Gözler kapanmış,kulaklar sağır olmuş,diller lal kesilmiş………
Şanlı Cumhuriyetimizin malum durumu yukarıda ki cümleyle çok güzel bir şekilde açıklanma durumuna gelmiştir.Türk insanını ekonomik tehditlerle sindirmiş,yıldırmış,yılmaya karşı mücadele edenleri zorlayıp sahte maskelerle kandırmaya çalışan günümüz iktidar sahipleri, insanlık vasıflarını bir kenara bırakmıştır.Cumhuriyet tarihinde en kötü ekonomik politikalarda görülmeyen uygulamaları ve yalanları zamanımızda hergün alenen ve artık kabullenilmiş bir edayla serbestçe yapan iktidar ve yandaşları Türk Milletini borçlu,yarı aç,bağımlı hale getirmiş ve aynı zamanda önümüze çıkıp utanma duygusu olmadan kötü olan ekonomiyi mükemmel aynı zamanda Cumhuriyet tarihinin en istikrarlı uygulamaları olarak göstermektedirler.
Kamuda,yaşam biçimimizde,milli değerlerde,siyasi görüşlerde hatta kıyafetlerimizde kendi siyasi görüşlerini egemen kılmak isteyen iktidar sahipleri milletin can damarı olan ekonomide de bu despot tavrını sürdürmeyi ahlaksızca istemektedir. Son aylarda ve son günlerde yaşanan zam yağmurları vatandaşın şemsiyesini deler hale gelmiştir.İktidar sahipleri meydanlara çıkıp ''Ekonomi iyiye gidiyor,enflasyon düşüyor fakat halk bunu anlayamıyor'' dediklerinde gerçekten halk anlayamıyor.Düşünün halk sizce neden anlayamıyor?Nasıl anlayacak çizilen pembe tablolar milletin kafasına siyah bir balyoz gibi düşüyor.Dikta zamlar çiftçiyi,esnafı,küçük ve büyük üreticiyi vuruyor.Hergün devasa işletmeler çalışan çıkarıyor yada iflas veriyorlar.Halk şaşkınlıktan artık etrafında olan biteni kavrayamaz hale gelmiştir.Her mecliste iktidara ithafen şöyle sorular soruluyor….''Vatandaş bu pembe tablodan neden fayda görmüyor?'' vatandaşa yansımayan bu istikrar kimlere kazanç sağlıyor?
Bu çalkantılı durumlar içerisinde leş kargaları da boş durmuyor.Dikkat edelim ne zaman Türkiyemizde ekonomik buhran yaşanmaya başlasın hemen İmf ekonominin canlandığını belirtir,AB kredi notlarını yükseltip bizim sırtımızı sıvazlar bu arada iktidardakiler ise vatandaşın belini nasıl daha bükeriz diye ekonomi tahtası üzerinde kendi oyunlarını tasarlamaya başlarlar.
Cumhuriyetin ekonomik imkanlarından bu kadar faydalanıpta bu kadar basiretsiz bir ekonomi geliştiren ve yürütenlerin ekonomiden bir şey anlamadıkları çok açık bir şekilde gün yüzüne çıkmıştır.Büyümeyi geliştirmek,vatandaşa hoş gözükmek için dış borcu çoğaltmak,ülkeyi finans kurumlarına bağlı hale getirmek,millet kazançlarını peşkeş çekmek ekonomik başarı ve büyüme değil yalancılık ve sahtekarlık örneğidir.
İktidar sahiplerinin zamanında çıkıp özellikle vurguladığı şu cümleyi hatırlayalım;
‘’HALKA HİZMET HAKK’A HİZMETTİR.’’
Ne oldu iktidar sahiplerinin halka hizmet anlayışı?Halk yanlış mı anladı acaba bu hizmet anlayışını?Hizmet; vatandaşın sağlık haklarını iyileştirmek,ekonomik gelirlerini yükseltmek,huzur ve refah içinde yaşamasını sağlamak,her türlü sosyal haktan insanca yararlanmasını sağlamak değilmiydi?Sahte maskelerle bu sorunları örtüp vatandaşların yüzüne gülen iktidar sahipleri despot ekonomik politikalarını açıklamayıp yalan üstüne yalan söylemektedirler. İstikrarı olmayan bir ekonomiyi istikrarlı göstermeye çalışarak prim kazanmaya çalışanlar bu uygulamalara karşı çıkanlarada siyasi güç ve etkilerini haksızca kullanarak adi bir şekilde saldırmaktadırlar. İktidar gücünü milletin sorunlarını çözmek için kullanacakları yerde daha çok milleti sarsılmaz vergi mükellefi haline getirmeye çalışanlar büyük bir bombayı ellerinde tuttuklarından habersizler. Türkiyenin engin ekonomik zenginliklerini kısıtlayarak halkı kendi kararlarına uymaya bağımlı hale getirmeye çalışan iktidar,her geçen zaman despot tavrını arttırarak vatandaşın belini bükmektedir.Vergi artışlarından,sosyal imkan ücretlerinden sonra milletin sofralarınada kirli ellerini atanlara bunun cezası gene millet tarafından çok ağır bir şekilde ödettirilecektir.
Bize,ne üreteceğimizi,işçinin,emeklinin,memurun ne kadar zam alacağını emreden İmf açık bir şekilde iktidar ile anlaşma yapmıştır.İmf kararlarını millete bir dayatma olarak gösteren iktidar bu sayede kendi atlarını istedikleri gibi oynatmaktadır. Sosyal ve ekonomik anlamda beli bükülen vatan evlatları çoğu kez isyan etmiş,suç duyurularında bulunmuş fakat iktidar hemen baskıya başlayarak şikayetçi kişi ve ailesi üzerinde haksız mali denetimler başlatmış ya da kamuda çalışan personelse idari baskıya maruz kalarak şehirden şehire sürüklenmiştir.
İktidar despot ekonomik politikalarıyla her dört kişiden birini yoksul hale getirmiş,her doğan çocuğun başına 7000 amerikan doları borç takmayı büyük bir özveriyle başarmıştır. İktidar ekonomik politikasını faiz ödeme üzerine kurmuş ve krediler sayesinde zaman kazanarak vatandaşa sopanın ucuna bağlı olan havucu göstererek yön vermiştir.Fakat zamanla yükselen faizler ve katlanan borçlar tavşanın mutlu bir şekilde peşinden gittiği rüya havucunu ortadan kaldırmış,faiz ödemeleri için despot ekonomik uygulamalar başlatılarak üretici yerlere atılmış,vatandaş acımasız ayaklar altında çiğnenmiştir.
Gelir düşmüş,işsizlik artmış,alım maddeleri fahiş zamlar karşısında el değmez şekli almış fakat iktidar sahipleri bu olaylara felsefi ve ekonomi profesörlerinden daha çok bilmiş bir bakış açısıyla sahte gülücüklerle yaklaşmıştır.
Ekonomik uygulamaları eline yüzüne bulaştırmış olan hükümet artık zamanının azaldığının farkına varıp milleti sanal ve içi boş konularla oyalamaya başlamıştır.Yeni taktiğini bulan iktidar,ekonomik çöküşün sallantısını azaltmak için haddi olamayan işlere göz dikip vatandaşa bunu iş yapan hükümet olarak lanse edip altta kalan pisliği örtmeye niyetlidirler.
Türk Milleti böyle bir oyuna haddinden fazla dayanmış ve dayanmakta olduğu şu zamanlar,millet kendi geleceği için nasıl zamanında yalancılara oy vermişse aynı şekilde de üzerinden atacaktır. Suni gündemler artık iktidar yandaşları hariç vatandaşın karnını doyurmuyor.Vatandaş aş istiyor,iş istiyor,Türk Milletine layık olarak insan gibi yaşamak istiyor bunu artık engelleyemeyeceksiniz.
Vatandaşa iyi tablolar gösterip,arkasından sırtına binenlere Türk Milleti Anadoluda yaygın olan şu sözü söylemeye başladı;
‘’ALAM DA KAÇAM MI?’’