|
Mehmet adının Muhammed'den geldiği doğrudur. Araplar Muhammed'i "Mehemmed" diye telâffuz ediyorlar, bizim dilimize de Mehmet diye geçmiş...
İslâmî propagandaya göre Muhammed Bedir Savaşı sırasında bir kuyuyu Mekkeliler'e kaptırmamak için tek başına kuyunun önünde savaşıp 30 tane Mekkeliyi indirmiş ve böylece yüce bir peygamber olmasının yanısıra dünyanın en büyük cengâveri olduğu da anlaşılmış... Türk askerleri de cengâver oldukları için, en büyük cengâver sayılan Mehemmed (Muhammed)'in adı ile şereflendirilmişler fakat sıradan kulları koskoca peygamber ile bir tutmamak için Mehmet'in sonuna küçüklüğü belirten "çik" eki ilave edilmiş...
İşin doğrusuna gelince... "Mehmetçik" adının kaynağı gerçekten Muhammed olsaydı, bir hilâfet devleti olan Osmanlı'da da askerlere "Mehmetçik" denilmesi gerekirdi; oysa ki 6 asırlık Osmanlı tarihinin herhangi bir döneminde "Mehmetçik" adının kullanıldığını gösteren bir tane bile somut kaynak yoktur. Osmanlı saray arşivlerinde, Osmanlı devlet yazışmalarında, padişah fermanlarında, sadrazam ve vezir talimatnamelerinde, ulema fetvalarında, Osmanlı döneminde yazılan kitaplarda, Osmanlı döneminde basılan gazetelerde, vs. "Mehmetçik" adına bir kez olsun rastlanmamıştır.
"Mehmetçik" adı ilk kez Çanakkale'de, Başbuğ Mustafa Kemal tarafından telâffuz edildi. Sebdülbahir'de savaşan 17 yaşındaki Eceobalı Mehmet'in silahı tutukluk yapınca, yerden aldığı bir kaya parçasıyla İngiliz askerlerine saldırmış ve 4 tane İngiliz'i kafalarını parçalayarak öldürmüştür. Bu olayı duyan Başbuğ Mustafa Kemal yiğit Türk genci Mehmet'i yanına çağırıp "Ellerin ve yüreğin sağolsun Mehmetçik" demiş, sonra da askerlerine dönerek "Hepiniz birer Mehmetçiksiniz, vatan toprağını sakın çiğnetmeyin" diye haykırıp taarruz emri vermiştir. İşte o günden beri her Türk askeri bir Mehmetçik'tir, Mustafa Kemal'in Mehmetçiği'dir...
|