![]() |
|
|||||||
| Türkçü Bakış Türklük ve Türkçülük ile ilgili bilgiler, güncel haberler, yorumlar, değerlendirmeler vs.. |
![]() |
|
|
Konu Bağlantısı | Seçenekler |
|
|
#1 (İleti Bağlantısı) |
|
Alman ve Nazi özentisi olduğu için atılmıştır
|
Aynı kısır döngü ..Yazık...:(
Tufan Türen'in yazısı okunup ders alınması gereken bir yazı.
Aynı kısırdöngü OSMANLI İmparatorluğu ilk borçlanmasını 1854 yılında Kırım Savaşı’na girdiğinde yaptı. Savaş giderlerini karşılamak için alınan borç, zamanında ödenemedi ve yeni borç alındı. İmparatorluk çağa ayak uyduramadığı için aslında iflas etmişti. Borçlarını ödeyebilmek için sürekli borç almaya başlamıştı. Yıllar ilerledikçe borç sarmalı içinden çıkılmaz hale geldi. 1875’te Padişah Abdülaziz bir memorandum yayınladı ve devletin iflas ettiğini dünyaya açıkladı. Dağlar gibi biriken borçlar koca imparatorluğu yıkmıştı. Bunun üzerine alacaklı ülkeler paralarını tahsil edebilmek için "Düyun-u Umumiye" diye bir kurum oluşturdular ve imparatorluğun gelirlerine el koydular. İmparatorluk bütün kaynaklarını alacaklılara ipotek etmesine karşın borçlarını bitiremiyordu. İçinden çıkılamaz bir kısırdöngüye sürüklenilmişti. * * * Yeni alınan borçlar verimli kullanılmıyor, artı değer yaratılamıyor, borçlar büyüyordu. Bu kısırdöngüden kurtulamamanın nedeni imparatorluğun çağın gelişimine uyak uyduramamasıydı. Osmanlı’da hákim olan köktendinci kafa, her yeniliğe dini bahane ederek karşı çıkıyordu. Bu yüzden matbaa tam 300 yıl geç geldi. Bu da bilgi toplumu olmayı geciktirdi. Oysa Batı, matbaanın sayesinde bilgiyi tüm topluma yaymış, bu sayede teknoloji geliştirilmiş, sanayi devrimini tamamlamıştı. Genç Osman ile III. Selim kötü gidişi gördü. Ancak onlar da gericiler tarafından öldürüldü. İsyan çıkaran çapulculara boyun eğildi ve yeniliklere dönük adımlar atılamadı. II. Mahmud bu yüzden felç geçirip kahrından öldü. Bu padişahın döneminde açılan Batılı tarzda okullar "Ulema"nın hışmına uğradı. Bu geri kafalı insanlar "Bu okullarda Kuran okuyan çocukların ayakları yere değmiyor. Bu dine aykırıdır. Onun için bu okullar kaldırılmalıdır" dediler. Padişah, bunlarla pazarlık yapmak zorunda kaldı. Sonunda "Öğrenciler Kuran okurken sıraların üzerine bağdaş kursunlar" diye bir orta yol bulundu. Bu çağdışı komik uygulama yıllarca sürdü. * * * Yine II. Mahmud döneminde İstanbul’da başlayan kolera salgını halkı kırıyordu. Kenti fareler basmış, kuyular farelerle dolmuştu. Padişah, Avrupalı doktorların önerilerine uyarak kenti karantinaya almak istedi. Ancak Şeyhülislam karşı çıktı ve şu fetvayı verdi: "İçine fare düşen kuyunun suyunu besmele çekerek yedi kere değiştirin, mikrop falan kalmaz tertemiz olur, karantina dinimize aykırıdır." Fetvanın gereği yapıldı ama kolera bitmedi. 7 yıl süren salgın İstanbul halkını kırdı. Çağdaş atılımları yapamayan imparatorluk borçlarının altında ezilip paramparça oldu. Tarihte yaşanan bu ilginç ve ibret alınacak olayları, Orhan Çekiç’in belgelere dayanarak yazdığı "Samsun’dan Erzurum’a" adlı araştırma kitabından özetlemeye çalıştım. "Tarih tekerrürden ibarettir" derler... Ne yazık ki ülkemiz 1950’den sonra aynı borç sarmalının içine bir kez daha yuvarlanmıştır. Düyun-u Umumiye gitmiş, IMF gelmiştir. Bugün de borç alarak borç ödüyoruz. Ama tıpkı Osmanlı’da olduğu gibi borçlarımız azalmıyor, artıyor. Ama halkımızın güvenine mazhar olan AKP’ye bakarsanız "Türkiye ak yıllara uçuyorrrrr..." http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/...asp?yazarid=39 |
|
|
|
|
|
#2 (İleti Bağlantısı) |
|
Türkçü
|
Ekonomik anlamda Türkiye malesef osmanlının son dönemlerini yaşıyor..Yanlış hatırlamıyorsam kırım savaşı sonucu ,paris antlaşması ingilizlerle yapılmıştıı ve ilk borç alındı..Sonrada gerisi geldi..Düyun-u Umumiye ek olarak yabancılar tarafından kurulan osmanlı bankası , galata bankerleri vesaire ülkenin borclanmasını percinledi..Haberleşme demiryolu vesaire yabancılardaydı..
Başbuğ Atatürk'le beraber ülke kalkınmaya başladı..Özellikle 1929-1938 yılları uygulanan devletçi politikalarla ülke hızla kalkındı..Bu dönemde ülke dış fazla vererek hem osmanlıdan kalma borç ödemelerini gerçekleştirdi hemde TCDD, haberleşme gibi kuruluşları millileştirdi.. Daha sonra 1947 truman doktrini, 1948 marshall yardımları(tarıhlerde yanlışlık olabilir) imf ile ülke tekrar borclandırılmaya başlandı..Şuan geldiğimiz durumda ise devletin stratejik kurumları yabancılara peşkeş çekildi.Ülkenin borç miktarı akıl almaz derecede arttı.Malesef tarih tekerrürden ibaret arkadaşlar..Ama şunuda unutmayalım tarih tekerrürden ibaretse emparyalist güçler yaptıklarının cezasını gene çekecektir.Bir ay içerisinde bu konuyla alakalı bende makale yazacağım forumda yayınlarım..Esenlikler. |
|
|
|
|
|
#3 (İleti Bağlantısı) |
|
Yeni Üye
|
1950den beri vatanımız dirhem dirhem satılmıştır.Gözle görülür bir satılma değil ama ülkenin altını oyan bir satılma.Devletin malları bir bir yabancılara peşkeş çekilmektedir.
|
|
|
|
|
|
#4 (İleti Bağlantısı) |
|
Türkçü
|
Yukaridaki yaziyi okudukca Gazi Mustafa Kemal'in degerini ve yoklugunu daha iyi anliyorum. Ne demek yedi kere besmeleyle suyu cekin demek.
Ve buna inanmak hangi aklin mantigin isidir. Ve bu düzeni getirmek isteyenler var yine... Acaba o kafadaki seyhülislamlar 10 kere fatiha okuyun derlerse dis ülkelere olan borcta bitermi? |
|
|
|
|
|
#5 (İleti Bağlantısı) | |
![]() |
Alıntı:
|
|
|
|
|
![]() |
| Etiketler |
| ..yazık...:( , aynı , döngü , kısır |
| Bu konuyu şu anda toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk) | |
| Seçenekler | |
|
|
Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Başlatan | Otağ | Yanıtlar | Son İleti |
| Yine Aynı Haber:"Kıro Öz Kızına Tecavüz Etti!" | KARGI | Türkçü Bakış | 1 | 19.01.2008 13:11 |
| ahmet kürt: tayyip ile apo aynı | Jöntürk | Türkçü Bakış | 1 | 02.10.2007 15:02 |