![]() |
|
|
#1 (İleti Bağlantısı) |
|
Otağ Yöneticisi
|
BASBUGDAN ÖZDEYISLER
ÖzdeyiSler:
" Bugün Sovyetler Birliði dostumuzdur, komþumuzdur, müttefikimizdir. Bu dostluða ihtiyacýmýz vardýr. Fakat yarýn ne olacaðýný bugünden kimse kestiremez. Týpký Osmanlý gibi, týpký Avusturya-Macaristan gibi parçalanabilir, ufalanabilir. Bugün elinde sýmsýký tuttuðu milletler avuçlarýndan kaçabilirler. Dünya yeni bir dengeye ulaþabilir. Ýþte o zaman Türkiye ne yapacaðýný bilmelidir... Bizim bu dostumuzun idaresinde dili bir, inancý bir , özü bir kardeþlerimiz vardýr. Onlara sahip çýkmaya hazýr olmalýyýz. Hazýr olmak o günü susup beklemek deðildir. Hazýrlanmak lazýmdýr. Milletler buna nasýl hazýrlanýr? Manevi köprüleri saðlam tutarak . Dil bir köprüdür. Ýnanç bir köprüdür. Tarih bir köprüdür. Köklerimize inmeli ve olaylarýn böldüðü tarihimizin içinde bütünleþmeliyiz. Onlarýn (dýþ Türklerin) bize yakýnlaþmasýný bekleyemeyiz . Bizim onlara yaklaþmamýz gerekli..."BASBUG MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ( 29 ekim 1933 ) Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türk halkýna Türk Milleti denir. (1930) BASBUG MUSTAFA KEMAL ATATÜRK Bizce: Türkiye Cumhuriyet anlamýnca kadýn, bütün Türk tarihinde olduðu gibi bugün de en muhterem mevkide, her þeyin üstünde yüksek ve þerefli bir mevcudiyettir. Memleket dayanýþma isteyen bir birliðe muhtaçtýr. Alelâde politikacýlýkla milleti parçalamak, hýyanettir.1925 BASBUG MUSTAFA KEMAL ATATÜRK Biz doðrudan doðruya milliyetperveriz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanaðý Türk toplumudur. Bu toplumun fertleri ne kadar Türk kültürü ile dolu olursa, o topluma dayanan Cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur. (1923) BASBUG MUSTAFA KEMAL ATATÜRK Tam baðýmsýzlýk denildiði zaman, elbette siyasî, malî, Ýktisadî, adlî, askerî, kültürel ve benzeri her hususta tam baðýmsýzlýk ve tam seferberlik demektir. Bu saydýklarýmýn herhangi birinde baðýmsýzlýktan mahrumiyet, millet ve memleketin gerçek anlamýyla bütün baðýmsýzlýðýndan mahrumiyeti demektir. (1921) BASBUG MUSTAFA KEMAL ATATÜRK Millet ve biz yok, birlik halinde millet var. Biz ve millet ayrý ayrý þeyler deðiliz. (1919) Biz Batý medeniyetini bir taklitçilik yapalým diye almýyoruz. Onda iyi olarak gördüklerimizi, kendi bünyemize uygun bulduðumuz için, dünya medeniyet seviyesi içinde benimsiyoruz. (1926) BASBUG MUSTAFA KEMAL ATATÜRK NE MUTLU TURKUM DIYENE, TURK IRKI SAGOLSUN!
__________________
|
|
|
|
|
|
#2 (İleti Bağlantısı) |
|
Türkçü
|
"Avrupa`nin bütün ilerlemesine,yükselmesine ve medenilesmesine karsilik Türkiye tam tersine gerilemis ve düsüs vadisine yuvarlanadurmustur.
Artik vaziyeti düzeltmek icin mutlaka Avrupa`dan nasihat almak, bütün isleri Avrupa`nin emellerine göre yapmak, bütün dersleri Avrupa`dan almak gibi bir takim zihniyetler belirdi. Halbuki, hangi istiklal vardir ki ecnebilerin nasihatleriyle, ecnebilerin planlariyla yükselebilsin?.. Tarih, böyle bir hadiseyi kaydetmemistir!" Gazi M.K.Atatürk(6 Mart 1922 TBMM) |
|
|
|
|
|
#3 (İleti Bağlantısı) |
|
Otağ Yöneticisi
|
Ulu Önder'in 1933'te işaret ettiği parçalanma 1990'lı yıllara gelindiğinde gerçekleşmiş; eski SSCB'nin dağılması sonucunda dünya yeni bir denge arayışıyla yüz yüze gelmiştir. Bunun sonucunda da yıllardır esaret altında bulunan kardeş Türk Cumhuriyetleri birer birer bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir.
Tam bu noktada Türkiye'nin “ne yapacağını bilmesi” önem kazanmıştır. Zira, kurulan bu yeni Cumhuriyetlerin herkesten çok bizi yakından ilgilendiren yönleri vardır ve onlar bizim “dili bir, inancı bir, özü bir” kardeşlerimizdir. Ulu Önder'e göre, “Buna hazır olmak gerekliydi” ve bu kuşkusuz “o günü susup beklemek değildi”. Ne yazık ki, millet olarak böyle bir gelişmeye tam anlamıyla hazır olduğumuz söylenemezdi. Bunu bugün daha iyi görebiliyoruz. Oysa, Atatürk “hazırlanmak lazımdır” diyor, ve “milletler buna nasıl hazırlanır?” sorusunu yönelterek, nasıl hazırlanacağımızın adeta yol haritasını çiziyordu: “Manevi köprülerini sağlam tutarak. Dil bir köprüdür... İnanç bir köprüdür... Tarih bir köprüdür... Köklerimize inmeli ve tarihimizin içinde bütünleşmeliyiz. Onların bize yakınlaşmasını bekleyemeyiz. Bizim onlara yakınlaşmamız gerekli...” Kim bilir, bu sözler söylendiği günlerde pek çoğu için sadece bir hayal gibi görünüyordu. Belki de öyle olmasa, geçen bunca yılda devlet ve millet olarak bu gelişmelere daha geniş kapsamlı hazırlanmamız mümkün olacaktı. Fakat, bizler gerçekleri ancak yaşadıkça anlayabiliyoruz. Anladıkça da geleceği bu kadar isabetle kestirebilen ve ana hatlarıyla çözüm yollarını gösterebilen bir Öndere sahip olmanın ayrıcalığını hissediyoruz. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE .
__________________
SEN GURBETTE KALIRSAN, BEN ÖLÜRSEM NE ÇIKAR? RUHLARIMIZ BULUŞUR ELBET''TANRI DAĞI''NDA... TANRI TÜRKÜ KORUSUN!... |
|
|
|
|
|
#4 (İleti Bağlantısı) |
|
Yeni Üye
|
İzindeyiz Atam
[quote=Süyünbike;25028] Ulu Önder'in 1933'te işaret ettiği parçalanma 1990'lı yıllara gelindiğinde gerçekleşmiş; eski SSCB'nin dağılması sonucunda dünya yeni bir denge arayışıyla yüz yüze gelmiştir. Bunun sonucunda da yıllardır esaret altında bulunan kardeş Türk Cumhuriyetleri birer birer bağımsızlıklarını ilan etmişlerdir.
Tam bu noktada Türkiye'nin “ne yapacağını bilmesi” önem kazanmıştır. Zira, kurulan bu yeni Cumhuriyetlerin herkesten çok bizi yakından ilgilendiren yönleri vardır ve onlar bizim “dili bir, inancı bir, özü bir” kardeşlerimizdir. Ulu Önder'e göre, “Buna hazır olmak gerekliydi” ve bu kuşkusuz “o günü susup beklemek değildi”. Ne yazık ki, millet olarak böyle bir gelişmeye tam anlamıyla hazır olduğumuz söylenemezdi. Bunu bugün daha iyi görebiliyoruz. Oysa, Atatürk “hazırlanmak lazımdır” diyor, ve “milletler buna nasıl hazırlanır?” sorusunu yönelterek, nasıl hazırlanacağımızın adeta yol haritasını çiziyordu: “Manevi köprülerini sağlam tutarak. Dil bir köprüdür... İnanç bir köprüdür... Tarih bir köprüdür... Köklerimize inmeli ve tarihimizin içinde bütünleşmeliyiz. Onların bize yakınlaşmasını bekleyemeyiz. Bizim onlara yakınlaşmamız gerekli...” Kim bilir, bu sözler söylendiği günlerde pek çoğu için sadece bir hayal gibi görünüyordu. Belki de öyle olmasa, geçen bunca yılda devlet ve millet olarak bu gelişmelere daha geniş kapsamlı hazırlanmamız mümkün olacaktı. Fakat, bizler gerçekleri ancak yaşadıkça anlayabiliyoruz. Anladıkça da geleceği bu kadar isabetle kestirebilen ve ana hatlarıyla çözüm yollarını gösterebilen bir Öndere sahip olmanın ayrıcalığını hissediyoruz. NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE <DIV align=left> <FONT face="Times New Roman" size=3>GENÇLİĞE HİTABE |
|
|
|
|
|
#5 (İleti Bağlantısı) |
|
Otağ Yetkilisi
|
"Türkiye Cumhuriyetinin, özellikle bugünkü gençliğine ve yetişmekte olan çocuklarına hitap ediyorum: Batı senden, Türk'ten çok geriydi. Manada, fikirde, tarihte bu böyleydi. Eğer bugün batı teknikte bir üstünlük gösteriyorsa, ey Türk Çocuğu, o kabahat da senin değil, senden öncekilerin affedilmez ihmalinin bir sonucudur. Şunu da söyleyeyim ki, çok zekisin! .. Bu belli. Fakat zekânı unut! .. Daima çalışkan ol..." Ulu Başbugumun bu sözü bizim Türk Gencinin yapması izlemesi gerektigi yolu gösteriyor ahdımız olsun and olsunki yolunda yürüyecegiz sahtekar komünist aşıklarıda che sevdalısı akıllarına geldikçe seni zikreden devşirme tohumlarıda,sözlerini sadece duvarlardan okuyan ahmaklarda ilkelerinin ve kurdugun Cumhuriyrtin düşmanı yobaz sürüleride bizi yolumuzdan döndüremez kurdugun Cumhuriyeti kanımızın son damlasına kadar savunacagız.
__________________
TÖRE KONUŞUNCA HAN SUSAR. |
|
|
|
![]() |
| Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk) | |
| Seçenekler | |
|
|