|
Türk soylular olarak soyumuz dünya üzerindeki en üstün soy olduğunu boşuna söylemiyoruz. Yüce Türk soyu ile sıradan, aşağı bir soy olan ermenilerin arasındaki farka bir örnek daha...
Dün, Türkiye Cumhuriyeti nin ermenistana karşı uyguladığı ambargoların nelere yol açtığını birkez daha görmüş olduk. ermenistan devletini şöyle bir incelersek işsizliğin ne derece büyük boyutlarda olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Malum ülkedeki işsizlik sonucu ortaya çıkan göç sorunu yüzünden yurt dışındaki nüfusu, yurt içindeki nüfusuna oranla çok daha fazladır. Bugün ermenistanın ister ekonomik isterse de siyasi yapısına bakıldığında, nerdeyse bitmiş ve artık son günlerini yaşayan bir devlet olduğu kolaylıkla anlaşılabilir. Sadece verdiğim bu birkaç örnekten yola çıkarak bile ermenistanın, Türkiye ye ne derece bağımlı olduğunu görebiliriz.
Ekonomik olarak ermenistan a başlattığımız taaruz bile bu derece zarar verebiliyorsa, kaldı ki askeri taaruz ne derece büyük zararlar verecektir.
Tabir i caizse '' tükürüğümüz ile boğulacak '' bir devletin bizlere karşı yaptıkları sadece kahpece sıradan hareketlerdir. Ezikliklerini yaptıkları birkaç milli mastusbasyon ile gidermeye calışan bu soysuzların hali gerçekten içler acısıdır.
Kurtuluş mücadelesi döneminde doğu illerimizdeki bazı erkeksiz daha doğrusu erkekleri cephede olan köylere baskın düzenleyrek türlü türlü işkenceler yapmış olan bu reziller, bugün o yılların faturası ödemektedirler. Tarih boyunca sadece devşirme Osmanlı döneminde kendilerini bir halt sanan ermeniler daha sonrasında yine özüne dönerekten köpekler gibi yaşamaya mahkum olmuşlardır.
Yazımın başında da bahsettiğim gibi Yüce Türk soyu ile sıradan aşağı ermeni soyu arasındaki farkı vereceğim nacizabe bir örnek ile pekiştirmek isterim.9 Eylül 1922 Cumartesi günü Yüce Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk hazretlerinin İzmiri gelişi esnasında yaşanan bir olay bizim ne derece üstün bir millet olduğumuzu kanıtlar niteliktedir.
Yüce Başbuğ Atatürk, Karşıyaka’da İplikçizade Köşkü’nde konaklayacaktı. Şimdilerde Karşıyaka Evlendirme Dairesinin karşısında, Yalı’daki 380 Numaralı Çağlayan Apartmanının olduğu yerde bulunan bu köşkün güzelliği dillere destandı. Girişte kadınlı, erkekli muazzam bir topluluk birikmişti. Başbuğ onları selamlayarak köşke yöneldiğinde yüzü asıldı. Kaşlarını çattı. Çünkü, geçeceği yerde boylu boyunca bir Yunan Bayrağı seriliydi. Karşılayıcılara bunun nedenini sordu. Onlar da, “Yunan Kralı Konstantin’in 1921 yılında İzmir’e geldiğinde bu köşkte ağırlandığını; yere serilen Türk Bayrağını çiğneyerek içeri girdiğini” anlattılar.
Bunun üzerine Yüce Başbuğ’un yanıtı kısa ve kesindi: “Yunan Kralı hata etmiş. Çünkü, bayrak bir milletin onurudur. Ben bu hatayı tekrarlamam” diyerek, yerdeki bayrağı kaldırttı. Köşkün bembeyaz mermerlerinde ilerleyerek, içeri girdi.
__________________
ATASININ İZİNDE!...
|