Alıntı:
Buğra Şad adlı Üyeden Alıntı
...Osman BAYDEMİR, devletin ambulansı ile PKK leşleri toplatır, ölen 14 terörist için “14 kişi öldü, 15. olmak istemiyoruz” diyerek açık açık teröristlerden taraf olduğunu söyler ve kimse bu adama bir şey yapamaz, yapamadığı gibi Türkiye Cumhuriyeti’nin Belediye Başkanlığını yapmaya devam eder. Şimdi bir subayımız çıkıp Baydemir’e elinin tersiyle bir tane çarpsa, ordu demokrasiye müdahale etmiş olur. “Asker, nasıl olur da seçilmiş birisine böyle bir saldırıda bulunabilir” diye hücuma geçerler
|
Teşekkür sunuyorum değerli Buğra Şad, kapsamlı bir makale yazmışsınız.
Bir insan için demokrasi sınırlı idolojisiyle paralellik arz ettiğini düşünüyorum. örneğin baydemir, eğer kürtcülük iddiasını biryana bırakıverse, bir sonraki seçimlerde, seçilebilme ihtimalini yok edeceğini bilir. bu sebeple demokrasi'nin kuvvet aldığı ivmelere dikkat etmek gereklidir. demokrasiye kuvvet veren ivme Halk'dır. bunu eleşrirebiliriz tabiki. çünkü son seçimlerde sandıklar daha açılmadan akp'nin üzerine oy kaydedilmiş olduğunun iddiaları, internette mevcut. fakat ne chp ne de mhp bunun üzerine parti olarak yürümedi.
Demokrasiye kuvvet verenin halk olduğunu kabul edip devam edersek türk Halkı'nın sıkıntılarına çare bulmanın, çözüm üretmenin ne kadar gerekli olduğu sonucuna varırız. aksi halde bir bakmışızki demokrasiye, karşı cephemizde olanların elinde, mızrak olarak duruyor. iyi'bir siyasi partimiz mevcut olsaydı, sizin makalenizde belirttiğiniz farklı kesimlerin idolojilerine iyi bir perde olabilirdi. Fakat ortada acı bir örneğimiz var. verdiğim bir oy'un bile ısdırabını çekiyorum desem yalan olmaz, gerçeğin ifadesi olur. saygılar.