Alıntı:
Asena01 adlı üyeden Alıntı
Tabi ki kandaşım olarak size güvenim sonsuzdur.
|
Sayın Asena01,
Kimseye güvenmeyin; güvenirseniz hata edersiniz.
Ben 2003-2007 yılları arasında tam 4 yıl boyunca buluşma/toplantı işleriyle uğraştım ve görmediğim kalleşlik, kahpelik, nankörlük, alçaklık, hainlik kalmadı. Masamda tıka basa yiyip içen kişiler bir süre sonra arkamdan "sahte Türkçü, ermeni, yahudi, kürt, ajan, vs." diye iftira atmaya başladılar; evimde misafir ettiğim kişiler evimin adresini ülkü ocaklarına verdiler, maddî destekte bulunduğum derneklerin mensupları şahsıma karşı yapmadıkları pisliği bırakmadılar. Bunların hepsi sözde Türkçü idi ve ben de sizin gibi onlara güvenmiştim, aklıma tüküreyim... 37 yaşındayım, 37 yıllık hayatım boyunca kimseden görmediğim düşmanlığı, düzenlediğim buluşmalara katılan kişilerden gördüm. Bu kahpece ve sinsice düşmanlık genelde kıskançlıktan, çekememezlikten kaynaklanır... (Çağatay kardeşim tüm bu olayları çok iyi bilir, isterseniz size anlatır.)
Belki inanması zordur ama defalarca toplantımıza katılan, Türkçü olarak tanıyıp bildiğimiz Mehmet Çağlar adlı bir şahısı Gazi Üniversitesi'nde Sızıntı Dergisi'ni (Fethullah Gülen cemaatinin dergilerinden biri) satarken yakaladık. Yani aramıza Fethullahçı çaşıt bile girmişti.
Bu konularda tecrübeli bir kişi olarak, toplantı işine hiç bulaşmamanızı tavsiye ederim. Yok eğer ille de toplanmak istiyorsanız, toplantıya katılacak kişilerin adını-soyadını-vatandaşlık numarasını-ev adresini-ev telefonunu mutlaka alın. Vermek istemeyenler toplantıya katılmasın, cehennemin dibine kadar yolları var.