Ulu Türkçü Nihâl Atsız Otağı  

Geri git   Ulu Türkçü Nihâl Atsız Otağı > TÜRKÇÜ BAKIŞ > Türkçü Bakış

Türkçü Bakış Türklük ve Türkçülük ile ilgili bilgiler, güncel haberler, yorumlar, değerlendirmeler vs..

Yeni Konu aç  Yanıtla
 
Konu Bağlantısı Seçenekler
Alt 30.05.2006, 03:42   #1 (İleti Bağlantısı)
Otağ Yetkilisi
 
Üyelik Tarihi: 24.02.2006
Yaş: 26
İletiler: 65
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
bir ülkücünün kürtler haakkındaki yazısı

bu ülkücüler adam olmaz bunlar Türk'ün düşmanıdır. kürtler ile gelin verdikleri için onlardan vezgecemiyorlar. Bunlara göre Türkçü kişi kürtler ile kız alış verişi yapan kişidir.

emekli yarbayın yazısı şöyle


E.Yb. Şenol ÖZBEK

BU NASIL TÜRKÇÜLÜK?

Bir önceki yazımızda, bölücülüğün sosyolojik alt yapısını oluşturan “Türk’ü ve Kürt’ü birbirine yabancılaştırma” gayretlerinde, sadece Kürt vatandaşlarımızı kullanarak amaçlarına ulaşamayacaklarını anlayanların, Türk’e de el attığını belirtmiştik.


Daha doğrusu el atmak zorunda kaldılar. Dillerinden düşürmedikleri “ayrılık türküsünü” Kürt vatandaşlarımızın beynine ve gönlüne kazımanın, bir avuç bölücüyü kullanmak suretiyle gerçekleşemeyeceğini gördüler ve aynı türküyü, farklı notalarla muhataplarına da söyletmek ihtiyacı duydular.


Nasıl olsa, her hal ve şart altında “kardeşlik türküsünü” dilinden düşürmeyen ve “onlar ne kadar Kürt ise ben de o kadar Kürt’üm ve ben ne kadar Türk’sem onlar da o kadar Türk’tür” diye haykıranlar artık hayatta değildi. Fikirler sahipsiz kaldığına göre oyun başlayabilirdi.


Perde açıldığında gözlerimiz kamaştı. Kendisini Türkçü zanneden, Türkçülük-Türk Milliyetçiliği-Ülkücülük fikir hiyerarşisinden nasibini almamış bir grupla, kendisini ulusalcı olarak takdim eden fakat aslında beyni kızıla boyalı bir başka grubu meydanlarda kol kola görür olduk.


Bu grupların, karşı karşıya kaldığımız problemin çözümüne hizmet etmek değil de problemi büyütmek yönündeki gayretleri bir yana, edindikleri yeni vizyon beyinlerimizi dumura uğrattı.


23 Şubat 1951 tarihli Orkun dergisinin başyazısında, “Bugün dönme, mason ve Kemalist güruhunun ağzında sakız gibi dolaşan yobazlık kelimesi en çok kendilerine yakışmaktadır… Nerde o mukaddesata saldıran Kemalist inkılâpları? Milletin dinine zorla tahakküm artık sökmüyor değil mi?” diye yazan, aynı derginin 01 Aralık 1950 tarihli nüshasında, bırakın düzenin değişmesini “devletin dahi yeniden kurulmasını” savunan Nihal Atsız’ın öğrencilerini, bir ellerinde sahipsiz kalan ülkü bayrağını, diğer ellerinde ise Kemalizm bayrağını dalgalandırırken gördük.


Türkçülük ya da Milliyetçilik adına önümüze konan yeni fotoğrafta, pek çok Kürt kardeşimizin de fikirlerinden istifade ettiğini bildiğimiz Cemil Meriç’lerin, Necip Fazıl’ların, Erol Güngör’lerin, Nurettin Topçu’ların, S. Ahmet Arvasi’lerin, Osman Yüksel’lerin yeri yoktu. Milletin, “ne ırki, ne kavmi, ne coğrafi, ne siyasi ne de iradi bir zümre olmadığına” işaret eden ünlü Türk sosyologu Ziya Gökalp’i de bulamadık bu fotoğrafta.


Bu fotoğrafta baş köşeye oturtulan, bir heyecan ve nostalji adamı durumundaki Nihal Atsız’ın ise müspet fikirleri gizlenirken, ayrılık türküsünün Kürt vatandaşlarımızın tamamında salgın hale gelmesini sağlayacak, hareketin lideri Alparslan Türkeş tarafından da bizzat ve açıkça reddedilmiş bütün fikirlerini her yerde duyar hale geldik.


Sadece bunlar mı? Tabi ki hayır…


Bir zamanlar, Doğu ve Güneydoğunun saf ve masum çocuklarını kandırarak onların eline “Kızıl Bayrağı”, diline ve yüreğine de “Halklara Özgürlük Naralarını” ve “Enternasyonal Marşını” düşürenler ile yine bir zamanlar Türk Ordusunun, Kıbrıs’a ayak basmasına karşı çıkan, daha sonraki yıllarda da, Türkmenlere karşı Saddam’ı, Çeçenlere karşı Rusları ve özellikle Doğu Türkistan’a karşı Çinlileri destekleyenlerin Türkçülüğün teorisyenliğine soyunduğuna şahit olduk.


O kadar şaşırdık ki, bir şairimizin, “Güneşe göç var da kalan biz miyiz” dizesinde ifadesini bulduğu şekliyle, dünyada yeni bir “Türklük” tarifi yapıldı ve biz de bunun dışında mı kaldık şeklindeki hislere dahi kapıldığımız oldu.


Bütün Kürtleri potansiyel olarak aşağılamakta ve mutedil insanları dahi incitmekte hiçbir beis görmeyen, bölücülerin yapmaya çalıştığını bir başka cepheden yapmaya çalışan bu grupların içinde, “Türk Kürt kardeşliği” kavramından incinenler ve bu kavramı kullanan insanları Kürtçü ya da Türk ve Cumhuriyet düşmanı olarak ilan edenler de çıktı.


Kandırdıkları vatan evlatlarına, 12 Eylül öncesinde Güney Doğu’da tertip ettikleri mitinglerde “Sömürgeci Türkiye” sloganı attıranlar ve bunları kendi yayınladıkları dergilerde çarşaf çarşaf sunanlar; “Merkezi, laik T.C. maarifi Kürt vatandaşa kendi ana dilinde dil ve kültür dersleri sağlamakla yükümlü olmalıdır” diye beyanname yayınlayanlar, şimdi, aynı ismi taşıyan dergilerinde, “Türkiye’de açıktan Kürtçülük yapamayanların önemli bir tezi, Kurtuluş Savaşını Türklerle Kürtlerin birlikte verdiğidir. Böylelikle denilmek istenir ki, ülkenin kurtuluşu ve kuruluşuna katılan Kürtlerin hakkı sonradan tanınmamıştır. Gizli Kürtçülerin diğer propagandaları gibi bu da tümüyle yalandır” sözlerini yazıyorlar ve bizler de bu sözleri hicap terleri dökerek okumak zorunda kalıyoruz.


Halen yayımladıkları ve kalem oynattıkları bir başka dergide yine bir zamanlar, Kürt vatandaşlarımızı kastederek, “…Resmi beyanlarla bir millet yok edilebilir mi? Türkiye’de yaşayan milyonlarca insan, sırf farklı bir milliyetten oldukları, farklı bir dili konuştukları için baskı altına alındılar” diye yazan, “yoksul Kürt köylülerinin Türk askerlerince baskı ve zulme uğratıldığını” aynı dergide yayınladıkları sanal fotoğraflarla ispat etmeye çalışan, Türk Ordusunun Güney Doğuda yaptığı tatbikatlara dahi karşı çıkan, sonraki dönemde de bölücü başını Bekaa’da ziyaret ederek, kameralar önünde ona moral ve motivasyon aşılayan insanlar, şimdi Türk’ü ve Atatürk’ü dillerinden düşürmüyorlar ve biz de onları yine hicap terleri dökerek dinlemek zorunda kalıyoruz.


Geceler boyu düşündüğümüz halde, cevabını bulamadığımız ve iyi niyet emaresi göremediğimiz için merakımızdan soruyoruz:


· Türk Solu’nun, milliyetçilikle ilgili en ufak bir emareyi dahi “Faşistlik” ve “Gericilik” olarak kabul eden geleneksel Marxist anlayışın dışına çıkarak ve hatta geleneksel “Türkçülük” anlayışını da saptırarak, resmen ırkçılığı ifade eden bir Türkçülüğü savunmaya başlaması neyi ifade etmektedir?


· Türk Solu’nun yaşadığı bu cinnetle (bunun adı değişim olamaz bu cinnettir) eş zamanlı olarak, Nihal Atsız’da sembolleştirilen, manevi değerlerin önemli mikyasta göz ardı edildiği bir milliyetçilik anlayışının Ülkücüler veya Türk Milliyetçileri arasında yaygınlaşmaya başlaması normal midir, normal değilse neyi amaçlamaktadır?


Bu soruların cevabı her ne olursa olsun bildiğimiz bir şey var ki; “Kahrolsun” nidalarını bir kenara bırakıp, kandırılan, bizden çalınan vatan çocuklarını yeniden kazanmak zorundayız. Elbette ki, zor iştir ve yürek ister. Daha da önemlisi gönül ister. Bir günlük iş değildir. Mevcut sistemin ve bu sistemi kontrol altında tutan çevrelerin aklının almayacağı iştir. Ama başarmak zorundayız.


Başka çaremiz yok!
Candaroğlu Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 30.05.2006, 10:22   #2 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
Üyelik Tarihi: 14.12.2005
İletiler: 213
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Re: bir ülküsüz çapulcunun kürtler haakkındaki yazısı

Alıntı:
Çandaroğlu adlı üyeden Alıntı

E.Yb. Şenol ÖZBEK

BU NASIL TÜRKÇÜLÜK?

Bir önceki yazımızda, bölücülüğün sosyolojik alt yapısını oluşturan “Türk’ü ve Kürt’ü birbirine yabancılaştırma” gayretlerinde, sadece Kürt vatandaşlarımızı kullanarak amaçlarına ulaşamayacaklarını anlayanların, Türk’e de el attığını belirtmiştik.
Sırf mesleğinden dolayı,emekli dahi olsa o Şanlı Ordumuza hürmeten aslında hak etmesine rağmen ağır konuşmayacağım.

Türk ve kürt asla birbirine yakın olmadı.Zoraki birliktelikler oldukça cılız kaldı ve nihayetinde de son buldu.

Eğer tarihi gerçekleri incelemiş olsaydı bu zat; görecekti ki bu sürekli isyan eden kürtler sadece günümüzde değil TÜRK le karşılaştıkları zamandan bu yana kısa aralıklarla sürekli isyan etmiştir.
Aksi olsaydı, yani TÜRKLER bu adına kürtleri benimsemiş olsaydı iddia edildiği üzere 1000 yılda nüfus olarak kürtlere nazaran oldukça baskın olan TÜRK Milleti içinde erir giderlerdi.

Erimediklerine göre demek ki TÜRK MİLLETİ bu etnikleri benimsememiş , hiç bir dönem de yüz vermemiş.

Alıntı:
Daha doğrusu el atmak zorunda kaldılar. Dillerinden düşürmedikleri “ayrılık türküsünü” Kürt vatandaşlarımızın beynine ve gönlüne kazımanın, bir avuç bölücüyü kullanmak suretiyle gerçekleşemeyeceğini gördüler ve aynı türküyü, farklı notalarla muhataplarına da söyletmek ihtiyacı duydular
İnsanı güldürmeyin, bu gün Şırnak ilimizde,Diyarbakır ilimizde ,hülasa ülkemizin neredeyse bütün illerinde yapılan kalkışmalara nerdeyse bütün bir kitlenin nasıl katıldığı, ve katılmayanların ise nasıl yardım ve yataklık yaptıkları artık üzeri örtülemez bir gerçekliktir.

Buna mukabil olarak kendine TÜRK denilen vatan evlatlarının ise karşı bir tepki ve tavır göstermesi ise kaçınılmazdır.Bütün insanlık tarihinde bu böyle olmuştur.Bu durumu birilerinin TÜRKLERE söyletmesine gerek yoktur.
Bu duruma seyiyirci kalmak eğer kanınıza dokunmuyorsa siz zaten TÜRK değilsiniz.

Yani kanımıza dokunduğu için tavır aldık.Birilerinin bize şöyle yahut böyle yapın demesine gerek yok.


Alıntı:
Perde açıldığında gözlerimiz kamaştı. Kendisini Türkçü zanneden, Türkçülük-Türk Milliyetçiliği-Ülkücülük fikir hiyerarşisinden nasibini almamış bir grupla, kendisini ulusalcı olarak takdim eden fakat aslında beyni kızıla boyalı bir başka grubu meydanlarda kol kola görür olduk.
Bu bahsettiğiniz kişilerin NİHAL ATSIZ görüş ve düşüncesinin temsilcileri TÜRKÇÜLERLE yakından uzaktan ilgi ve alakası yoktur.Bilakis kürd-TÜRK kardeştir , bunu bozan kalleştir diyen ülkücü-MHP sempazitanlarıyla eski maocu, solcu kitlenin dayanışması.
Biz TÜRKÇÜLER asla böyle bir birliktelik içerisinde olmadık.Söylediğiniz bize tamamen iftiradır.



Alıntı:
23 Şubat 1951 tarihli Orkun dergisinin başyazısında, “Bugün dönme, mason ve Kemalist güruhunun ağzında sakız gibi dolaşan yobazlık kelimesi en çok kendilerine yakışmaktadır… Nerde o mukaddesata saldıran Kemalist inkılâpları? Milletin dinine zorla tahakküm artık sökmüyor değil mi?” diye yazan, aynı derginin 01 Aralık 1950 tarihli nüshasında, bırakın düzenin değişmesini “devletin dahi yeniden kurulmasını” savunan Nihal Atsız’ın öğrencilerini, bir ellerinde sahipsiz kalan ülkü bayrağını, diğer ellerinde ise Kemalizm bayrağını dalgalandırırken gördük.
ATSIZ ATA doğruları dile getirmiş, neresi yanlış?, Dün olduğu gibi bu gün bile halen dönme ,mason, ve Kemaliz maskesi altında sürekli olarak yüce TÜRK MİLLETİ tehdit edilmiyor mu?
Çağdaşlaşmak adı altında bir nevi yobazlık yapılmıyor mu?

Samimi inanan müslüman TÜRK kardeşlerimize karşı yapılan araplaştırma ,yozlaştırma saldırıları kendi milli benliğini bulmuş /bulmaya başlamış TÜRK EVLATLARINA artık sökmez diyen ATSIZ ATA nerde yanlış bir şey söylemiş?
Mustafa Kemal ATATÜRK'ün kurduğu TÜRKİYE CUMHURİYETİ ile 1950 li yıllardaki Cumhuriyet arasında ki farkları kör bile görür , siz görememişseniz bunun suçunu niye ATSIZ ATA'ya yüklemeye çalışıyorsunuz?

Yazının geri kalan kısmı bizimle değil maocu'larla ilgili olduğu için muhattabı biz değiliz.


Saygılarımla
ÇİKİ_ŞAD Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 31.05.2006, 13:56   #3 (İleti Bağlantısı)
Yeni Üye
 
Üyelik Tarihi: 02.02.2006
İletiler: 31
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Google arama motoruna Şenol Özbek yazıp aradığınızda birçok makale ile karşılaşıyorsunuz, hepsinde de Türk-kürt kardeşliği safsatası canla başla savunuluyor ve Türkçülere iftira atılıyor.

Bu adam işini gücünü bırakıp sürekli bu konuyla uğraştığına göre mutlaka kürttür. Soyadının Özbek olması Türk olduğunu göstermez; habire adı değişen kürtçü partinin asli unsurlarından biri olan kürt kökenli Ahmet Türk ne kadar Türk ise, bu adam da o kadar Türktür işte.
m3hm3t Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Alt 01.06.2006, 03:02   #4 (İleti Bağlantısı)
Otağ Yöneticisi
 
Gök Yeleli Bozkurt adlı üyenin kimlik resmi
 
Üyelik Tarihi: 19.01.2005
İletiler: 2,357
Bu kullanıcının Rss Beslemesi
Bu Şenol Özbek denen adam geçen hafta bizim Yahoo e-posta öbeğine ( http://groups.yahoo.com/group/atsizcilar/) üye olmuştu. Ve aynı içerikte 3 tane yazı göndermişti. Tabiiki hemen öbekten attık.
__________________
Türk, Tanrı'nın; Atsızcılar da Türk'ün öfkesinden yaratılmıştır.
Gök Yeleli Bozkurt Çevrimdışı   Alıntı ile yanıtla
Yanıtla

Etiketler
bir , haakkındaki , kürtler , yazısı , ülkücünün



Bu konuyu şu anda toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Açma Yetkiniz Yok
Yanıt Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
İletinizi Değiştirme Yetkiniz Yok

BB Kodu Açık
İfadeler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML Kodu Kapalı

Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Otağ Yanıtlar Son İleti
Atatürk'ün sansürlenen yazısı AltayKan En Büyük Türkçü Atatürk 1 15.08.2008 16:32
Bekir ÇOŞKUN'un bugün ki yazısı TÜRKÇÜ EMRE Türkçü Bakış 0 19.07.2008 15:51
Bir Çerkez melezi ülkücünün Türkçülere karşı çerkezleri tesellisi Candaroğlu Türkçü Bakış 17 28.05.2008 02:09
Kıro ve kırosever ülkücünün ses kayıtları TürkOğuz Belgelik 15 07.07.2007 17:43
ülkücünün milliyetciliği trakyalı Türkçü Bakış 2 27.01.2007 16:07


Otağ Saati: 11:51


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2008, Jelsoft Enterprises Ltd.