|
Arkadaşlar, yüce ordumuz Kuzey Irak'a girerken 300 kişilik bir terörist grubun bulunduğunu ve bunların etkisiz hâle getirilmesi gerektiğini söylemişti. Bu kışta kıyamette ordumuz oraya girdi ve bir hafta içinde bu 300 kişinin 250'sini etkisiz hâle getirdi (öldürdü). E bu iş ortada bariz duruyorken, kalkıp da orduyu tenkit etmeye kalkarsak hiç doğru olur mu? Olmaz değil mi?
İşte olaya böyle bakmak gerekiyor. Ayrıca Genelkurmay Başkanımız sayın Yaşar BÜYÜKANIT da yaptığı son açıklamalarda bir söz söyledi ki, orduyu eleştirenlere kapak olacak türdendi: "Erken çekildi diyorlarsa, gitsinler orada bir 24 saat kalsınlar..." Komutanımız çok doğru söylemiş. Bu mevsim şartları altında, o bölgede bırakın savaşmayı, hayatta kalmak bile neredeyse imkânsızken, Türk Ordusu gidip çarpışmış ve hedefteki 300 teröristin neredeyse hepsini öldürmüştür. Geri kalan teröristlerle de bağlantı kesildiğinden, diğer bir deyişle bölgeyi terk ettiklerinden mücadele edilememiştir.
Ayrıca Sayın Büyükanıt, o bölgedeki peşmergeleri kast ederek şunları söylemiştir: "Bize diyorlar ki, onunla konuşun, bununla konuşun. Ne konuşursak gidiyor. Onun için biz çok ketum davranıyoruz. Neden, çünkü bilgi gidiyor. Harekâtın emniyetini tehlikeye düşürecek hiçbir bilgiyi vermemeye çalışıyoruz. Ama bu, bizim oradaki gruplara neden güvensiz olduğumuzu da ispatlayan bir olay. Büyükanıt Paşamız haklı. Adına peşmerge denen teröristler, her olayı ve işi olduğu gibi terör örgütüne bildiriyorlar. Bu yüzden düzgün bir saldırış yapılamıyor, teröristler kaçıyor. Artık buna da siyasi iradenin bir çözüm bulması, mesela Barzani denen yamyamdan peşmergelerini çatışma bölgesinden uzak tutmasını sağlamalı veya ordumuza peşmergeleri de vurmak için yetki vermelidir.
Yine Büyükanıt Paşamızın söylediği gibi arkadaşlar, askeri harekâtlarda öyle bir günde "toplanın gidiyoruz" denmez. Mevziler öyle hemen terk edilmez ve girilen yerden hemen çıkılmaz. O yüzden herşeyden önce ordumuza güvenelim.
|