|
Otağ Yöneticisi
Üyelik Tarihi: 19.01.2005
İletiler: 2,389
|
Sözde Ergenekon İddianamesi Komedisi
İstanbul Cumhuriyet(!) Başsavcısı Aykut Cengiz Engin, Atatürkçü ve laik kesimin bastırması sonucu uyduruk Ergenekon davasının uyduruk iddianamesini güya açıkladı. Dostlar alışverişte görsünler babından yapılan açıklamalar, iddianamenin değil zaten bildik hayali suçlamaların yeniden dile getirilmesinden ibaretti.
Başsavcı, kamuoyu tarafından zaten bilinen suçlamalardan farklı olarak, yalnızca Akp tarafından uydurulan yeni “terör” tanımını açıklayarak, sözde Ergenekon davasının, Atatürkçü, laik ve yurtsever kesimini haklı çıkartırcasına Akp’nin ve savcılarının davası olduğu noktasında kafalarda herhangi bir soru işareti bırakmamış oldu.
Başsavcının açıkladığı, Akp’nin gülünç ve tehlikeli “terör” tanımı şöyle:
“Terör örgütü deyimi, herkesin bildiği bölücü örgüt değildir. İlgili tanım yasada yer almaktadır. Devlet otoritesini bozmak amacıyla dahi yapılsa buna benzer eylemlerde terör suçu olarak kabul edilmiştir. İddianame de yer alan terör örgütü terimi bu kapsamda değerlendirilmelidir.”
Akp’nin “terör” tanımı, kendi uydurdukları Ergenekon operasyonunun, herhangi bir somut belgeye dayanmadığının ve yalnızca muhalif olan Atatürkçü laik kesimi sindirebilmek ve bertaraf edebilmek için yazdıkları bir senaryo olduğunun kendileri tarafından itiraf ve ilan edilmesidir.
Akp’nin terör tanımı, Anayasa’da yapılmış olan “terör” tanımına uymamaktadır. “Devlet otoritesini bozmak amacıyla dahi yapılsa” cümlesinde geçen “dahi” sözcüğü, tıpkı “terör” tanımı gibi Akp’nin uydurmasıdır.
Oysa ki, Terörle Mücadele Kanunu’nun 1.Maddesi’nde “terör” tanımı şu şekilde yapılmıştır:
“Terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Anayasada belirtilen Cumhuriyetin niteliklerini, siyasi, hukuki, sosyal, laik, ekonomik düzeni değiştirmek, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü suç teşkil eden eylemlerdir.”
Ergenekon Örgütü’nün, Atatürkçüleri bertaraf etmek amacıyla Akp tarafından uydurulan hayali bir örgüt olduğu, Akp’nin hukuk adamlarına özgü olan bu terör tanımı sayesinde de herkesçe -art niyetliler ve şuuru kapalı olanlar dışında- bir kez daha anlaşılmıştır.
Akp’nin yaptığı terör tanımının kapsamına kendisini eleştiren muhalif gazeteciler bile girebilir. Yani Akp, bu tanımı işine geldiği gibi yorumlayabilir.
Akp’nin yargısı madem böyle bir terör tanımı yapıyor, o halde bu terör tanımının, Fethullahçı yapılanlanmalar için de geçerli olması gerekir.. Fethullahçı yapılanmalar, Laik Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin otoritesini bozmak amacı “dahi” taşımıyor mu?
Gelelim Akp’nin savcılarının, Laik Cumhuriyet savunucusu Atatürkçülere yönelttiği suçlamalara:
-Terör örgütü kurmak (Yasalarda olmayan terör tanımın örgütü nasıl oluyor?)
-Terör örgütüne yardım etmek, (Hayali terör örgütüne yardım nasıl edilir?)
-Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaydırmak, veya görev yapmasını engellemeye teşebbüs (Hani, eylem nerede?)
-Türkiye Cumhuriyeti hükümetine karşı halkı silahlı isyana tahrik (Amma da sallamışsınız ha!)
-Patlayıcı madde bulundurmak, atmak ve bu suçlara azmettirmek (Ne patlayıcısı? Ümraniye’de bir gecekonduda bulunan el bombalarını kastediyorsunuz öyle değil mi? Peki, madem o el bombaları hayali terör örgütüne aitti, o zaman niçin o el bombalarını imha edip ileride çok işinize yarayacak olan kanıtlarınızı yok ettiniz? )
-Danıştay saldırısına ve Cumhuriyet gazetesine patlayıcı madde suçlarına azmettirmek (Yoksa, Ümraniye’de bir gecekonduda bulduğunuz el bombaları ile Cumhuriyet Gazetesi’ne atılan el bombalarının seri numaraları farklı olduğu için, el bombalarının Atatürkçüler tarafından atıldığı izlenimi yaratamazdınız diye mi imha ettiniz? Danıştay saldırısını ise şeriatçıların yaptığını anlamamak için ancak Akp’li olmak gerek!)
-Devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri temin etmek, kişisel verileri kaydetmek (Hangi hayali kozmik gizli belge?)
-Askeri itaatsizliğe teşvik (Bak sen! Yeter ki kulp takmalarına yarasın o zaman Askeri disiplinin uygulanmasını herkesten çok isterler!)
-Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik ve benzeri suçlar (Şeriatçılara ve işbirlikçilere karşı milleti uyandırabilmek amacıyla düzenlenmiş olan Cumhuriyet mitingleri halkı kin ve düşmanlığa tahrikse, o zaman sizin ülkeyi kutuplara bölmeniz, Laik Cumhuriyeti yıkma gayretleriniz ve ülkeye ihanet etmeniz hangi suç kapsamına girmektedir?)
Hülasa, Akp’nin muhaliflerini bertaraf etme amaçlı yazdığı senaryo, işte böyle uyduruk bir senaryodur. Ey Arapçı kazmalar partisi, darbe günlüğü nerede? Ya da Sarıkız ve Ayışığı darbeleri? Sizin hayatınız yalan, dolan, iftira ve entrika. Çünkü dincisiniz…
__________________
Türk, Tanrı'nın; Atsızcılar da Türk'ün öfkesinden yaratılmıştır.
|