önce alınmış olduğu için nüfus memuru Türk soyadını vermiştir.
Mirsad Türkcan adlı basketbolcunun durumu farklı... Eski doğu bloku ülkelerinde doğan ve sonra Türkiye'ye gelip Türk vatandaşlığına geçen sporcuların çoğuna, uluslararası alanda Türkiye'nin reklâmını yapabilmek amacıyla bu tür soyadlar verildi. Mirsad'ın gerçek soyadı sonu "iç" ile biten birşeydir, Türk vatandaşlığına geçtikten sonra Türkcan soyadı verilmiştir.
|