![]() |
|
|
#1 (İleti Bağlantısı) |
|
Üyeliği iptal edilmiştir
|
ALTUNKÖPRÜ
Stratejik, coğrafik, uygarlık, kültür bakımından, çok eski Türk tarihinde özel yeri olan bu ALTUN KÖPRÜ Türk kasabası, Türk Şehri (Kerkük, Bağdat ve Kerkük, Türk şehirleri Erbil, Musul) gibi kuzey şehirlerle ilişkisi bulunmaktadır, ticaret ve turizm yolu üzerine düşen bu Türk kasabası eskiden beri ve bu güne kadar da Irak’ın diğer şehirleri ile yolculuk geçidi sayılmaktadır.
Tabii güzellikte de her gönlü vurgun aşık olana yer barınak koçak açarak, bu kasabanın havası güzel, kokusu mis amber, suyu bal tatlı sabah erkenden ılık meltem kokusu esen rüzgar, yeli, küçük zabta rengi avluya düşerek etrafı çam orman, ağaçlarla sarılarak süsleyerek, yüzde yüz temiz Türk olan ülkücü davasına sahip çıkarak, Türklükle coşan serin, şirin havası, yeri güzel baharda renkli, renkli güller kokular açılarak, umutlar, mutluluklar vermektedir, hiçte solmayan büyütücü tadıyla kokusuyla milli duygular gönülden, gönülle eserek coşmaktadır. ALTUN KÖPRÜ Türkmen bölgesi bambaşka anavatan Türkiye’yle bir gezici yeri sayılmakla, çok önemli yeri bu günümüze kadar bulunmaktadır. Altun köprü Türk şehri Kerkük kuzeybatısından 44 kilometre sağına düşer, Türk Erbil şehrinden ise 50 kilometre uzaktadır. Aşağı Zab, Küçük Zab söylenen ırmak Altunköprü'nün yukarısından ikiye bölünmüştür her biri kasabanın bir yanından akmaktadır, iki kilo aktıktan sonra kayabaşı köyünden dalgalanarak altında birleşir ve bir tek ırmak oluşturmakla kasaba böylece üç yere ayrılır, yukarı, aşağı, orta Kerkük’e yakın olan semte (Salıhıya) orta adaya (Orta yaka) Erbil yoluna düşene (Tısın) adı söylenir. Tasın tümü Türk olarak önce kasaba iken şimdi Kerkük’ün büyük bir mahallesi sayılmaktadır ikiye ayrılmıştır yeni ve eski Tısın, cellât Saddam Tısın Türklerinden çok sayıda idam ederek uzun yıllar Mahpushaneye atmıştır, baba, anne, oğul yaşlı genç kadın olarak her evden üç dört masum suçsuz Türkmenleri idam ederek kurşuna dizmiştir, birçoğunda yıllar boyu kayıp etmişti. Bugün Tisin önceden olduğu gibi Türkistan’da bulunmaktadır. Altunköprü da iki köprü bulunmaktadır büyük köprü, küçük köprü,ve Altun su köprüsü da söylenir, son yıllarda diktatör Saddam bu zavallı milletin durumunu ekonomi, siyasi durumunu ele almakla, kasabanın uzaklığında Altunköprü Türk kasabasına gelmekte olan araba yolcular, ticaretten yararlanmasın diye başka bir köprü yapmakla, kasabada işler çalışmalar durgun hala gelmiştir.. Altunköprü eskiden kervanlar buraya uğramak zorunda Kalmakla, Şimdide güney, orta bölgelerini kuzeye bağlamakta, ve yıllarca seyyah gezicilerin Avrupalıların aramış oldukları önemli büyük yol olarak buraya Uğramaktaydılar, ve çok yapıtlarda da Altunköprüye yer verilmiştir. Kasabanın kuzey batısından gelen [Haçar ]deresi ise ırmakla karşılaşmaktadır. Altunköprü'nün ne zamandan kurulduğu belli değil tarihte köprülere önem vermekle milattan binlerce yıl önce buralara uygarlık gelişme kalkınma ve Türk adında bir Milletin yaşadığını kaydederek, yazmaktadırlar. Artık buralarda hiç Bir millet olmadan Türk milleti varmış buralarda sayısız devletler büyük Türk milletimiz kurmuştur. Altunköprü Türkçe birleşik ad olarak hakkında Tarih ve millet arasında da neden bu adın verilmesi hakkında yazılar, söylentilerde çoktur.. ALTUNKÖPRÜ İLE İLGİLİ SÖYLENTİLER 1-Altunköprünün ilk yapılışında bir Altun halka köprüye takılmasıyla ilgilidir. 2-Altunköprünün, köprüsünün yapılmasında millet onu kolaylaştırmak için aralarında parça, parça Altın toplamakla hükümete vererek Türk ALTUNKÖPRÜ, kalkınması ve ilerlemesi iktisadının dehada iyileşmesi için ve kasabanın varlığı geleceği için bu yardıma katılmışlardır. 3-Altun köprü toprağının çok önemli verimli olduğu için, Altun ocağı olmakla, geçit yol olarak gelir sağladığından dolayı bu ad verilmiştir. 4-Altunköprü yapılırken uzaktan gelen kervanlar büyük Köprüsünde bir halka gömmüş, küçük köprüsünde bir halka Altun görmekle, ve çırak gibi aydın ışıklı yanarak Altun ocağı söyleyerek oradan kalmışlardır. 5-Altunköprü hakkında tarihte de küçük zabin yukarısı (Altun su ) diye tanıtmakla köprü yapıldıktan sonra (Altun su köprüsü) Söylenmiştir. kısaltmak üzere (Altunköprü )ye dönmüştür. [Hofman ] 6-Tanınmış tarihçi dördüncü sultan Murat 1638 miladi yılında Bağdat yolculuğunda küçük Zab üzerinde bir köprünün yapılmasını emir vermiştir, Altun ağırlığında olmasını söylemiştir, böylece iki köprü olmuştur. ALTUNKÖPRÜNÜN ADI 7-ALTUNKÖPRÜ adına sultan Murattan 78 yıl önce seyahate başlayan, Portekizli (Efso ) yapıtında Altunköprüden] konuşulmuştur.. 8-Tarihçi (Rüstem paşa ) uzun, uzun Altunköprüyü anlatmaktadır. 9-Fars tarihçisi(Şerafeddin ali yazdı ) Altunköprünü miladi 1424 yazmış olduğu (Zafer name )yapıtında Altunköprüyle ilgilenmiş (Faruk Sümer ) Türk tarihçisi ise Altunköprü adı 14 yüzyılın ortalarında var olduğunu anlatmaktadır. 10- Hüseyin Namık Orhun’un yapıtında ise iki köprünün Zab üzerinde dördüncü sultan Murat 1907 yapıldığını Musul salnamesinde belli etmektedir. Altunköprü Türklerinin arasında geçen açıklama söylenti dördüncü sultan Murat, Şah Abbas’a karşı giriştiği Bağdat seferinde Kerkük Türk şehrine bir kumandan göndermiştir, kumandan Altunköprüye geldiği zaman bir köprü yapılmasıyla uğraşır, savaş vaktinde kumandanın boş yere vaktini geçirdiğini gören sultan savaşa katılmadığını ve korkak olduğunu düşünerek, çok kızıp öfkelenerek yapmış olduğu köprüye yaklaşmadan, binmiş olduğu atla suya sürerek, Irak Türkleri arasında tanılan (Hoyrat ) bir tür şiir cinaslı bir kaç anlam taşıyan hoyratını söyler., Su seni Su büyütmüş, Süseni Geçme namert Köprüsünden Koy aparsın, su, seni Yatma tilki yatağında[gölgesinde] Koy(bırak) yesin Aslan, seni Türk ordusunun kahraman yiğit olduğundan dolayı Sultan ister kumandan, asker er olsun savaştan kaçmak olmaz, çünkü düşmanla karşı karşıya korku ölüm bilmeden savaşmalı cephede durmalıdır. BURALAR TÜRKLERİN YERİ Eski çağdan beri Türk milleti bu bölgelerde yaşamışladır, Karakoyunlu devleti başbuğu Bayram hoca 14 yüzyılın ortasında kış mevsimi Altunköprü, Kerkük’te geçirtmekteydi. Altunköprü kasabası Türk yerleşim merkezi olarak, buradaki Türkler milattan önce burası Türk’ün vatanları olduğu tarih kitaplarında görünmektedir, böylece Irak Türkleri bir bölüm yazarların söylediklerine göre, bizler Osmanlı imparatorluğundan,ve Abbasiler, Amavilarla Irak’a yerleşmiştik, Irak’ta hiç bir millet olmadan bizler burada olmamız bellidir. daha Milattan önce (Şemiro) olan Altunköprü adı (Derin köy) olmuştur ayrıca Sümerlerin Türk oldukları tüm tarih kitap, yapıtlarında bellidir, Sümerler ilk millet olarak Irak’ın kuzeyi ve güneyinde yaşayarak uygarlığı kurmuşlardır her bir alanda ilerlemişlerdir, böylece bizler Sümerlerden bir parça olarak Irak olmadan bu topraklar bizlerden kalmıştır. Kerkük şehri yüzde yüz bir Türk şehri olarak etrafı ve içi Türklükle yaşamaktadır Altunköprü gibi. Bayat, Oğuz , Ak koyunlu, Kara koyunlu, gibi bu bölgede yerleşen Türk kabilelerde gelmişlerdir birde dördüncü(Murat) dönemindeki Osmanlı imparatorluğundan ve Selçuk imparatorluklarından bir bölümü burada kalmışlardır,. ALTUN KÖPRÜ OYMAKLARI Altunköprü Oymaklarına gelince, Demirel, Ateş, Acem, Ağalar, Bekler, Allaf, Attar, Bakkal, Balıkçı, Balyemez, Bayraktar, Behlüller, Dilber, Azizler, Hayyav ,Oruç, Sıncana, Bayat, Salıhı,Seyitler, Kervancı, Doğramacı, Sarhoş, ve başka Acem evi, acemli, siyan, düşap, Ateş, Fereç, Keleş evi, divana,haydara,Köprülü,Derviş, oymaklarda bulunmaktadır.. ALTUNKÖPRÜ KASABASINDA TANINANLAR ALTUNKÖPRÜ bir Türk bölgesi olarak çok sayıda yazarlar, şairler ses sanatkarı, bilginler yetiştirmiştir bunlardan Şükür Han zad, Şevket Ateş oğlu, Muhsin Behçet, Av Tarik Zeynel, Ziyat Köprülü, Sadun Köprülü, Faruk Faik, Zanun Taha, Bektaş Köprülü, Mulla Sadun, Mulla Haşim Köprülü, Ümit Osman Köprülü, Satıh Köprülü, Zühdü Namık, Abdurrahman Gör ses, Kamil Köprülü,Sinan Köprülü, Abid Köprülü, Sitar Köprülü, Ablukadır Ömer, Zanun Tüfik, Kara Sadi, Cuma Kasapoğlu ve başkaları. ALTUNKÖPRÜ 1959 Kerkük katliamı 14 Temmuz 1959 Yılında Kürtler hazırlık görerek Altunköprü kasabasına saldırı yapmaya plan çizerek Peşmergeler üç gün bekleyerek bir türlü Altunköprü’ye giremediler çünkü Türk milleti tüm güçleriyle karşı durmaya ölmeye can, kan vermeye toprağa, bayrağa ant ederek bir Kürdü Altunköprü’ye girmesini yasaklayarak kadınlar, çocuklar yaşlılar bile hazırlık görerek her türlü kollanan aletleri eve bırakarak gece gündüz uyumadan uyak kaldılar beklediler gelenleri saldıranları yok etmeye tüm insanlarımız birleştiler böylece düşman Altunköprü’ye korkudan giremediler. ALTUNKÖPRÜ VE KÖPRÜLÜ SOYADI. Altunköprü kasabasında Köprülü soy adı bugün Türkiye’nin bir çok yerinde bulunmaktadır özellikle İstanbul, Ankara Altunköprü aileleri Türkiye’de bulunan Köprülü Zada Ailesiyle akraba olarak dördüncü Sultan Murat döneminde Altunköprü kasabasına yerleşerek o dönemde bir çok Altunköprülü Türkiye’ye yerleşerek Köprülü soyadını kollanmaktadırlar Türkiye’de tanınan Köprülü zada ailesinden önde gelenlerden Mehmet Fuat Köprülü zadadır. Dünyanın neresinde olursa olsun tüm Türkler bir ailedir kan kardeş olarak birbirleriyle kan ırk Türkçülük duyguları bulunmaktadır. ALTUNKÖPRÜ SADDAM REJİMİNDEN SONRA ALTUNKÖPRÜ Türkleri Saddam düştükten sonra çok sevinerek kutsal şehitlerinin mezarda ruhları şad olarak demokrasiye inanarak ana dilleri Türkçe’yi tüm çalışma çabaları ile Türkçe okullar açarak çocuklarını kendi ana dillerini öğrenmek için yazdırmışlar bugün tüm baskı engellere reğman Türkçe okullar ve Türkmen Cephesinin kolu ile Türkmen milli parti dernekler açılarak adlar Türkçe bırakılmıştır. Ve tüm evlerde Türkçe kanallar ve Türkmeneli televizyonu izlenmektedir. Her ne KADAR Kürtlerin baskılarına karşı Altunköprü Türkleri direnerek haklarını şehitlerin kanıyla milli mücadele ile korumaktadırlar.. DİKTATÖR SADDAM’IN ALTUNKÖPRÜ SOY KIRIMI ,KANLI KATLİAMI Irak baas hükümeti iktidara gelmesinden bu yana, uyguladığı baskı politikasından Türk Şehirleri canım Kerkük, Erbil, Musul, Diyala Türk Telafer, Kifri, Ömer mandan, Şahreban, Selamiye, Karakoyunlu, Tuzhurmatu,Tazehurmatu, Beşir, Tısın, Hanekın, Mendili, Köy, bucak, İlçe, Kasabalarımız, Türk Altunköprü özellikle nasibini almıştır. Buların hesabı çok zor olmuştur, çünkü kendileri Türk, dilleri Türk Tarihleri Türk, Altunköprü da Türk’ten başka hiç bir millet yoktur, ve olmamıştır köyden, dağdan başka Türk olmayan yerlerden gelenler hiçte Kerküklü, Erbil’i, Musullu ,Altunköprü, Telaferli olamazlar, bu yerlerde öteki Türk yerlerimizle Türk’tür, Türk kalacaktır, Kerkük ve tüm Türk yerlerimiz ne Kürdün, ne Arap başkalarının boş sözüyle Türklüğünden soyluğundan yurdundan toprağından ölse de ayrılamaz vazgeçmeyecek.. Çünkü büyük milletimiz ahlaklı, dürüst, şerefli, çalışkan, gelenek, göreneklerine bağlı olmaları nedeniyle, iktidarın zulmüne maruz kalmışlardır. nice kötü kara günler yaşamışlardır. 28 Mart 1991 tarihinde ayaklamada Kürtler Türk toprağına girmekle,yağma talan ettikten sonra, Türk olduklarından dolayı, onları korumak istemeyerek, Irak İstihbarat askeri güce engel olmadan,bu yerleri korkudan bırakarak, kaçarak ve bu milletin yok olmasına çalışarak, Kendilerini kurtarmakla, milletimizi ölüme karşı bırakmışlardır. Bu milletin bir kısmı rejime, karşı ölümü göze alarak, yollarından dönmeden, durup mücadele vermeye başlamışlardır, çünkü diktatör yıllarca gençlerini idam etmekle, zindana atarak, milletini sürgün etmiştir. diğerleri ise korkusundan, arkası olmadığından kimsesiz olduğunu düşünerek başka ülkelere kaçmışlardır, çoğunluk Anavatan Türkiye’ye yerleşmişlerdir. baas partisinin (1968)yılından itibaren iktidara gelip planlı olarak çizilmiş siyaset programlarını bu kimsesiz talihsiz halka uygulamakta idi. milli duygularını yok etmek için uygarlığa ahlak Şerefe uymayan insan ilkesine aykırı davranış baskı yollarla tecavüzde bulunmuştur. Saddam istihbarat askerleri 28 Mart 1991 ayaklanmasından sonra Türk ALTUNKÖPRÜ kasabasında yaşlı kadın erkek çocuğa karşı hava destek vermekle, bu kasabaya girerken herkese ateş açarak evleri basarak, tank zırhlı birliklerle saldırarak top ateşine tutuktan sonra, toplu halde kaçanların önüne geçerek hepsini birden soruşturmasız kurşuna dizerek, idam etmiştir ve cesetlerini (Şafulla) kepçeyle toprağa gömerek gizli tutmuştur, bunların içinde[(7-8) yaşında çocuklarla,80 yaşında yaşlılarda, kadılarda bulunmaktadır, bu yaralı günahsız silahsız Türkler kutsal Ramazan ayı dolayısıyla, oruç olarak susuz yemeksiz oruçlarını bile açmadan toprak altına atılmışlardır gömülmeden, kanlı giysileriyle, artık bu doğru hak uğrunda şehitlerimizin haberlerini bayramdan 15 gün sonra öğrenilmiştir, bu soykırımda, iki yüzden fazla Türkmen Altunköprü kasabasında kurşuna dizilerek, şehit olmuşlardır. bu korkunç canavarcasına.ülküdeş soydaşlarımıza yapılan kıyıcılık sorgusuz, yargısız olarak en acı, haincesine yapılmıştır. Bu katliam Bağdat’tan cellatlar Saddam ve oğulları Kusay, Uday, Ali hasan Mecit tarafından uygulanmıştır. zalim diktatörün özel askerleri eliyle işlenmiştir böyle canavarca, vahşice insanlık dışı, uygarlığa yakışmayan bu olay zevatlı AltunKöprü Türklerine uygulandı. aylarca birden (kız, çocuk, yaşlı) ayrımı yapmadan yalnız Türk oldukları önlerine gelen herkesi suçsuz kanlarıyla ailesine vermeden, yer altına bırakmıştır, Saddam rejiminin devam etmesi Irak Türkleri için büyük bir felakettir sayılmaktaydı ama ne mutlu bugün milletimizi bu kanlı rejimden kurtararak şehitlerimizin ruhları mezarlarında şad olmuştur. . Saddam’ın acı olaylarından (Altun Köprü. Dibis) ilçesindeki Bay Hasan bölgesinde insafsızca gün ertesi uygulanan Altunköprü katliamında vicdansız baas Saddam zalimleri bunlara hiç Acımadan göz yaşlarına bakmadan kıyasıca acı bir sahne ile (oğlum diye Çırpınır sitemleri göğe çıkan Anneler ağlayarak, Babam diyen yetim öksüz kalan çocuklar, vah ah kardeşim seni niçin zalimler Saddamcılar, cellatlar, öldürdüler bağırıp, çağıran bacılar kardeşler) kollarını ellerini, gözlerini bağlamakla suçsuz yere Cellat Saddamcılar hepsini ölüm cezasına çaptırdı. Irak Türklerini azınlık gören tüm millet örgütler nerde idi bilsinler ki bizler Irak’ın her bir yerinde varız ve Irak bizimdir kimsenin değil bizleriz Irak’ın kültürünü, tarihini, şeref, töresini koruyan en eski ve büyük millet bizleriz, her şeyimiz belli, nerde, kim bu zavallı insanların hakkını alacak uluslararası örgütler neredeydi, İnsan hakkını savunan Birleşmiş Milletler bu hakkı neden niçin savunmuyorlar? Siyasi teşkilatların görevi nedir? yeni çağda din ırk ayrımı yapılmadan insanlar sevgi,,barış güven içinde yaşama arzusu duyarken talihsiz, kimsesiz bu millet kanlı ve korkunç olayları yaşaması acaba haksızlık değil mi? Milletimize karşı baskısı önüne gelen her şeyi yıkıp, yıkıp, Türkleri berbat perişan etmiştir. Ne zaman bunun hesabı sorulacak? Uluslararası adalet mahkemesi ve adalet yerin bularak Saddam cezalandı ve hakkını alarak şehitlerimizin kanları yerde kalmadı..ve Türk milletine karşı çıkan başka düşmanlarla, böylece utanç verici olaylardan kıyıcı rejim Türkmen halkına Altunköprü Milletini tedirgin edip korkuda yaşatıyordur . işkence , güç , idam, Kurşuna dizmekle bu Türk milletini yok etmek silmeye çalışmaktadır, artık Saddam’ın yok olmasıyla tüm düşmanlarda bir gün yok olacaklar. TÜRK ALTUN KÖPRÜ KASABASINDA ŞEHİT OLANLARIN ADLARI. 1-Ahmet köprülü–1948 2-Hazım Enver Abdullah–1962 3-Atilla Ahmet Enver- 1976 4-Turan Ahmet Enver–1974 5-Adnan Halit Menden–1958 6-Mehmet Halit Menden–1952 7 -Oğuz Semi Emin–1983 8-Cengiz Mazlum Nuri–1968 9-Mensur Mazlum Nuri–1967 10-Nuri Mazlum Nuri–1971 11-Hani Mithat izzet–1970 12-Isam Mithat İzzet–1964 13-Amir Mithat İzzet–1960 14-Melik Faysal Süleyman–1966 15- Şalan Faysal Süleyman–1967 16-Abbas Salih Sait–1973 17-Abdullah Kâhya–1973 18- Ali Abdullah Kâhya–1974 19-Abdul selam Reşit Hasan–1966 20-Adil Bayız Hurşit–1972 21-Ali Hüseyin Abbas–1973 22-Atilla Nasıh Bezirgân–1968 23-Ayat Kadir Rahman–1966 24-Aziz Ali Sait- 1955 25-Aziz TACIL–1953 26-Cebbar Sıdık–1957 27-Celil Fethi Mehmet- 1945 28-Cemal Ahmet Ferac–1962 29-Cemal Şükür Sait–1964 30-Cevdet Haydar Behrem–1959 31-Çetin Esat Behçet–1974 32-Erdal İhsan Mahmut–1972 33-Erşat Hurşit Reşit–1955 34-Eyüp Salah Sait -1975 35-Fazıl Cihat Fettah–1954 36-Halil Fettan–1945 37-Halil Fethi Mehmet–1956 38-Hamit Garip- 1942 39-Haşim Haydar–1968 40-Haşim Mehmet Tavik–1966 [iki kardeş görmek halı olmayan] 41-Kasım Mehmet Tavik–1962 42-Haydar Gaydan–1956 43-Hışam İhsan Ali–1971 44-Hüseyin Ali Ahmet -1958 45-Hüseyin Ali Ekber–1965 46-İhsan Ali Feyzullah–1932 47-İhsan Mahmut Veli–1940 48-Mehmet Reşit Veli–1925 49-İmat Mehmet Reşit–1960 50-Isam Osman Cemil–1964 51-İsmail Şükür–1973 52-Yıldırım Kakıl kerim–1979 53-Mahmut Attar -1940 54-Mehmet Selim–1982 55-Mustafa Süleyman1974 56-İskender Ali -1957 57-Necat Teki–1967 58-Necip Sait Salih–1957 59-Nevzat Kadir Rahman–1968 60-Nihat Abdülkerim Ali–1965 61-Nizamettin Şükür Hamdı–1958 62-Nurettin Terzi Ve İki Çocuğu 63-Orhan Hamit–1967 64-Osman Cemil–1930 65-Ömer Hurşit Salih–1936 66-Amir Ömer Hurşit–1954 67-Sabah Ahmet Hamdı–1944 68-Saddam Reşit Hasan -1971 70-Saib Tatar Kadir–1955 71-Salah Sait Salih–1938 72-Sattar Rahman Aziz–1945 73-Suud Hattap Osman–1967 74-Şahap Ahmet Ferac–1961 75-Şahin Nasıh Bezirgân–1975 76-Şükür Hamdı Mehmet–1932 77-Tarik Bayız Hurşit–1963 78-Adnan Bayız Hurşit–1964 79-Yaşar Hamit Abdurrahman–1965 80-Zaim İsmail Hasan -1961 81-Zeynel abdın Fazıl -1946 82-Zeynel abdın İbrahim- 1975 83-Hasip Müşir Rıza–1953 84-Abdurrahman Müşir Rıza–1995 85-Selam Reşit -1954 86-Nedim Reşit -1965 87-Hışam İhsan Ali Rıza–1957 88-İhsan Ali Rıza -1958 89- Mahmut Reşit -1954 90-Cünit Seat Behçet–1972 91-Cemil Süleyman Abbas–1983 92-Kemal Sabır Ahmet–1981 93-Sezer Cuma Yasin–1978 94-Secide Hişam Tüfik–1975 95-Şükriye Semin hasan–1944 96-Bedriye Halit–1936 97-Şamil Abdulrrahim–1947 98-Kabil Abbas Burhan–1928 99-Rüştü Halil–1967 100-Nazar Mehdi–1957 101-Ercuman Keylan Mehmet- 1956 102-Abdülmecit Abdülkerim–1941 103-Adıl Ömer Hurşit–1965 7 Nisan 1986 kıyıcı Kürtler tarafından arkadan kurşunla vurulmuştur. 104-Mehmet hac Halil -1968 14 Haziran 1986 Kürtler tarafından şehit olmuştur. 105-Rüştü hac Halil–1967 106–1987 yılında Kürtler tarafından arkadan vurularak şehit edilmiştir. 107- Nazar Mehdi–1957 1986 kıyıcı Kürtler tarafından arkadan kurşunla vurularak şehit olmuştur. 108- Ayet Müşir–1970 Kürtler tarafından arkadan kurşunla vurularak şehit olmuştur. 109- Orhan hac Ekram1971 Kürtler tarafından arkadan kurşunla şehit edilmiştir. 110-Fatih Nefi -1956 Türkiye mezunu Türklük Turancılıkla Türkiye’yle suçlanarak tutuklanarak bir arabaya bomba bırakarak Saddam rejimi el ayağını 1980 keserek şehit etmişlerdir. Mühendis 111- Hüsamettin hac Nuri Behçet–1952 Türkiye mezunu mühendis Milli Türklük doygusundan dolayı Saddam diktatörü arabasına bomba bırakarak şehit olmuştur. 112-Mehmet Hac Nuri–1955 Bir süre kayıp olduktan sonra Saddam cellâdı tarafından idam olmuştur... 113-Selahattin köprülü - 14 Temmuz 1959 tarihinde Kürtler komünistler tarafından canavarcasına asılarak şehit edilmiştir. 203-Kemal Abdul Samet Ferit - 14 -Temmuz 1959 Kürtler komünistler tarafından işkenceyle Şehit Edilmiştir. 114- Muzaffer Müzhir–1962 1982 yılında Türkiye ile ilgili Saddam rejimi cellâdı Şehit Etmiştir. 115- Abdulkadır Esat -1932 1982 tutuklanarak 1986 de özgür olduktan sonra Irak Muhaberatı Tarafından zehirlenerek şehit olmuştur |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk) | |
| Seçenekler | |
|
|