|
Halk darbesi daha çok komünist kesimlerin kullandığı bir söylemdir. Kendileri söyler fakat kendi yalanlarına kendileri de inanmaz. Komünistlerin en bilindik yapıları bol keseden insanlık naraları atmaktır. Aslında özünde halk darbesi denen bir mevzu yoktur. Çünkü halk bilinçsiz bir kitledir. Darbeyi yapan işin bilincinde olan küçük bir beyin takımıdır. Halk hedefe gidilirken, hedef koyanlar tarafından yönlendirilen maddi, manevi bir güçtür. Darbe yapmak isteyen grup, onlara belirli bir hedef gösterir. Bu hedefe neden gidileceği noktasında da ikna edici olunmalıdır.
Kimi zaman ortam halkı harekete geçirir fakat başında hareketi yönetecek biri olmadan bu sadece dağınık bir sürü olarak kalacaktır. Bitirici güç beyin takımındadır. Aksi takdirde kafalar çok kısa sürede ezilir. Lidersiz, dağınık bir sürünün ortaya koyacağı akılcı bir yöntem yoktur. O sadece dağınık bir veryansındır. Bu veryansının maddi, manevi bir güç olması için, maddi ve manevi anlamda bir güç oluşturmayı bilen ve kendisi de o derece güçlü olan bir lider olmalıdır!
Halk kelimesini kullanmak istemezdim fakat fikrimi ancak o kelime ekseninde anlatabildim. Bu kelimede terimler dizgesi bakımından komünistlere aittir. Millet demekten çekinen bu kişiler, onun yerine halk derler.
Türk ırkının darbe yapma ihtimali yok mudur?! Koşulların oluştuğu bir ortamda gerçekçi bir liderin öncülüğünde Türk milleti, kahvehanelere darbe yapabilir! Fakat bu ihtimal çok zayıftır. Çünkü Türk milleti maddi,manevi olarak Arap ve Batı etkisindedir. Manevi olarak kendine dönemeyen millet, bu manevi hislerinden maddi bir güç oluşturamaz. Türk milleti kanında ki asaletin farkına varamazsa “halk” olarak nitelen bilinçsiz yığına dönüşür. Bu yığından da kendine has milli bir hareket beklenemez.
Halk darbesi safsatası bir yanıltmaca olmasına rağmen Türk milletinin bir darbe yapma imkanı uzak bir hayal değildir. Fakat bu unsur sadece Türklerden oluşacaktır. Sadece Türklerden oluşmuş bir hareket milli bir bilinç meselesi olacağı için bunu yığınla eş tutamayız. Halk yığını bilinçli olmayan bir hareket iken sadece Türk soyundan oluşanların oluşturduğu hareket bilincin dışa vurumudur. Çünkü soyculuk farkında olmanın, tarih bilinci ile harmanlandığı akla dayalı bir meseledir. Böyle bilinçli bir hareket, liderinin kendi kanından olmasına dikkat edecektir. Böyle bir liderin gücü ile manevi olarak şahlanacaktır. Değil yerel bir darbe, başka milletleri başına inecek maddi, manevi bir darbe olacaktır!
Orduyu unuttuğum sanılmasın. Bahsini ettiğim senaryo ordusuz bir darbe değildir. Ordunun olmadığı bir durumda zaten Türk ırkından bahsetmek mümkün değildir. Türk milleti tarihte de olduğu gibi her güçlüğü ordusu ile aşmıştır. Türk devrim tarihi ordunun öncülüğü ile şahlanmıştır. Fakat tekrar belirtmek gerekir ki Türk ırkından mürekkep olmayan bir oluşum Türk ırkının bilinçli bir harekatı değil sadece bir yığın hareketidir. Ki böyle bilinçsiz bir hareketin içinde ordunun olma ihtimalide yoktur.
Başarılı bir darbe harekatı ancak ordu ile sağlanabilir. Fakat milletle birlikte yapılacak bir darbe ancak ırk bilincine sahip olunabildiği kadarıyla mümkündür.
Ordusuz bir darbe işkembeyi kübradan sallamaktan farksızdır.
Ordunun öncülüğünde, Türkçülük bilinci ile donanmış Türklerin maddi, manevi anlamda desteklediği bir darbenin kısa ve uzun vadede çözemeyeceği mesele kalmayacaktır!
Başka bir yönüyle Türk milletinin bilinçli ya da bilinçsiz olarak, maddi ve manevi anlamda desteklemediği bir darbede başarılı olmaya, her zaman müsaittir. Türkçülüğü kavramış Türkler elbette orduya katkı sağlayacaktır.
Bunun dışında Türkçü olmayan yığınların ordu ile hareketi mümkün olmadığı gibi ayak bağı olma ihtimali çok büyüktür.
Darbe Türk milletine sorularak yapılamayacağı gibi Türk milletinden maddi, manevi anlamda destek almak zorunda da değildir.
Türkçülük fikri ile donanmış insanlar, ordunun attığı adımların uygulamada yerleşik olmasını sağlayacağı için her zaman önemlidir! Ki böyle bir bilinç sahibi insanların olmaması da ordu açısından çok büyük bir eksiklik değildir.
Ordumuz, Türkiye'nin çıkmaza girdiği durumlarda asil duruşunu her zaman gösterecektir. Bugün bu duruşun gösterilmesinin gerektiği bir dönemdeyiz. Siyasi, diplomatik ve askeri şartlar uygun olur ve bazı müdahaleler gereklilik arz ederse, ordumuzdan asil bir duruş sergilenme imkanı daima mevcuttur.
|