Tekil İleti gösterimi
Alt 12.06.2008, 18:27   #77 (İleti Bağlantısı)
Temren
 
Üyelik Tarihi: 12.05.2008
İletiler: 145
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Kandaşlarım bu kadar sinirlenmemek lazım(!) Çünkü bahsi geçen kız/kızlar ve benzerleri, erkeklerle eşit koşullarda yaşamak istemiyor. Erkeklere itaat etmek istiyor. Bunu Kur'an'a dayanarak belirtiyorlar. Arap düşkünü yaltakların kutsallarını deşmek istiyorum biraz!

Nisa 34; Erkekler, kadın üzerine idareci ve hakimdirler. Çünkü Allah birini (cihad, imamet, miras gibi işlerde) diğerinden üstün yaratmıştır. Bir de erkekler mallarından (aile fertlerine) harcamaktadırlar. İyi kadınlar, itaatkar olanlar ve Allah'ın korunmasını emrettiği şeyleri kocalarının bulunmadığı zamanlarda da koruyanlardır. Fenalık ve geçimsizliklerinden korktuğunuz kadınlara gelince: Önce kendilerine öğüt verin, yataklarından ayrılın. Bunlar da fayda vermezse dövün. Eğer size itaat ederlerse kendilerini incitmeye başka bir bahane aramayın. Çünkü Allah çok yücedir, çok büyüktür.

Bizim değerlerimize küfür edenlerin değer olarak ortaya koydukları Muhammed'in fantezilerini okuyalım!

Nebe 31; Şüphesiz takva sahipleri için de başarı ödülü vardır.

Nebe 32; Bahçeler,bağlar,

Nebe 33; Göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar,

Nebe 34; Ve içki dolu kase(ler) .

Vâkı'a 22; İri gözlü hûriler,

Vâkı'a 23; Saklı inciler gibi,

Vâkı'a 24; Yaptıklarına karşılık olarak verilir.

Vâkı'a 34; Ve yükseltilmiş döşekler üstündedirler.

Vâkı'a 35; Biz kadınları yeniden inşa ettik (yarattık).

Vâkı'a 36; Onları bâkireler yaptık.

Vâkı'a 37; Hep yaşıt sevgililer,

Dûhan 53; İnce ipekten ve parlak atlastan giyerek karşılıklı otururlar.

Dûhan 54; İşte böyle. Bunun yanısıra biz onları, iri gözlü hurilerle evlendiririz.

Tûr 20; "Sıra sıra dizilmiş koltuklara yaslanarak"Onları,ceylan gözlü hurilerle evlendirmişizdir:

Bakara 223; Kadınlarınız, sizin için bir tarladır. O halde tarlanıza dilediğiniz gibi varın ve kendiniz için ileriye hazırlık yapın. Allah'tan korkun ve bilin ki siz mutlaka O'nun huzuruna varacaksınız. Ey Muhammed, müminleri müjdele!

Kadınlar bir tarladır ve erkeğin dilediği gibi gireceği bir nesnedir. Kur'an tarla erkeğin diyorsa bize anca susmak düşer(!) O dönemin iptidai dinini bugün okuyan genç bayanlar elbette kendini erkeğe teslim edecek ve kendini tarladan farklı düşünemeyecektir.

Nisa 3; Eğer (kendileriyle evlendiğiniz takdir de) yetimlerin haklarına riayet edememekten korkarsanız beğendiğiniz (veya size helal olan) kadınlardan ikişer, üçer, dörder alın. Haksızlık yapmaktan korkarsanız bir tane alın; yahut da sahip olduğunuz (cariyeler) ile yetinin. Bu, adaletten ayrılmamanız için en uygun olanıdır.

Ahzâb 50; Ey Peygamber! Mehirlerini verdiğin hanımlarını, Allah'ın sana ganimet olarak verdiği ve elinin altında bulunan cariyeleri, amcanın, halanın, dayının ve teyzenin seninle beraber göç eden kızlarını sana helal kıldık. Bir de Peygamber kendisiyle evlenmek istediği takdirde, kendisini peygambere hibe eden mümin kadını, diğer müminlere değil, sırf sana mahsus olmak üzere (helal kıldık). Kuşkusuz biz, hanımları ve ellerinin altında bulunan cariyeleri hakkında müminlere neyi farz kıldığımızı biliriz. (Bu hususta ne yapmaları lazım geldiğini onlara açıkladık) ki, sana bir zorluk olmasın. Allah bağışlayandır, merhamet edendir.

Ahzâb 50 ayetinden anlaşılacağı gibi ümmetine sınırlama getiren Muhammed, kendisine gelince uçanı kaçanı kendine helal kılmıştır. Daha sonraki Ahzâb 52 ayetinin yazılma amacıda gelen eleştiriler dolayısıyladır. Bize sınırlama getirirken kendin neden bu sınıra riayet etmezsin gibisinden bazı karşı çıkışlar olmuştur. Muhammed'de bir süreden sonra kendine kota koyma hissi duymuşki aşağıdaki ayeti yazmıştır(!) Tabi cariyede sınır yok(!)

Ahzâb 52; Bundan sonra artık başka kadınlarla evlenmen, elinin altında bulunan cariyeler hariç, güzellikleri hoşuna gitse bile, bunların yerine başka hanımlar alman sana helal değildir. Allah her şeyi gözetler.

Muhammed'in hafızasına derinlemesine yerleşmiş huri motifleri ile ayetlere son noktayı koyuyorum.

Rahman 72; Çadırlar içerisinde gözlerini yalnız kocalarına çevirmiş hûriler vardır.

Rahman 74; Bunlardan önce onlara ne insan ne de cin dokunmuştur.

Rahman 76; Yeşil yastıklara ve hârikulâde güzel işlemeli döşeklere yaslanırlar.

Muhammed fetişistleri önce kendi gözünüzdeki çapağa odaklanın! Özellikle bayanlarla ilgili ayetlere değindim ki aklını Araplara kaptırmamış ya da buna ramak kalmış olanlar gerçeği görebilsin! Zira Atatürk'ün, peygamberiniz gibi uçanı kaçanı hareme katmak ve farazi işlerle milleti aldatmak gibi bir uygulaması, düşüncesi olmamıştır. Atatürk ömrünü Türk milletinin refahı ve onuru için harcamıştır.

"Ben manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir doğma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır."

Mustafa Kemal Atatürk

Atatürk'ün, Arap dini ve Türklere etkisi konusunda, tarihi özet niteliğinde olacak sözleri;

Atatürk'ün El Yazmaları ( Medeni Bilgiler Afet İnan):

"Gerçekte dinleri konusunda halkın hiçir fikri yoktur; din dediği sey, bilinmeyen inanç dizgelerine ve gizle karısık emellere kör bağlılıktan baska birsey değildir.
Tarih bize öğretir ki, bütün dinler, milletlerin cehaletlerinin yardımıyla, utanmaksızın Tanrı tarafından göderildiğini söyleyen adamlar tarafından tesis olunmustur.

"Türkler Arapların dinini kabul etmeden evvel de büyük bir millet idi. Arapların dinini kabul ettikten sonra bu din Arapların (..) Türklerle birleşip bir millet teşkil etmelerine hiçbir tesir etmedi. Bilakis Türk milletinin milli rabıtalarını gevşetti; milli hislerini, milli heyecanını uyuşturdu. (..)

"Türk milleti birçok asırlar, (..) bir kelimesinin manasını bilmediği halde Kur'an'ı ezberlemekten beyni sulanmış hafızlara döndü. (..)


"Türk milletini Allah için, Peygamber için topraklarını, menfaatlerini, benliğini unutturacak, Allah'la mütevekkil kılacak derin bir gaflet ve yorgunluk beşiğinde uyuttular. (..)
Temren Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla