|
Bagimsizligimizi yeniden kazandigimizdan 6 ay bile gecmemişdi... Bagimsizligimizi savaş şeraitinde ilan etmiştik. Ermenilerle Karabagda hala bulunan rus birlikleri buyuk bir hucum gercekleştirmekteydiler. Diger devletlerden silahlarini ve birliklerini cikarmak yillar almişsa ruslarin, Azerbaycandan bir kac hafta icinde butun birliklerini ve agir silahlarini cikardilar, bizim elimize gecmesin diye. Daha once, bir yil bundan evvel, 1991 yilinda, Sovyet Rusyasi hala topraklarimiza egemenken, av tufeklerini bile aldilar insanimizdan, tamamen silahsizlaştirdilar gelecek ermeni saldirisi karşisinda.
Ordumuz yoktu. Subaylarimiz azdi. Sovyet doneminde biz Turkleri orduya cagirsalar bile hep arka mevkilerde bulundurdular, lojistik destek, radyografi, askeri inşaat ve bu gibi birliklerde barindirdilar, hic bir zaman bir Turku bir pilot ve ya kara harekat uzmani subayligina yaklaştirmadilar. Giden son rus birliklerinden parayla alinmiş "kalaşnikov"lar ordumuzun esas silahiydi.
Biz yine de mucadele ediyorduk. Yurdumuzun en cesaretli ogullari gonullu olarak cebheye gidiyordu. Oradan her gun onlarca ve yuzlerce şehit cenazesi gelmesine ragmen gonulluler akimi durmiyordu.
12 yaşima girecektim. Okulda yazi tahtalarinda hep savaş haritlarini cizdim. Evde de savaşi odamin duvarina astigim Azerbaycan haritasindan izliyordum. Aldigimiz ve yitirdigimiz her koyu, her tepeyi, her dagi işaretleyip bir karargah reisi gibi cocuk aklimla saldiri pilanlari, taktikler duşunuyordum. Bunlari bir gun orada, cephede uygulamayi duşluyordum. Akşam haberlerine butun millet olarak kitleniyorduk. Her haberi cok heyecanla, yuksek sesle tartişiyorduk.
26 şubat akşami gelen ilk haberleri ise alişilmadik bir şekilde, sukunet icinde dinledik. Kimse konuşmuyordu. Bir tek kelime bile. Bazi şeyleri anlamadigim halde, anamin, atamin yuzunu gordukce, saklamak istedikleri duygulari, heyecan ve dehşeti yuzlerinden okudukca, ben de bir şey soramadim, agzimi acamadim. Ertesi gun gelen haberlerle ise baş vermiş katliamin ve vahşetli facianin boyutlarini artik her kes anladi.
Hocali soykirimini boyle yaşadim.
16 yil sonra. Bugun. Topraklarimiz hala işgal altinda. Katiller hala cezasiz. Katliam kurbanlarinin ve şehitlerimizin kani hala yerde. Gaziler unutulmuş, şehitler resmi gunler dişinda anilmiyor, o gun savaşdan kacanlar, korkak ve hainler iktidarda. Ve bu iktidar, yagma hakimiyyetini uzatmak icin - blincsiz, milli duygulardan yoksun, Turkluk gururunu taşimayan, musluman kimligini one cikarmiş - yeni nesiller yetiştirmekle meşgul. Bu yolda ornek aldiklari esas kaynak ise AKP Turkiyesi.
Oldurulenlerin ruhunu bir gun mutlaka dindirmek umudu ile,
Saygilar sevgiler kandaşlarim.
|