|
Azerbaycan'ın Çar yönetiminden kendini kurtardığı tarih, önemle üzerinde durulması gereken bir tarih olduğu gibi bu tarihi resmin çekildiği süre kısa olmuştur. Çar yönetiminin yerini Bolşevikler almıştır. Azerbaycan 1920'de SSCB'ye katılmak zorunda kalmıştır.
Orta Doğu'da ilk özerk cumhuriyet'in tohumlarını atan o dönemin kutlu Türkçülerini saygıyla anıyorum. Büyük bir kısmıyla, beyni iğfal edilmiş bugünün gençleri Çar yönetiminden sonra Türkler üzerinden oynanan baskı ve zulmün bugüne kadar geldiğini hiç unutmamalıdırlar. Çar ne ise Bolşevikte o olmuştur. Bolşevikler gitmiş yerini eski KGB'li yönetimler almıştır. Fakat yine değişmeyen tek şey Türkün çektiği acıdır. Milli dava her devlet ve değişen yönetim tarzına rağmen devam etmiştir.
Türk devletlerinin sorunları eskiye oranla birbirinden farklı olarak kısmen düzelmiştir. Sorunların devam etmesinin önemli sebebi; Türk ellerinin birbirinden kopuk kalmaktaki ısrarlı davranışıdır. Bu ısrarın altında, Bolşevik yönetim zamanında Türk devletlerini birbirinden koparma siyaseti etkin rol almıştır. Türk lehçeleri, kültürü, oymakları vesaire üzerinde oynanan oyunlarla tamamen ayrı milletler oldukları yaymacılığı yapılmıştır. İsmail Gaspıralı'nın ortaya koyduğu; “Dilde, fikirde, işte birlik !” ülküsü yok edilmiş, İstanbul Türkçesinin edebi dil olarak ileri sürülmesinin önü kesilmiştir.
İşte, asil Türk'ün birkaç sıkıntısı böyledir. Gönül bu sıkıntıların aşılacağına inanmaktadır. Fikri yapımızda bunun böyle olması gerektiğini ortaya koyar. Turan tüm sıkıntıların aşılacağı tek ülküdür. Bu ülkü Türk'ün gücünün diğer milletler nazarında hissedilmesini yeniden sağlayacaktır. Türk, böylelikle asırlık uykusundan uyanacak ve atalarının görkemli tarihini yüreğinde hissedecektir.
Azerbaycan Türklerinin ve kutlu liderlerinin dönem mücadelelerini anar ve Cumhuriyetin 90. yıl dönümünü içtenlikle kutlarım.
|