|
BİDON DARBESİ
Bir tabir var bidon kafalı diye.
Nedendir bilmem ama son yıllarda ülkemizde bu tabire fazlasıyla yaraşır insanlar görüyorum.
Bu insanların bidon kafalılığı sadece bir dalga konusu değil hakikaten bidon özellikleri taşıyorlar.
İstediğin kadar doldurmaya çalış biraz yüklendimmi taşıyor ve verdiklerin boşa gidiyor.
Bu güruhun genel özelliği bu.
' Ekonomi şöyle kötüye gidiyor böyle battık esnaf kan ağlıyor derler sonrada ama Tayyip ne yapsın şu dinsiz imansız ordu ve putperest yargı varya hep onların yüzünden tam ülke istikrara giriyordu ki adamları korkuttular.Bak amerika'da korktu parayı çekiyor hep Kemalistlerin ve ulusalcıların yüzünden.'
Yeni yenide darbe konusunda yorum yapmaya çalışıyorlar.
'Efendim pirincin fiyatı arttı neden?
Çünkü Paşalar rahat durmuyor İhtilal yapacaklar.' derler...
Oysa bilmezler ki asıl darbeyi o kasımpaşalı yanık sesli yağız delikanlı yapmıştır.Ne darbesi?
Bidon darbesi.
Bu sözleri yurdum insanına söylemek haz vermiyor ancak bu bir gerçek.
Gerçekler tespit edilmeli ki hatalar görülsün , doğrular bulunsun.
Peki doğru nedir bu sürü felsefesinden nasıl kurtulacağız.
Cehaleti yenerek
Milli şuurdan ayrılmadan
Avrupa'dan medet ummadan Türk Birliğini düşleyerek.
Yukarıda bahsettiğim ilk temel esası yaklaşık bir asırdır sol siyasetçiler yağlandıra ballandıra anlattılar.'Yok efendim halk şöyle bilinçlenmeli biz şöyle halkçıyız böyle çağdaşız.' Ama görüldüğü üzre geleceğe yönelik hiç bir hamle gözükmüyor.
İkinci hususu ise ümmetçi çizgide ki saadet,fazilet,refah,anap,milli selamet ve türevleri sözde bu ideali üstlendiler.Ama onlarda milletimize arap afyonunu öyle işlediler ki milli bilinci uyandırmak bir hayli güç zaman ve imkan gerektirecek.
Son madde olan Türk Birliği ülküsünü ise senelerdir çapulcu ülkücüler ağzına sakız edip bu ülküye hizmet ediyormuş gibi gözüktü.
Aslında onlarında ana yaptığı şey Türklük bilincini unutturup Türk ülkesinin bir çiçek bahçesi olduğunu değerli milletimize kabullendirmekti.
Tüm bu saydıklarımın etkisiyle bu günlere geldik.
Yaşasın bidon devrimi...
|