|
İnsanlar türbanlı öğrencilerin "okuma hakları ellerinden alınarak mağdur duruma düşürülmüş masum kızcağızlar" olduklarını zannediyorlar. Din ile ilgisi olmayan çağdaş, aydın kişilerin bile böyle düşündüklerine bizzat şahit oldum. Ömründe namaz kılmamış, oruç tutmamış, caminin önünden geçmemiş, hatta islam'a inanmayan bazı tanıdıklarımın "Yahu o kızların kime ne zararı var, sadece inandıklarını dinin gereğini yerine getirmeye çalışıyorlar, bırakın rahatça okusunlar" dediklerini kulaklarımla duydum.
Ama Fatih Altaylı'nın programı sayesinde herkes bez parçasıyla örtülü kafalarda hangi zehirli fikirlerin gizlendiğini açıkça görmüş oldu. 40 yıl uğraşsak bile topluma anlatamayacağımız birtakım gerçekleri o iki sıkmabaş yaratık birkaç dakika içerisinde en etkili ve vurucu biçimde anlatıverdi.
Anayasa Mahkemesi'nin kararından ötürü türban tartışmasının ve kutuplaşmasının had safhaya ulaştığı şu günlerde, türbanlıların gerçek yüzünü gözler önüne sererek toplumu bu konuda bilinçlendirmek isteyen "birileri" Fatih Altaylı ile temas kurarak o sıkmabaşları programa çıkarttırmış olmalı...
Hülâsa, bu "AKP'ye karşı yapılan bir psikolojik operasyon" idi ve başarıyla sonuçlandı.
(Toplumu Millî Mücadele'ye hazırlamak isteyen Kuvayı Milliye de bu tip psikolojik operasyonlar yapmıştır; mesela Said Molla denen ingiliz mandacısı, ümmetçi şeriatçı vatan haini yobazın serbestçe konuşmasına ve yazmasına bir süreliğine izin vermiştir. Said Molla'nın kustuğu lâflar sayesinde Anadolu Türkü "Din elden gidiyor ey ahali" diyen hacı hoca takımının gerçek maksadını anladı ve Kuvayı Milliye'ye destek verdi.)
|