Tekil İleti gösterimi
Alt 17.05.2008, 10:56   #1 (İleti Bağlantısı)
genç bozkurt
Üyeliği iptal edilmiştir
 
genç bozkurt adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 29.11.2007
Yaş: 18
İletiler: 27
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
MİLLİ EĞİTİM ŞART

Bir reklam filmi vardı hatırlar mısınız? Hani ünlü bir komedyen, kaçak ürün üreten birini oynuyordu. Yakayı ele verdiği zaman kendisinden savunma bekleyen mikrofonlara “eğitim şart” diye haykırıyordu.
O reklamdan sonra şu “eğitim şart” sözü herkesin diline dolandı. Ama ne yazık ki bu söz bir espri olarak algılandı.Bu söz üzerinde hiç ciddi olarak düşünülmedi.
EVET! Sahiden eğitim şarttır .Ama eğitimin türlü şekilleri vardır.Bizce uygulanması şart olan eğitim “milli eğitim”dir.
Çünkü bir millet ancak kendi öz kültürünü ve geçmişini tanıyarak yücelebilir.Ünlü düşünür Eflatun’un dediği gibi ”kendini yönetebilirsen,dünyayı yönetebilecek gücü bulabilirsin”.
Kendini yönetebilmenin ilk şartı da kendini tanımaktır.
Bu yüzden uygulanması şart olan “milli eğitim” sayesinde Türk çocuğu ait olduğu milleti ve kendini tanıyabilecektir.
Milli eğitim sayesinde tarihte birçok başarıya ulaşmış olan milletini ve kendini tanıyacak olan Türk çocuğu Başbuğ Atatürk’ün dediği gibi “Daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.”
Bizim ülkede “milli eğitim” uygulanmasını istememizden kimse gocunmasın ve şaşırmasın.” Bu ülkede zaten milli eğitim vardır” gibi itirazlar da beyhude olacaktır.
Çünkü bu ülkede uygulanan eğitim hiç de milli değildir. Milliliği sadece adındadır.Bizim istediğimiz eğitim ise sadece söylemde değil, eylemde de milliliktir.Yani sözde değil,özde “milli eğitim”.
Bugünkü eğitimin millilikle çelişen yönleri saymakla bitmez.Biz bunun için birkaçına değineceğiz.
Öncelikle şu kızıl komünistlerin uydurması ,buram buram kozmopolitlik kokan sözde “Atatürk milliyetçiliği”.Türk milliyetçiliğini Atatürk’ten uzak bir yerde göstermek isteyen bu anlayış yanlış ve kötü niyetlidir.Halbuki Başbuğ Atatürk: “Biz doğrudan doğruya milliyetperveriz ve Türk milliyetçisiyiz.” sözüyle kendisinin de bir Türk milliyetçisi olduğunu belirtmiştir. Şu durumda kızıl kafalar ve diğer niyeti bozuklar Atatürk milliyetçisi, Atatürk’ün kendisi ise Türk milliyetçisi oluyor. Şu Başbuğumuzla ilgisi olmayan uydurma “Atatürk milliyetçiliği” ile okullarda millet olma bilincinden yoksun gençler yetiştiriliyor. Bir milletin mensubu olmak için(kızıl kafalı sözde Atatürkçülerin dediği gibi) vatandaşlığın yeterli olmadığı bilinmek zorundadır. Eğer Atatürk vatandaşlığı Türklük için yeterli görseydi “muhtaç olduğun kudret damarlarındaki asil kanda mevcuttur!” yerine “kudret nüfus cüzdanının ön kısmında yazan vatandaşlık kısmındadır “ demesi gerekirdi. Atatürk milletin oluşumu için gerekenleri el yazısı ile yazdığı notunda şöyle belirtiyor:
a.)Siyasal varlıkta birlik
b.)Dil birliği
c.)Yurt birliği
d.)Irk ve köken birliği
e.)Tarihi yakınlık
f.)Ahlaki yakınlık
Bir başka sözü ”Kanını taşıyandan başkasına inanma!”
Atatürk bu sözleriyle milleti kan esasına dayandırarak Atatürk milliyetçiliğine ters düşmektedir.
Atatürk’ün milliyetçiliğinin Türk milliyetçiliğinden bir farkı olmadığı üzerine sayfalarca daha yazılabilir. Biz ise şimdilik bu konuyu burada kapatıyoruz.
Bir de şu malum kitap meselesi var.Atsız Ata yıllar önce bu konuya değinmişti ama değişen bir şey olmadı.Bu konu incelendiğinde şu bizim sözde milli eğitimin bir saçmalığı daha görülür: kitap listeleri meselesi.
Nedense bu listelerde milli kültürümüzden bahseden eserler değil de bizimle hiçbir ilgisi olmayan,içinde türlü sapıklıkları barındıran rus ağırlıklı “batı klasikleri” vardır.Başbuğ Atatürk’ün uçmağa varışından sonra “özleşerek gelişme”yi temel alan Türkçü Devrim’e ihanet devlet içinde hızla gelişmeye başlamıştı.Bu ihanet zincirinin ilk halkası olan Atatürk sonrası hükümetin milli eğitim bakanı Hasan Ali Yücel’le,Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün kişisel sempatileri gereği bir çok rus eseri “ klasik” denilerek dilimize çevrildi.O tarihten sonra da okullar için hazırlanan kitap listelerinde gözle görülecek düzeyde bir soysuzlaşma görünmeye başlandı.
Halbuki ezilmişliğin ve aşağılık hissinin bir sonucu olan ve gençlerimizin anlayamayacağı düzeydeyken önüne itilen bu yabancı kaynaklı eserlerdense sağlam bir milli bilinç temeli oluşturacak bir kitap listesi hazırlanmalıdır.
Bu listedeki kitaplarla milli bilinci sağlamlaştırılan Türk genci edebi anlamda da belli bir olgunluğa ulaştıktan sonra, evrensel düzeyde önemli eserleri okuyarak dış dünya hakkında bilgi sahibi olabilir.Ama önce kendini tanıması,sonra başka kültürleri tanıması gerekir.Kendi benliğini oluşturamamış olanlar başkalarının benliği içinde kaybolur.
Eğitimde milli olmayan bir diğer mesele ise “Enver Paşa” meselesidir.Ülkede millet egemenliğini esas alan ilk hükümetin başkanı olan Enver Paşa,Dünya savaşında başarısız olmamızın baş sorumlusu olarak gösteriliyor.Milliyetçi bir anlayışla Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna ortam hazırlamış olan Enver Paşa suçlu biri değil,büyük bir vatanseverdir.Bir cephedeki başarısızlığı ile tüm zaferlerini yok saymak Enver Paşa’ya büyük haksızlıktır.Enver Paşa’nın şahsında Turancılık düşüncesine saldırılmakta,kendi imkanlarıyla Trablusgarp direnişinin başkanlığını yapması yok sayılmaktadır.Ayrıca Enver Paşa’nın Rusya’dan Kurtuluş Savaşı’nı desteklediği ve ömrünün sonuna kadar diğer esir Türkleri bağımsızlığa kavuşturma ülküsü uğruna çarpıştığını göz önüne alırsak Enver Paşa’nın Türk büyüklerinin en önemlilerinden biri olduğunu kabul etmemiz gerekir.Başbuğ Atatürk ile arasındaki liderlik mücadelesi nedeniyle Enver Paşa vatansever cepheden uzaklaştırılamaz.Ayrıca Atatürk’ün birçok savaş arkadaşı gibi İsmet İnönü de Atatürk’le liderlik mücadelesine girişmiş,Ata’nın ölümünden sonra ise hıncını alçakça uygulamalarla çıkartmıştır.
(BİTMEDİ)
genç bozkurt Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla