Tekil İleti gösterimi
Alt 01.07.2008, 10:54   #13 (İleti Bağlantısı)
Gök Yeleli Bozkurt
Otağ Yöneticisi
 
Gök Yeleli Bozkurt adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 19.01.2005
İletiler: 2,386
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Alıntı:
Göktuğ adlı üyeden Alıntı İletiyi göster
Muhammed mi demiş Nur suresinin 31. ayetini yoksa Tanrımı? Araştır biraz bütün dinlerde baş örtüsü emri Tanrı tarafından verilmiştir. 9 yaşındaki kızla ilişkiye girmiyormuydu demişsin ateistmisin satanistmisin nesin bu kadar olur cahillik...

Ben Müslüman bir Türküm yahudide olabilirdim hristiyanda kişilerin inançlarına göre yargılamak sana birşey kazandırmaz...
Diğer sözde kutsal kitaplarda da örtünün demek Allah'ınızın aklına gelmemiş mi? veya diğer dinlere mensup milletler baş paçavrasının konusunu neden etmiyorlar? Madem bütün din kitaplarında yazıyor, o zaman, o kadar deha ve bilgin yetiştirmiş olan Batı idrak edememiş de, yalnızca aptal, ilkel ve geri olan İslam ülkelerinin aşağılık veya mankurt milletleri mi bu sözde doğruyu idrak edebilmiş? Yüreksizliklerinden ötürü öte tarafı kurtarma hayaliyle hayvanlar gibi yaşayan hurafeci ilkel insan müsveddeleri sizi.

Bak bunları ben söylemiyorum, İlahiyatçı Mustafa Sağ söylüyor:

Alıntı:
"Kuran ayetinde ’başörtüsü’ diye bir kelime geçmemektedir. Buna rağmen tüm Kuran tefsirlerinde ve çevirilerinde Kuran ayeti ’başörtüsü’ olarak çevrilmiştir. Halbuki ayette geçen "HIMAR’ kelimesi ’Baş örtmek’ anlamında değil, sadece ’örtmek’ anlamına gelmektedir. Eğer, herhangi bir şey örtülecek ise. O şeyin vurgulanması gerekir. Örneğin masa örtüsü derken, örtmek kelimesinin yanına masa kelimesinin gelmesi gibi, başörtüsü dendiği zaman da "örtmek" ("hımar") kelimesinin yanına "baş" ("re’s") kelimesinin ’hımarü-re’s’ şeklinde gelmesi gerekir. Ayetteki ’hımar’ (’örtü’) kelimesinin yanında geçen ve vurgulayan kelime ’cuyub’ kelimesidir ki, ’yaka’ veya ’göğüs’ anlamına gelir. Çünkü, aynı kelime ’cuyub’ bir başka ayette (28:32) Hz. Musa’nın ’göğsüne/koynuna elini soktuğu’ şeklinde geçer. Yani, ’cuyub’ kelimesi, ’hımar’ örtmek kelimesi ile kullanıldığı zaman ’bihumûrihinne ala cuyubihinne’ başını örtmek değil, ’göğsünün üzerini örtmek’ anlamına gelmektedir. Geleneksel tüm yorumcular, Kur’an ayetini bilimsel bakışla değil de, birbirlerini taklit edip, ’Başörtülerini yakalarının üzerine kadar örtsünler’ diyerek ’Felyedribne’ fiilini de ’örtsünler’ diye tercüme etmişlerdir. Bu geleneksel yorumcular ’DaRaBe’ kökünden gelen bu kelimeyi burada, ’Başörtülerini örtsünler’ derken, bir başka yerde aynı ’DaRaBe’ kelimesini ’Kadınları DÖVÜN’ (Bak. 4:34) diye çevirmişlerdir. Özetle, Kuran’ın orijinal ayeti tüm açıklığı ile ortadayken, elverişli bir siyasal kullanım malzemesi olarak, sürekli gündemde tutulan başörtüsü, Kuran’ın değil, geleneklerin, kişisel görüşlerin dinleşmesinden kaynaklanmaktadır." (S. 373)
__________________
Türk, Tanrı'nın; Atsızcılar da Türk'ün öfkesinden yaratılmıştır.
Gök Yeleli Bozkurt Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla