|
Bakan Çelik, yakınıyor.. Kimseyi sevmiyor bu milliyetçiler, bunlar cani, insan olmayan canavarlar gibi taşıdığı düşüncelerini açığa vurdu. Ab'yi, Abd'yi sevmediğimizi ifade etmiş.. Bunda haklı, böyle düşünme veya hissetmeyi bizlere bıraksın, her insan istediği gibi hissetme seçeneğine sahip. Sevmiyoruz, sevemiyoruz ne yapalım çünkü Türklüğe aidatlık hissediyoruz.. Bununla birlikte, bakanın saydıklarından nefret etmiyorum.. El-kaide gibi, bu sevmediklerimi kendim ile birlikte beraber havaya uçurmak niyetinde ise hiç değilim ve asla olmayacağım.. Evet bakanın heyecanlanmasını sağlanan, AB, ABD gibi şeylerden nefret etmiyorum ancak bizlere uyguladıkları her haksızlığının aynen onlara uygulanmasını taraftarıyım.. Buda gayet doğal, kim sana ne yaparsa aynısını onlara uygularsın.. Gerçi, bu konu bakanın gözlerinin kafasından fırlamasına sebebiyet verecek.. Türk askerlerine, İrak'ta çuval geçirildiğinde saklanmalarına bir anlam verememiştim..
Sevmemek, sevmemek bu konu ve hissiyat bügün Japonya'nın dünyanın önde gelen ülkelerinden olmasını sağlamadımı? 2030'de Cia'nın ifade ettiği gibi Çin'in Abd'yi geride bırakacağı ifadelerine baktığımdan tekrar bu sevmemek hissiyatı hissediyorum.. Abd Çini, Atom bombası ile tehdit ettiğinden itibaren sevmemek duyguları ile hareket eden Çin, yarınlarda Abd'yi her konuda geri bırakacak. Ozaman ne olacak peki? Çin'e mi çevirecek gözlerini, bakan Çelik ve ilerde yaşaması muhtemelen olan Çelikler.
Aslında sizin devamlı kötülediğiniz, cani olarak gördüğünüz bu milliyetçi gençlere fırsat verildiğinde, dünyaya çok daha fazla açılıcağız ama bununda bir oyunu ve kuralı var.. Eşit şartlarda, kartlarımızı oynayacağız.. Abd, Ab ye haritadan silmek gibi niyet içerisinde değiliz.. Bu gençler, iktidara geldiğinden herkese savaş açacak değiller, ancak sizlerin nerdeyse Tanrısı gördüğü Ab ve Abd'ye karşı oyunu kuralına göre oynayacak.. Ama ilerde zaten efendiler değişecek, buna karşı bunların dış politası ne olacak merak ediyorum...
|