Konu: Dombıra
Tekil İleti gösterimi
Alt 19.05.2008, 01:27   #1 (İleti Bağlantısı)
Aydın Çeri
Otağ Yöneticisi
 
Aydın Çeri adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 04.07.2007
İletiler: 603
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Dombıra

Dombıra Kazakların milli çalgısıdır ve diğer çalgılara nispeten daha çok yaygındır. “Kazak olarak doğan herkes dombıra çalmasını bilmelidir” sloganıyla çocuklarının hepsine dombıra çalma öğretilmiştir.

Dombıra hem çimdiklenerek çalınan hem de yayla çalınan şerter çalgısından türemiştir ve çimdiklenerek çalınan kısmını devam ettirmiştir. Yayla çalma biçimindense kobuz doğmuştur. Şerterin sapı , yeteri kadar kısa, gövdesi ise yumurta şeklinde olup deriyle gerilmiş ve onun bu hali eski avcı davulunun motifini andırmaktadır. Şerterin telleri at kılından yapılır.

Dombıraya gelicek olursak, şerterden ayrılarak ve zamanla değişik şekiller alarak oyuk saplı çalgı haline gelmiştir. Fakat, zamanla kullanışsız olduğu için oyuk olan sapının üzeri kapatılmıştır. Ancak geleneğe sağlama kalan Kazak halkı, nostaljik olarak bu oyuk dombırayı (kuvus moyun ) hala kullanmaktadır.



Dombıranın uzun sapı eşit parçalara bölünür. Bu parçalara “berene” denir. Kazak dombırası genelde 9 veya 14 bereneden oluşmakta ve yaklaşık olarak 1 metre uzunluğundadır. Dombıranın oyuk gövdesinin üzeri ince ağaç tabakası ile kapatılır. Sap başından gövde ucuna kadar telle gerili olan dombıranın gövdesine ses çıkarmak için delik ve telleri yüksekte tutacak küçük ağaç nesne , sap ucunda ise müzik aletini akorde etmek için burgular bulunur.

Kazakların hiçbir düğünü , hiçbir bayramı dombırasız geçmez. Günümüzde her Kazak ailesinde bir dombıra bulunur çünkü daha önce belirttiğimiz gibi dombıra , Kazakların en çok kullanılan milli çalgısıdır. Dombıra hakkında çok sayıda şiir ve şarkılar mevcuttur. Örneğin, Kazakların ünlü zamane dombıra ustası Kenen, kendi hayatını bağladığı müzik çalgısına olan sevgisini şöyle anlatıyor :

Dombıram nereye gitsem de bırakmam
Sensiz hiçbir türküme de başlamam
İki tel , on bir “perne” , bir “tiyek”le
Başladım mı dökülmeye hiç duramam
Can dostum gençliğimden nerde olsam
Bağlayarak elime hiç bırakmam.
Sesime ses katarak renk veriyor
Bağırsam dağla taşı yeniliyor
Seninle sanatçı , ozan yoldaş
Üstüne bindiğim atım yoldaş
Düşmandan kaçsam kurtaran , kovsam
Bulamadım sizin gibi bir arkadaş
Türkümde sesin aynı sesim ile
Şiirimde dilin aynı dilim ile
Öldüğümde yanımda gömün demek isterdim
Çalacak oğlum var arkamda kızım ile

----------------------------------
Yardımı dokunan Tanrıdağı Yolcusu abime teşekkür ederim.
__________________
"Boyun eğmeyeceğiz. Çünkü öteden beri Hunlar kuvveti takdir eder, bağımlı olmayı aşağı görürler. Savaşçı süvari hayatımızla adı yabancıları titreten bir ulus olduk. Çünkü bilirler ki ,savaşta savaşanların yazgısı ölümdür. Biz ölsek de , kahramanlığımızın ünü kalacak, çocuklarımız ve torunlarımız diğer kavimlerin efendisi olacaktır."

Çİ-Çİ YABGU
Aydın Çeri Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla