Alıntı:
Karahisarlı adlı üyeden Alıntı
Filmin bir tarafında batı özentisi içinde olan, değer yargıları olmayan, sadece bu gece hangi mekana akalım, hangi kızı götürelim kaygısı taşıyan, maddi durumları iyi Taksim'deki concon gençler, bunlar filmde mağdur durumda...
Diğer tarafta ise sanayide çalışan, çıraklık yapan, tamamlanamamış bastırılmış duyguları olan taşralı fakir gençler, bunlar da tecavüzcü dayakçı konumunda.
Filmde dikkatimi çeken nokta, tecavüzcü işkenceci tiplerin seçiminde yanlışlık yapılmış olması. Ben Serdar Akar'ın yerinde olsam bu rolü kürt oyunculara verirdim, hele ki Nejat İşler Taksim'deki bütün barlara rahatlıkla girip çıkabilecek tipte biri, ancak rolünün hakkını iyi vermiş.
Burada tecavüzcü dayakçı serseri kıro rolüne en uygun seçim, kalitesiz yüksek bel kumaş pantolon ve gömlek giymiş, musluk hortumuyla gençlere dayak atan tipti. Yani tip, yapılan eylem ve kıyafet cuk diye oturmuştu.
Bu arada filmde gözünüzden birşey kaçmış zannedersem. Savcı Nail'le görüştükten sonra, arabaya binip geri vitese takıyor, daha sonra da arabanın içinde cep telefonuyla bir yeri arıyor, bence içerideki adamlarına emri veriyor.
|
Bu dizide kötü rolde oynayan herkes, Türk sinemasında gücünü ispat etmiş kişilerdi. Nejat İŞLER'i tartışmaya bile gerek yok. Adam dizilerde bile uzmanlığını gösteriyor. Bahsini ettiğiniz hortumla gençleri döven Serdar ORÇİN (kırk beş) de en az Nejat İŞLER kadar usta bir oyuncu. Çoğu kişinin "en iğrenç sahne" olarak nitelendirdiği, tezgâhın üstündeki kızın jiletle doğranması sahnesini yapan Hakan BOYAV (patlak) bu işin eğitimini almış bir kişi. Zamanında Ankara Devlet Tiyatro oyuncusuydu.
Oyunculuk, verilen rolü yapabilmektir. Gerçekten bu filmdeki kötü adamların hepsi rollerini çok iyi yapmışlardı. Bence konunun dışında usta bir de oyunculuk vardı. Rolünü tek yapmacık yapan, şu hamile kızın kocası olan uzun saçlı çocuktu. Zaten o barda değildi, o sırada dışarıdaydı.
Savcı'nın Nail ile görüştükten sonra arabada bir süre beklediğini ben de fark ettim ama bence o hapishanedeki adamları aramadı. Çünkü arasa mutlaka gösterirlerdi.
Yine de benim gönlüm, çırağın öldürülmesine karşı çıktı. Çünkü çırak hiç bir şey yapmamıştı.