Tekil İleti gösterimi
Alt 21.05.2008, 23:58   #2 (İleti Bağlantısı)
Alparslan-Türkçü
 
Alparslan-Türkçü adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 27.04.2008
İletiler: 99
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Burada 2007'de 2 polisin şehit edilmesi, polis aracının roketlenmesi, astsubayın aracının uçurulması ve emniyete taciz atışları gibi olaylar olmuş. Terörün yoğun olduğu yıllarda öğretmenin asılması, askeri taburun basılarak rütbelilerin ve askerlerin şehit edilmesi, güpegündüz ilçe merkezinde nöbetteki askerin kaçırılarak ilçe merkezinde kafasının kesilmesi ve 5 özel harekatçı polisin ilçe merkezinde şehit edilmesi gibi çok sayıda olay yaşanmış bu ilçede.

Gerçekten bu olaylar insanın kanını donduruyor.Bu mektup emniyettede delikler olduğunu açıkça kanıtlıyor.Kaymakam komiser,sözde bu insanlar bizim can güvenliğimizle mükellef ama adamlar bırakın can güvenliğini dürüst namuslu insanları yem edicek kadar ihanet içindeler.Yazık hemde çok yazık.

Emniyetteki fethullahçı liste krizinin gerçek yüzü!



İyi hatırlıyorum... Bundan 7-8 yıl I evvel çalıştığımız Gözcü gazetesinde "Emniyette Fethullahçı operasyonu" başlığıyla bir haber yayınlandı. Bu haberden sonra ortalık ayağa kalkmıştı.

Vay efendim emniyet içerisinde Fethullahçı polis mi olurmuş. Yok efendim, emniyet teşkilatınının adını tarikatlarla bir arada telaffuz etmek çok büyük bir hataymış.


Bunlar ve bunlara benzer bir yığın eleştiri almıştık. Oysa yazdığımız A'dan Z'ye doğru bir haberdi.
Rahmetli Prof. Dr. Necip Hablemitoğlu, "Köstebek" adlı kitabında, Fethullahçı polislerin saklanma yöntemlerini bile yazmıştı.



Fethullahçı polisler, dış kapı açıldığında giriş kapısının görünür yerine Atatürk fotoğrafları asmaya başlamış, evlerindeki Risale-i Nur Külliyatları'nı kaldırıp yerlerine "Nutuk" türü kitaplar koymaya başlamıştı. İşyerlerine giderken Zaman gazetesi, Sızıntı ve Aksiyon dergileri yerine Sabah, Milliyet ve Cumhuriyet gibi gazeteler alıyorlardı.

Yıllardır kandırıyorlar

Telefonlar MİT tarafından dinlendiğinden telefonlarda kesinlikle dini konuşmalar yapılmıyordu.

Selam verilmiyor, hatta hayırlı sabahlar bile denilmiyordu.

Eğer herhangi bir yerde buluşma olacak ise telefonlarda kodlu konuşulacak.

Mesela: 'Bu akşam maçı nerede seyrediyoruz?' veya 'Bu akşam bizde okey oynayalım mı? Gelirken şu isimleri de çağır' gibi...

Cuma namazına 3 hafta üst üste gitmek yerine elemanlar 3 gruba ayrılıp, her hafta bir grup gizlice Cuma namazına gidiyordu. Diğer kalan iki grup birimlerinde kalıyordu. Bu kandırmaca yıllardır sürdü.

Şimdi emniyet teşkilatı içerisinde Fethullahçı kadrolar çiçek gibi açmaya başladı. Çünkü devir artık onların devriydi.

Teşkilat içerisindeki Fethullahçılar'dan rahatsızlık duyan bir Emniyet Genel Müdür Yardımcısı ile bir daire başkanı ve iki şube müdürü oturup 57 kişilik Fethullahçı kadroyu liste haline getirip ilgili makamlara göndermiş.

Listenin bir örneği de üst yazının okunduktan sonra imha edilmesi notu düşüldükten sonra Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na da gönderilmiş. Önceki gün sevgili dostum Saygı Öztürk'ün yazısını okudum. Emniyet içerisindeki Fethullahçılar arasında 4 daire başkanı, 11 daire başkan yardımcısı, 32 şube müdürü, 3 başkomiser, 3 öğretim üyesi olmak üzere toplam 57 kişinin ismi geçiyor.

Ancak bunlar yönetici kadro...

Bir de alt kadroda Fethullahçılar var. Bunların sayısı da küçümsenmeyecek derecede çok.

İşte o dönemde, dış kapıdan girdiğinde evinin görülür yerine Atatürk fotoğrafı asan, Risale-i Nur Külliyatları'nı kaldırıp yerlerine "Nutuk" türü kitaplar koyan, işyerlerine giderken Zaman gazetesi, Sızıntı ve Aksiyon dergileri yerine Sabah, Milliyet ve Cumhuriyet gibi gazeteler götüren, dikkat çekmemek için 3 haftada bir cuma namazına giden o polisler, devir gelince daire başkanı, daire başkan yardımcısı veya şube müdürü yapıldılar. Şimdi de teşkilatın en stratejik noktalarında görevlendirilerek, adeta emniyet teşkilatı kuşatma altına alınıyor.

Emniyetin bazı birimlerine işiniz düştüğünde "Merhaba" diyerek girdiğinizde başka muamele görüyorsunuz, "Selamünaleyküm" diye girdiğinizde daha itibarlı muameleye tabi tutuluyorsunuz. İşiniz hemen hallediliyor.

Uyarılar dikkate alınmadı

Birçok kesim, hâlâ Türkiye Cumhuriyeti'nin ne kadar büyük bir tehlikenin içinde olduğunun farkında değil.

Bizim 7-8 yıl evvel "Emniyette Fethullahçı operasyonu" başlığıyla yaptığımız haberler dikkate alınsaydı, rahmetli Prof. Dr. Necip Hablemitoğlu'nun yazdığı "Köstebek" adlı kitabındaki gerçekler gözardı edilmeseydi, bugün teşkilat içerisinde "şeriat" sevdalısı daire müdürleri, daire müdür yardımcıları veya şube müdürleri olmayacaktı.

Çünkü eğer o uyarılar dikkate alınmış olsaydı, bu adamların tek tek kökleri kazınacaktı.

Dolayısıyla, bugün emniyet teşkilatı içerisinde tehlike olarak görülen Fetullahçılar, belki bugün sokakta simit satıyor olacaklardı.

Mehmet ŞEHİRLİ

Gözcü,08.05.2008
Alparslan-Türkçü Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla