Ulu Türkçü Nihâl Atsız Otağı  

Geri git   Ulu Türkçü Nihâl Atsız Otağı > TOPLUMSAL KONULAR > Toplumsal Konular > Kültür & Sanat > Kültür & Sanat > Sinema > Yerli Filmler

Yeni Konu aç  Yanıtla
 
Konu Bağlantısı Seçenekler
Alt 12.08.2008, 15:47   #1 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
KARAORKUN adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 15.12.2007
Bulunduğu yer: BÜYÜK TÜRKELiNiN ARTViN iLi
İletiler: 261
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Alpagut Cigay Mokan - Tarihi bir film

Alpagut Cigay Mokan - Tarihi bir filmin anatomisi
M.S.568 yılı, Türük-Bil devletinin 5.nci Hanedanlığının 2.nci kağanı Kül-Tigin dönemidir. Kül-Tigin 40 yaşındadır. M.Ö. 879 yılında kurulan Türük-Bil, 1447 yıldır ayaktadır. Her alanda gelişmiş olan Türükler, hayvancılıkta ilerlemiş, eğitime önem veren yaylak ve kışlak çadır okullarında çocukları eğiten bir millettir. Bütün Türkistan topraklarına sahip olmuş olmasından dolayı, dünyada en büyük güçtür ve rakibi de Çin’dir. Lakin bu dönemde Çinlilerle anlaşma yapmış, Bizans’la da araları iyidir, ipek yolunun hakimiyetini elinde tutmak için. Arasının olmadığı tek devlet ise Sasani devletidir.
Türüklerin uygar bir millet olmalarının yanında savaşçı olmalarının nedenlerinden biri de, tüm eğlence ve festivallerinde savaşçı ruhu ve bedensel yetenekleri geliştirici oyunlarının olmasıdır. Kök Börü, at üstünde bilek güreşi, kuşak güreşi, süngüş oyunu, souş oyunu gibi oyunlarda Türükler tüm yiğitliklerini ortaya koymaktadırlar. Bunun yanında çocuk yaşta başlayan, ata binmekten başlayıp, ok atma, kılıç kullanma gibi eğitimler savaşçı öğretmenler tarafından verilmektedir. Mokan’ da 42 yaşında kültürlü, deneyimli, Kül-tigin ile 25 savaşa bizzat katılmış, askerleri eğiten erdemli bir öğretmendir. Nişanlısı da 30 yaşında Türük çocuklarına çadır okulunda, Türük kültürünü, tarihini, inanç değerlerini öğreten bir öğretmendir. Bir türlü evlenememişlerdir, Mokan’ın sürekli savaşlarda yer almasından dolayı. Kül-Tigin Mokan’a, sadakatinden ve savaşçılığından dolayı “Alpagut” namını layık görmüş ve Alpagut Mokan demiştir.
Kül-Tigin’in ipek yolu konusunda Sasanilerle anlaşamaması, buna karşılık Bizansla anlaşması, Sasanileri kızdırmıştır. Sasani askerleri krallarının emri ile zaman zaman, yerleşim yerine uzak obalarda yaşayan Türük çobanlara saldırıyor, çobanları öldürüyor ve hayvanlarına el koyarak ortadan kayboluyorlardır. Ovada çoban cesetlerinin bulunması, hayvanların yok olması olayı son zamanlarda sıklaşmaya başlamıştır. Lakin Sasanilerin yaptığı bir türlü kanıtlanamamaktadır. Kül-tigin emir verir, bu olayı çözene kadar obaların yerleşim merkezinden uzak yerlere kurulmasını yasaklar.
Mokan ve nişanlısı Ayımça bir gün beraber avlanmaya çıkmışlardır. Yerleşim yerinden uzaklaşmışlardır. 5-6- Sasani askerlerinin bir Türük çobana saldırdıklarına şahit olurlar ve Mokan müdahil olur. Çobanı kurtarır, 1 Sasani askerini öldürür, 1’ni ise tutsak alır, diğerleri ise kaçarlar. Tutsak ve cesedi, Kül-Tigin’in obası önüne getirir, atların sırtından yere atar. Ve Kül-Tigin’e bu olayı Sasanilerin yaptığını kanıtlar. Kül-Tigin Sasani kralına tutsağı elçileriyle birlikte gönderir. Bu tür olayların devam etmesi durumunda Türüklerin gazabının Sasanilerin üzerine olacağını yazar ve gönderir. Sasani kralı haberinin olmadığını, özür dilediğini, bir daha olmayacağını ifade eden karşı yazısıyla cevap verir.
Mokan Kül-Tigin’e nişanlısı Ayımça ile uzun zamandır evlenmeyi beklediğini, izni ile evlenmek istediğini arz eder. Kül-Tigin kabul eder ve emri ile düğün hazırlıklarına başlanır.
Büyük, Mokan’a yakışan bir düğün olur. Düğünde tüm savaş oyunları eğlenceli biçimde ortaya konur. Tüm halk davetlidir. Ziyafetler, eğlenceler, halkın sevinci, mutluluğu tüm ihtişamıyla görülmektedir. Nikah Tenri’nin şahitliğinde önce O’na söz verilerek, sonra Kağanın ve halkın şahitliğinde gerçekleşir. Bu arada yerleşim merkezini tepeden seyreden 200 kişilik bir eşkıya gurubu halkın eğlence içindeki zayıf anını kollamış bekliyorlardır. İçlerinden biri yayını gerer ve bırakır. Ok Ayımça’nn sırtında noktalanır. Gülmeyi beceremeyen Mokan’ın yüzü gerilir. Ayımça’ya bakar, Kül-Tigin’e bakar. Kül-Tigin şiddetle ayağa kalkar. Mokan “utacı” diueyerek bağırır, hemen utacı (doktor) gelir, Ayımça’yı kenara çeker. Eşkıyalar tüm süratleriyle yerleşim merkezine yaklaşıyorlardır. Yaşlı, kadın, çocuk panik içinde obalara koşuyorlardır.
Askerlerden bazıları yayını geriyor, bazıları kılıçlarını çekiyor, bazıları mızraklarını doğrultuyor ve Kül-Tigin’in obasını çember içine alıyorlardır. Mokan kılıcını çeker ve Kül-Tigin’in önüne geçer. Eşkıyalar obaları yakıyor, yaşlı, kadın, çocuk demeden biçiyorlardır. Kanlı, şiddetli bir çarpışma olur. Eşkıyalar yerleşim yerine ve halka ciddi zarar verirler ama ciddi de kayıp vererek, geri çekilip kaçmak zorunda kalır ve giderler. Bu eşkıyaların önce Sasaniler olduğunu sanırlar fakat sonra olmadıkları, soygunlar, baskınlar yaparak ganimetlerle yaşayan eşkıyalar oldukları anlaşılır. Fakat, Ayımça ölmüştür. Yerleşim merkezinin dışında cesedi yakılarak, kalabalık bir cenaze töreni yapılır. Tebessümünden başka güldüğü görülmeyen Mokan’ın gözlerinden sadece birer damla yaş gelir. Mokan yine yalnız kalmıştır.
Kül-Tigin Türük (Türk) ipeğinin Bizans pazarlarında yer alması için, Jüstinyen’e bir heyetle ipek gönderir. Heyetin başına deneyimli askerlerinden Mokan’ı ve ona bağlı 10 askeri görevlendirir. Heyet Anadolu’ya girmiş Arz-er-rum (Erzurum) Kaşgar dağlarında yedi göler bölgesindedir. Kervanlarına saldırılmış, çocukları kaçırılmış, erkekleri öldürülmüş insanlarla karşılaşırlar. Bu insanlar Mokan ve askerlerinin Kül-Tigin’in askerleri olduğunu sancaklardaki kartal sembolünden anlarlar ve sığınırlar. Kaşgar dağlarında eşkıyalarla karşılaşırlar. Mokan eşkıyaların göğsündeki sembolden, bunların kendilerine saldıran ve Ayımça’yı öldürenler olduğunu anlar ve amansız bir savaş olur. Mokan kağan emrini yerine getirmeleri için, kağanın mektubunu ve ipekleri iki askerine teslim eder ve onları Jüstinyen’e gönderir.
Mokan askerlerini kaybeder, eşkıya başını öldürür kendisi de ciddi yaralar alır. Buz tutmuş göle farkında olmadan atla girmiştir. At daha derinlere ileriye girmek istemez, Mokan’ı sırtından atar ve gider. Mokan buzlanmış göle düşer, buzlar kırılır ve suya gömülür. Kurtulma çabaları fayda vermez, elinde kılıcı ile donar.

Türkiye’nin her alanda güçlü olduğu, dünya devleri ile rekabet ettiği, dünya ülkelerinin güven duyduğu ve lider gibi gördüğü 2020 yılıdır. Teknolojik rekabet yaşlı dünyayı daha da yıpratmıştır. Küresel ısınmadan dolayı, mevsimlerde değişiklikler dünya insanlığını da etkilemektedir. 2020 yılı olmasına rağmen hala gelişen dünyaya karşı direnen insanlarda vardır dünyada. Bu örnekleri Türkiye’de de görmek mümkündür. Çoban bir çocuk koyunlarını gölün etrafında yaylada otlatırken karların arasından ucu görünen kılıcı görür. Karları temizler kılıcın uzantısı buzun içinde devam ediyordur. Karları temizler buzu açığa çıkarır, birde bakar ki kılıcı tutan bir ceset buzun içindedir. Göl Mokan’ın dönemindeki gibi büyük değildir artık. Küçülmüştür, çobanın koyun güttüğü yerlerde yaz aylarında bile dolaşmak mümkün değilken, artık karlar zirvelere doğru çekilmiş, ayazdan başka bir özelliği kalmamıştır.
Çocuk köy karakoluna gider karakol komutanına haber verir. Karakol komutanı önce gelir, cesedi teşhis eder. Cesedin günümüze ait olmadığı elindeki kılıç ve buz içinde görünen elbiselerinden bellidir. Daha sonra karakola döner. Bağlı olduğu komutanlığa gördüklerini anlatır. Komutanlık tarihi bir ceset ve bozulmamış olduğunu anlar, doktorlar devreye girerler. Donmuş cesedin bozulmaması için azot veya sıvılaştırılmış hidrojen tankı oluşturulur ve helikopterle cesedin olduğu yaylaya giderler. Komutan gerçekten cesedin bozulmadığını kendi gözleri ile görür. Helikopter havalanır. Pilot merkeze telsizle cesedi aldıklarını ve GATA’ya doğru hareket ettiklerini haber verir. Helikopter küçülerek gözden kaybolur. Mokan azot tankının içinde kristalize görüntü altında görülür.

“Tenri diledi yeryüzünü yarattı. Yarattıklarının üzerine insanoğlunu oturttu. Yaratmak Tenri’nin gücüdür, yaşatmak da Tenri’nin gücündendir.”

Nihat Yiğit 1961 yılının 04 Haziran'ında Manisa'nın Salihli ilçesinde doğmuştur. Savaş sanatlarına 1973 yılında Tae kwon Do ile başlamış, sırası ile Shaolin Kung-fu, Kyokushin Karate, Ashihara Karate ile devam etmiştir. 1999 yılında Sayokan'ı kurmuş ve başka ülkelere ait savaş sanatları ile tüm münasebetlerini bitirmiştir.1979 - 1981 yılları arasında Avrupa ülkelerinde (Avusturya, eski Yugoslavya, Almanya, İtalya, Hollanda, Belçika) savaş sanatları ile ilgili turnuvalara katılmış, savaş sanatları ile ilgili çalışmalar yapmıştır.

Türkiye' de en uzun öğrencilik dönemi, Ferhat ÖZSERT ustanın yanında geçmiştir (1981 - 1989). Savaş sanatlarına bakış açısı, onun yanında değişmiş, gerçek anlamını bulmuştur. Ferhat ÖZSERT ustanın Ashihara Karate'ye geçmesi ile Yabgu' da tereddüt etmeden Ashihara Karate'ye geçmiştir (1986). Ferhat ÖZSERT usta Yabgu için savaş sanatlarında gerçek bir değer ve ustadır. Yabgu'ya, eğitimciliğinin - ustalığının yanında bir ağabi, bir baba yakınlığını her zaman göstermiştir.
Yabgu, savaş sanatlarında her zaman sadece yarışma alanında makbul yetenekleri değil, yarışma alanı dışında, her türlü konum koşullarda kullanılabilecek doğaçlama yeteneği kazandıracak stratejik unsurları aramıştır. Maalesef diğer savaş sanatlarında bu stratejik eğitim ve anlayışı bulamadığı için savaş sanatlarını bırakma noktasına da gelmiştir (1989). Yarışma alanındaki tekniklerin ve savaşma anlayışının, spor salonunun dışında hiç bir işe yaramamış olması, Yabgu'yu arayışlara tevessül etmiştir.

__________________

TÜRK; ÖVÜN, CALIS, GÜVEN !
KARAORKUN Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 12.08.2008, 16:40   #2 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
KARAORKUN adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 15.12.2007
Bulunduğu yer: BÜYÜK TÜRKELiNiN ARTViN iLi
İletiler: 261
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
__________________

TÜRK; ÖVÜN, CALIS, GÜVEN !
KARAORKUN Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 18.08.2008, 13:24   #3 (İleti Bağlantısı)
Göktürk Çerisi
 
YÜZBAŞI YAMTAR adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 15.05.2008
Bulunduğu yer: Atsız Otağı
Yaş: 14
İletiler: 129
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Çok güzel bir filme benziyor andam.Acaba bu filmi nerde bulabilrim?Ya da videolarını nerde seyredebilirim yardım edebilirmisin?
__________________

YAŞASIN TÜRKÇÜ DEVRİMCİ MÜCADELEMİZ!!!
YÜZBAŞI YAMTAR Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 19.08.2008, 12:36   #4 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
KARAORKUN adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 15.12.2007
Bulunduğu yer: BÜYÜK TÜRKELiNiN ARTViN iLi
İletiler: 261
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Cekimlerin sürdügünü isittim.
Önümüzdeki aylarda gösterime girecegini saniyorum. Basbug Attilanin savascisi, Altarin oglu, Güclü Kahraman Tarkan emekli olacak gibi:)
Dilerim bu tür filmler sürekli cekilir. 70-80li yillarin yapimlarini izlemekten bikmistik. Bilgisunarda Nihat Yigit`e iliskin haberlere ulasabilirsin.
__________________

TÜRK; ÖVÜN, CALIS, GÜVEN !
KARAORKUN Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Yanıtla

Etiketler
- , alpagut , bir , cigay , Film , mokan , tarihi



Bu konuyu şu anda toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Yanıt Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB Kodu Açık
İfadeler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Otağ Yanıtlar Son İleti
Eski Şarkılar (Eski Türk Pop - Film müzikleri) Gök Yeleli Bozkurt Eskimeyen Şarkılar 21 14.11.2008 17:35
Film festivalinde skandal mi? yoksa gercegin ta kendisimi? TanrininKirbaci Yabancı Filmler 0 19.04.2008 21:12
İki film peş peşe ATABEK Türkçü Bakış 14 15.12.2007 00:30
Türkün Tarihi Tengiz Kendi Şiirleriniz 0 05.08.2007 06:32


Otağ Saati: 10:21


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.