Tekil İleti gösterimi
Alt 12.03.2008, 18:20   #5 (İleti Bağlantısı)
IRKÇI
Otağ Yöneticisi
 
Üyelik Tarihi: 04.02.2006
İletiler: 853
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Soru-Cevap bölümüne saçma sapan, boş sorular ekleniyor. Bu duruma bir sınırlama getirmek lâzım.

Ama madem ki sorulmuş ve bilgiç bir arkadaş da "Bence Turk Toresinde iskence yok!" diye cevap vermiş, ben de konu hakkında birkaç satır yazayım.

Hülâgü Kağan 1258 yılında Bağdat'a girdiğinde, arkasında dünya tarihinin gördüğü en kalabalık ve en güçlü ordu vardı. Öyle bir orduyu ne haçlılar, ne de başka birileri oluşturmaya muvaffak olabilmiştir. Bağdat ele geçirildikten ve yaklaşık 200.000 arap gebertildikten birkaç gün sonra ordu komutanlarından Ketboğa (Hülâgü Kağan'ın eşi Dokuz Katun'un ağabeyi ve Kağan'ın can yoldaşı) Abbasi Halifesi Muttasım'ı Kağan'ın huzuruna getirir.

Hülâgü karşısında ezilip büzülen Muttasım'a şöyle bir baktıktan sonra kükrercesine sorar: "Şamanların katli vaciptir diye fetva veren sen misin?".. Bir de okkalı küfür savurur ama küfürün içeriği herhangi bir kaynakta belirtilmiyor.

Korkudan yüzü kireç gibi bembeyaz olmuş, ayakta durabilecek hâli kalmamış Muttasım kıvırtmaya, inkâr etmeye ve pis canının bağışlanması için yalvarmaya başlar.

Hülâgü dinler mi?.. Hemen Ketboğa'ya buyruk verir: "Rakkase kıyafetleri giydirip karşımda oynatın."

(Organize şube polislerinin de sıkça başvurduğu ve önde gelen psikolojik işkence yöntemlerinden biri olan "dansöz kıyafeti giydirme" olayını icad eden kişi Hülâgü'dür anlayacağınız...)

Rakkase kıyafetleri giydirilen Muttasım, Hülâgü'nün karşısında oynatılmaya başlanır. Bu manzarayı gülümseyerek seyreden Hülâgü birkaç dakika sonra tekrar buyurur: "Köçö'yü çağırın!"

Moğol'un kara şamanlarından biri olan ve deli dolu kişiliğiyle tanınan Köçö huzura gelir. Hülâgü bir Muttasım'a, bir de Köçö'ye bakar ve "Al senin olsun, canını iyice yak ama öldürme" der...

Muttasım en sonunda -asil kişilerin, hanedan mensupların, vb. kanlarının yere akıtılarak öldürülmelerini yasaklayan Bozkır geleneğine uygun olarak- keçeye sarılıp atlara çiğnetilerek öldürüldü fakat öldürülmeden önceki gece Köçö'nün çinlileri bile hayran bırakacak işkence tekniklerinden nasibini aldığı biliniyor. Hülâgü, Fransa Kralı 9. Lui'ye yazdığı mektupta bu olaydan bahsetmiştir zaten.

Çingiz Kağan'ın da, torunu Hülâgü'nün de acıması, affı yoktu. Düşmanlarına en ağır işkenceleri uygulamaktan zevk alırlardı. Bu yüzden güçlüydüler ve dünya tarihindeki en geniş yüzölçümüne sahip devleti kurdular. Çingiz Kağan uçmağa vardığında, arkasında Asya'nın neredeyse tamamını miras bırakmıştı.

Hoşgörü, merhamet, vs... kimseye fayda getirmez. Güçlü olmak istiyorsan; hatırının sayılmasını, sözünün dinlenmesini istiyorsan acımasız, kindar ve kıyıcı olacaksın. Öyle acımasız olacaksın ki, birileri sana düşmanlık etmeden önce en az on kere düşünmek zorunda kalacak. Kimse yoluna çıkmaya cesaret edemeyecek.

Aksi hâlde, kafasına çuval geçirilen askerlerinin intikamını alamayacak kadar aciz bir hâle düşersin. Herkes sana posta koyar.
IRKÇI Çevrimdışı