|
İslâm'da tasavvuftan bahsedilir. Güya bu yolu girenler kendi tâbirleriyle "insan-ı kâmil" olur, gerçek mümin mertebesine erişirler. Şems-i Tebrizi'ye acayip şiirler yazan Mevlânâ, Türk düşmanı Said-î Nursî, küçük bir kıza âşık olan Muhiddin Arabi, kadın bacaklarına şiir yazan Necip Fazıl gibiler tasavvuf yolunda kemâle ermiş (!) insanlardır.
Tarikat, tasavvuf diyerek şeyh denen müptezel sapıkların peşinde koşan ve bu hayâsızlığı dine bağlılık olarak gören ilkel zihniyet Türklüğün en büyük düşmanıdır.
|