Ulu Türkçü Nihal Atsız Otağı  

Geri git   Ulu Türkçü Nihal Atsız Otağı > TÜRKÇÜ BAKIŞ > Türkçü Bakış
Kayıt ol Yardım Bozkurt Listesi Andaç Arama Bugünkü İletiler Otağları Okundu Kabul Et

Türkçü Bakış Türklük ve Türkçülük ile ilgili bilgiler, güncel haberler, yorumlar, değerlendirmeler vs..

Cevapla
 
Konu Bağlantısı Seçenekler
Alt 18.08.2007, 06:31   #1 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
Turak - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 11.06.2007
İletiler: 720
Turak Rss Beslemesi
Bu Ulkeyi dinciler kurtarmadi.

Iste gericilerin yalanlarindan sadece biri: “Bu ulkeyi sarikli mucahidler ALLAH ALLAH DIYE DIYE kurtardi, siz laikler kurtarmadiniz, yarin savas olursada hepiniz kacarsiniz, cunku siz korkaksiniz, biz gericiler ise cesuruz.”
Iste boyle sevgili dostlar, inanilir gibi degil oyle degilmi? Ama maalesef bu tur hezeyanalrdan yuzlercesine sahit olduk bu sitede. Gericiler akillari sira Ataturk ve Cumhuriyetci arkadaslarina saldirmak icin biz onlardan daha iyi savasiriz demeye getiriyorlar. Buna kim inanir demeyin. Adamlar kendi attiklari yalana kendileri oyle bir inanmiski dogruyu yanlisi ayirdedemez olmuslar.
Bu yalani yerlebir etmek icin bu sabah yazi yazmaya karar vemistimki, tam o sirada ulkemizin yetirtidigi en aydin entellektuelden biri olan Ozdemir Incenin Hurriyet gazetesindeki yazsini gordum.
Ozdemir Ince, Turkiye’yi gericilerin degil laiklerin kurtardigini oyle guzel izzah etmis ki yazisina sapka cikarmamak mumkun degil. Ne diyor peki Ozdemir Ince? Bizim basindan beri bu sitede anlatmaya calistigimizi soyluyor, nede olsa aklin yolu bir…
Ozdemir Ince, gericilerin Allah Allah diye dusmanla carpismak soyle dursun, dusmanla carpisan laik guclerin yoluna takoz koyduklarini, oyle guzel anlatiyor ki! Adamlar degil iman gucuyle savasmak, dusmanla isbirligi bile yapmaktan cekinmemisler. Ataturk’un ordusu dusmani Anadoludan Izmir’e kadar kovalayinca Izmirdeki gericiler yuce ordumuzun dusmani kovalamasini kastederek “herifleri bir turlu rahat birakmadilar, ne istiyorlar bu heriflerden?” gibi laflar soyleyerek isgalcileri koruyarak ne mal olduklarini belli etmisler!!!
Inanabiliyormusunuz??? Bunu bile yapmislar!!! Sonra da utanmadan karsimiza gecip vatani ALLAH ALLAH DIYE SAVUNDUK diyorlar!
Ozdemir Ince, bu gibilerin ne mal olduklarini KAYNAK VEREREK acikliyor ve topunun ipligini pazara cikartiyor.
Ben sozu daha fazla uzatmayarak sizi Ozdemir Ince’nin muhtesem yazisiyla basbasa birakiyorum:
Türklük ve Türk kimliği
AHMET Yıldız’ın “Ne Mutlu Türküm Diyebilene” (İletişim Yayınları, S.66) adlı kitabından aldığım ilhamla Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun “Yaban” adlı romanından uzun bir alıntı yapacağım. ( Yakup Kadri Karaosmanoğlu hocamız hakiki şeriatcılardandır vede Çarşaf adlı şiiri vardır. Onuda bir ara eklerim )
Bir diyalog, Milli Mücadele sırasında Türk sözcüğünün halkta yarattığı imgeyi gözler önüne sermektedir. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra emir erinin köyüne yerleşen Türkçü bir subay, Ahmet Celal ile köylülerden Bekir Çavuş arasında, düşman köye yaklaştığı sırada şöyle bir konuşma geçer (İletişim Yayınları, 1998, S.172-173):
* * *
“Bir gün, Bekir Çavuş fena bakarak söyledi.
- Düşman tee İzmir’de idi, sağdan sataştılar, soldan sataştılar. Herife rahat vermediler. Buralara kadar gelmesine sebep oldular. Ne diyeyim bilmem ki, Allah sebep olanları…
Elimin tersiyle suratına bir tokat aşk etmek istedim. Fakat, kendimi tuttum. Ve ona son defa olarak, vatanın bütünlüğü hakkında bir fikir vermeye çalıştım:
- Bir Türk için İzmir ne ise Sivas odur. Diyarbakır ne ise Samsun da odur. İzmir zaptolundu mu, bütün Anadolu’nun ilmiği düşmanın elinde demektir. Orası kurtulmayınca burası kurtulmaz. Bekir Çavuş sözümü kesti:
- Haydi be, sen de… Bu lafları başkasına anlat.
Kendimi tutamadım:
- Bekir Çavuş aklını başına al, yoksa başına bir şey indiririm, dedim.
Derhal, benim subaylığımı ve kendi çavuşluğunu hatırına getirmiş olacak, hemen toplandı.
- Kusura bakma, biz köylüyüz. Böyle şeylere aklımız ermez, dedi ve yanımdan kalkıp gitmek istedi. Kolundan tutup oturttum:
- Sen yalnız köylü değilsin. Sen askerlik etmiş adamsın. Sana bu sözler yakışmaz. Ayıptır, ayıptır!
Asker! Fakat, Bekir Çavuş, bir bozgun ordusunun askeridir. Kimbilir kaç dayakta kötürümleşmiş maneviyatını ayağa kaldırıp durdurmak ne mümkün! Hele, düşmanın şu karşı tepeleri tuttuğu bir sırada ona dasitani bir heyecan vermeye çalışmak kadar abes ve mevsimsiz bir şey tasavvur olunamaz. Bekir Çavuş:
- Biliyorum beyim, sen de onlardansın emme.
- Onlar kim?
- Aha, Mustafa Kemal Paşa’dan yana olanlar…
- İnsan Türk olur da nasıl Mustafa Kemal Paşa’dan yana olmaz?
- Biz Türk değiliz ki, beyim.
- Ya nesiniz?
- Biz İslamız, elhamdülillah… O senin dediklerin Haymana’da başlar.”
………………..
“Eğer, bize zafer nasip olsa bile kuracağımız şey, yalnızca bu ıssız toprakla, bu yalçın tepelerdir. Millet nerede? O henüz ortada yoktur… Yeni baştan yapmak gerekecektir.”
* * *
Günümüzün aydın ve yazar takımından “Bekir Çavuş”lar 1923-1945 arasını bu nedenle kurşuna diziyorlar. O dönem, bir Türk Ulusu kimliği ve bilinci inşa etmek istediği için…



Alintidir.

__________________
TURKCU; başı dik, onurlu, korkulan, güçlü, saygın bir Türk devletini savunur. Türkiye'yi çaresiz, zavallı, güçsüz bir ülke olarak görmek isteyenlerle ve yanaşma-besleme-tetikçi-figüran bir ülke yapmak isteyenlerin karşısında her zaman Türkçüler olacaktır. Bu emanet bizim.. Bu emaneti sonsuza kadar koruyacağız.
Turk Oguz begleri, budun, esidin uze tenri basmasar asra yir telinmeser Turk budun ilinin, törüngün kim artati udaçı erti
Turak adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 18.08.2007, 11:53   #2 (İleti Bağlantısı)
Otağ Yöneticisi
 
İsenbike - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 14.12.2005
İletiler: 435
İsenbike Rss Beslemesi
1400 yıl öncesinin Arap şuurunu, giyim kuşam tarzını, bilgi birikimini, doğa ve çevre koşullarını kısacası o dönemin yaşantısını bu devre taşımaya veya uyarlamaya çalışmak, kendini sürekli değiştiren, geliştirip, eğiten insanlığa ve Tanrı'ya en büyük hakarettir!!!

Araplar'ın din olgusu üzerindeki baskısı, bitmek tükenmek bilmeyen para ve güç hırsının neticesidir. Hepimize din doğmatiktir diye yutturulan durum aslında dini sorgulayıp eksik, kısır taraflarının ortaya çıkmasına karşı alınan bir önlemdir. Özellikle Türkler'in bu tip davranışlar gösterebilme olasılığına karşın en şiddetli kurallar konup, kılıçla bükemedikler Türklerin bileklerini, din olgusuyla kendilerine bağlamışlardır. Hatta bazı Türkler(!) müslümanlık konusunda Araplar'a bile taş çıkartacak hale gelmişlerdir.

İşte bu tip Türkler'in(!) Kurtuluş savaşı dönemine Atatürk'ün önüne ne gibi engeller çıkarttığını ve sayısız isyanla rejime karşı çıktıklarını tarih kitapları sayfalarca yazmıştır.

Son olarak, kendine güveni olmayan, ümmet bilincine sahip insanlara savaş dönemini sorarsak, söyleyecekleri ilk şey;

-Cavurlar evleri yakıp yıkarken evliyaların, erenlerin ruhları mezardan kalkıp, düşmanın üzerine yürümüş, onlarda korkup atlarına binip kaçmışlar.

olacaktır. Kafalara bu derece derin kazınmış bir düşüncenin uzantıları bugün vardır, yarın da olacaktır...
İsenbike adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 18.08.2007, 14:09   #3 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
TürkOğuz - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 13.12.2005
İletiler: 739
TürkOğuz Rss Beslemesi
Dini öğretilere bağlı ucu açık yobazlık seminerleri toplumumuzda canlı bir şekilde yaşamaktadır. Ulu Başbuğun "Türk kahramanlığı" diyerek yücelttiği Türk kurtuluş zaferini küçük gösterip onu dini ve soyut bir başarıymış gibi göstermeye çalışanlarlar vardır.

"Bir toz bulutu geldi düşman askerlerini yutup gitti... İşte düşmanı böyle kovduk"

Yapma yahu! Öyle mi? Bu toz bulutu nedense hep zaferlerden sonra anlatılıyor. Peki kaybedilen Kütahya - Eskişehir savaşında niye yoktu bu toz bulutu? Filistin cephesinde, Musul'da neredeydi? Düşman gemileri boğaza demirlerken neredeydi?

Türk Kurtuluş zaferi içerisinde kendine pay biçen aşağılık sinsi oyunlar bunlar. Bu arap-fars tezgahına hiçbir Türk evladı düşmemelidir.

Ulu Ata bu tazgahı bilmiş olacak ki güzel bir vecizde bulunmuş : En hakiki mürşit ilimdir, fendir.
TürkOğuz adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 18.08.2007, 14:18   #4 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
Ötükenden - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 17.08.2007
İletiler: 165
Ötükenden Rss Beslemesi
Geçenlerde yobazın tekide bana aynen şunları söylemişti "Bu ülkeyi saçı başı jöleli, mini etekliler değil saçı başı kapalı sakallı dedelerimiz kurtardı o zaman neredeydiniz?".Bu insanlar sürü gibi nereye yönlendirirsen oraya giderler yeterki Arapça birşeyler zırvala.Çoğunuz bilirsiniz eczanelerde sigara sarmak için kağıtlar var yani diğer adıyla çarşaf derler.Eniştemin ortağı o kağıdı bulmuş yerde almış dükkanda yüksek bir yere koyuyor üstünde Kuran yazıyor diyor.

Şunuda unutuyorlar herhaldeki; dedelerimiz cumhuriyeti kurduğunda bu yobazlar rejimi yıkmaya çalışıyorlardı herhaldeki bunların ülke kurmaktan anladıkları bu olsa gerek.

Benim dikkatimi bir şey daha çekti Akp'ye bakıyoruz ve onun daha önceki partilerine bakıyoruz Refah Partisi'ne filân.Orada bulunan bu dincilerin hepsinin hırsızlıktan dolandırıcılıktan sabıkası var yargılanıyorlar.
Ötükenden adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 18.08.2007, 16:06   #5 (İleti Bağlantısı)
Üyeliği iptal edilmiştir
 
BuminKagan - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 14.08.2007
İletiler: 52
BuminKagan Rss Beslemesi
Kubilay'ın kafasını kesen şerefsiz bölücü dincilerde ülkeyi kurtarmak için yapmışlardı değil mi? Ayrıca Kurtuluş Savaşında bize müslüman cinler falanda yardım etmişti.böyle hurafeler olmasa nasıl hayata bağlanırdım bilmiyorum.hani atmosferden gelen müslüman atlı askerler falan,sakallı dedeler çok teşekkür ediyorum onlara bu konu aracılığıyla.

dün sohbette bir olayı anlatmıştım onuda yeri gelmişken yazayım buraya;

Atatürk Amasya ziyaretinde.Vali konağında yörenin ileri gelenleri ile sohbette. Bir ara tam karşısında oturan birine takılır gözleri.
Yaşı ellinin üzerinde bu adam beline kadar inen sakalıyla Atatürk'ün dikkatini çeker. Ata, yanındaki valinin kulağına eğilip sorar;
Kimdir bu? Vali yanıt verir! ; Efendim kendisi Şıh'tır. Yörede çok hatırlısı vardır. Atatürk Şıh'ı yanına çağırır ve; "Bak baba, imanın ölçüsü sakalın boyunda değildir. Şunu rica
etsem de en azından Peygamber efendimizinki gibi kısaltsan"der ve eliyle de boyun altı hizasını gösterir.Şıh; "Emrin olur Paşam" diyerek yerine çekilir. Aradan zaman geçer, bir akşam Atatürk Amasya'daki Şıh'ı hatırlar ve Valiyi telefonla arayıp durumu sorar. Vali nasıl söyleyeceğini bilememekle birlikte, Şıh'ın sakal boyunda en küçük bir kısalma bile olmadığını aksine kimselere el sürdürmediğini anlatır ! Atatürk telefonu kapatır, kağıdı kalemi eline alır ve az sonra nazırını çağırıp, yazdığı yazıyı Amasya Valiliği'ne tebliğ etmesini ister. Ertesi gün Amasya'dan bir haber gelir ki Şıh Efendi Ata'yı görmek üzere Ankara'ya yola çıkmış... Şıh gelir, Ata'nın karşısına çıkar. Sakal tamamen kesilmiş, sinekkaydı bir tıraş olunmuş, saçlar kısaltılmış, kılık kıyafet baştan sona değiştirilmiş, bambaşka bir görünüme bürünülmüştür.
Atatürk'ün mesai arkadaşları bu değişimi anlayamaz ve Ata'ya sorarlar; "Aman Paşam, o Şıh ki sakalına el dahi sürdürmezdi, siz ne ettiniz de kökünden kesmesini sağladınız? " Ata gülümser, sonra da yanındakilere dönüp;
"Dün akşam Amasya Valiliği'ne bir yazı gönderdim ve Şıh'ı Afyon'a vali atadığımı bildirdim" der. Ardından da yeni bir yazı hazırlayıp nazırına bu yazıyı da Şıh'a vermesini
söyler. Yazıda söyle yazmaktadır; "İnancın ölçüsünün sakalda olmadığını anladığına sevindim. Valilik meselene gelince, bugün koltuk uğruna kırk yıllık sakalından vazgeçebilen yarın başka şeyler için milletinden bile vazgeçebilir. Seni böyle bir ikileme mahkum bırakmayalım. Kal sağlıcakla...
BuminKagan adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 18.08.2007, 16:16   #6 (İleti Bağlantısı)
Yüzü Asık
 
Tengiz - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 05.07.2007
İletiler: 124
Tengiz Rss Beslemesi
Alıntı:
BuminKagan´adlı üyeden Alıntı İletiyi göster

Atatürk Amasya ziyaretinde.Vali konağında yörenin ileri gelenleri ile sohbette. Bir ara tam karşısında oturan birine takılır gözleri.
Yaşı ellinin üzerinde bu adam beline kadar inen sakalıyla Atatürk'ün dikkatini çeker. Ata, yanındaki valinin kulağına eğilip sorar;
Kimdir bu? Vali yanıt verir! ; Efendim kendisi Şıh'tır. Yörede çok hatırlısı vardır. Atatürk Şıh'ı yanına çağırır ve; "Bak baba, imanın ölçüsü sakalın boyunda değildir. Şunu rica
etsem de en azından Peygamber efendimizinki gibi kısaltsan"der ve eliyle de boyun altı hizasını gösterir.Şıh; "Emrin olur Paşam" diyerek yerine çekilir. Aradan zaman geçer, bir akşam Atatürk Amasya'daki Şıh'ı hatırlar ve Valiyi telefonla arayıp durumu sorar. Vali nasıl söyleyeceğini bilememekle birlikte, Şıh'ın sakal boyunda en küçük bir kısalma bile olmadığını aksine kimselere el sürdürmediğini anlatır ! Atatürk telefonu kapatır, kağıdı kalemi eline alır ve az sonra nazırını çağırıp, yazdığı yazıyı Amasya Valiliği'ne tebliğ etmesini ister. Ertesi gün Amasya'dan bir haber gelir ki Şıh Efendi Ata'yı görmek üzere Ankara'ya yola çıkmış... Şıh gelir, Ata'nın karşısına çıkar. Sakal tamamen kesilmiş, sinekkaydı bir tıraş olunmuş, saçlar kısaltılmış, kılık kıyafet baştan sona değiştirilmiş, bambaşka bir görünüme bürünülmüştür.
Atatürk'ün mesai arkadaşları bu değişimi anlayamaz ve Ata'ya sorarlar; "Aman Paşam, o Şıh ki sakalına el dahi sürdürmezdi, siz ne ettiniz de kökünden kesmesini sağladınız? " Ata gülümser, sonra da yanındakilere dönüp;
"Dün akşam Amasya Valiliği'ne bir yazı gönderdim ve Şıh'ı Afyon'a vali atadığımı bildirdim" der. Ardından da yeni bir yazı hazırlayıp nazırına bu yazıyı da Şıh'a vermesini
söyler. Yazıda söyle yazmaktadır; "İnancın ölçüsünün sakalda olmadığını anladığına sevindim. Valilik meselene gelince, bugün koltuk uğruna kırk yıllık sakalından vazgeçebilen yarın başka şeyler için milletinden bile vazgeçebilir. Seni böyle bir ikileme mahkum bırakmayalım. Kal sağlıcakla...
Atamdaki zekanın asaletin onda biri yok, 80 yıldır yöneticilerimizde.
__________________
Varlığım, Türk Varlığına, Armağan Olsun.
Tengiz adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 18.08.2007, 19:17   #7 (İleti Bağlantısı)
Atatürkçü
 
Buğra Kun - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 06.11.2006
Yaş: 29
İletiler: 198
Buğra Kun Rss Beslemesi
Elbette dinciler kurtarmadi, cunku dincilerin baslica gorevleri kendilerini kurtarmaktir. Oteki dunyadaki cennet fantezileriyle uyusmus beyinlerini, memeleri yeni tomurcuklanmis subyanlarla motive ederlerken, Turk'lukmus, vatanmis ya da emperyalist guclere karsi savasmakmis onlarin umurunda miymis?

Onlar icin, Islam peygamberinin halifesine karsi ayaklanmak demek, bu dunyadaki bonuslari toplayamayip, iyi bir taban puan yapamamak demekti. Hal boyle olunca da, dinciler, halife efendilerinin emriyle kimi zaman Yunan, kimi zamansa Ingiliz ordusunu mucahit, Ulu Basbug'umuzun ordusunu kafir olarak karsilamislardir.

Iste, simdi bu dinci serefsizleri kalkmis, 2000 yillik Turk ordusunu, peygamber ocagi, vatan sehitlerini de, sehit sozcugunun Arapca kokenine dayanarak Islam sehiti ilan etmeye kalkiyorlar.

Turk ordusu, peygamber ocagi degildir, sehitlerimiz de Islam sehidi degil, vatani icin canini feda eden Turk sehitleridir.
__________________
Mengü Tengri'nin Gücüyle
Buğra Kun adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 18.08.2007, 19:28   #8 (İleti Bağlantısı)
Otağ Yöneticisi
 
Mengü - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 02.02.2006
İletiler: 157
Mengü Rss Beslemesi
Bu ülkeyi kurtarmayı bir yana bırakalım, dinciler bu ülkeye zarar vermekten, huzur kaçırmaktan, parazit gibi ülke kaynaklarını tüketmekten başka ne yaptılar? Millet düşmana karşı savaş verirken bunlar haçlıların gemisine biniyordu.
Mengü adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 18.08.2007, 21:51   #9 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
Tarkan - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 04.07.2007
İletiler: 558
Tarkan Rss Beslemesi
Bizim, çıkarından ve zevkinden başka bir şeyi düşünmeyenlere verebilecek ne ceylan gözlü hurilerimiz,ne inci saçan oğlanlarımız, ne de ırmak akan şaraplarımız var.Belki de bundan kaybediyor ülkemiz.
Tarkan adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 18.08.2007, 22:04   #10 (İleti Bağlantısı)
Otağ Yetkilisi
 
Üyelik tarihi: 14.02.2007
İletiler: 113
AYZIT Rss Beslemesi
Ümmetleştirilerek köleleştirilen, yok edilmek istenirken Türk Milletini tekrar ayağa kaldırıp tarih yazan Mustafa Kemal Atatürk'ün çocuklarıyız bizler. Sizler sarıklı mücahitlerin dualarını yeterli bulmamış olmalısınız ki; Papa 16. Benediktus'un dualarından mahrum kalmamak için Türkiyede kendilerini kutsatıyorlar. Sözlerinizle icraatlarınız birbirini tutmuyor. Bunlar sizce sarıklı mücahitler mi yoksa; siyonist şövalyeler mi?
AYZIT adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 21.08.2007, 11:38   #11 (İleti Bağlantısı)
Otağ Yöneticisi
 
Kafatasci32 - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 11.02.2006
Yaşadığı Yer: Isparta
Yaş: 30
İletiler: 269
Kafatasci32 Rss Beslemesi
Evliya ve erenler neden acaba coninin altinda inleyen, kadinlari coniler tarafindan tecavüze ugrayan irak`a , ayni sekilde yahudiler tarafindan ezilen filistinli araplara yardim etmiyor ? Ediyorda yoksa bizmi görmüyoruz?..!
__________________
''Ben ve milletim Tanri'nin kirbaciyiz, Tanri yoldan çikan milletleri cezalandirmak için bizi gönderir.''
Kafatasci32 adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 21.08.2007, 12:29   #12 (İleti Bağlantısı)
Yeni Üye
 
Üyelik tarihi: 23.07.2007
İletiler: 28
motunyabgu Rss Beslemesi
Cumhuriyet tarihinde çıkan isyanlara/ayaklanmalara bakın...
Temel nedenler hep din ve/veya kürt kökenlidir...
Atatürk'ün bunlara karşı davranış şekilleri bize örnek olmalıdır...
motunyabgu adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 21.08.2007, 14:58   #13 (İleti Bağlantısı)
Üyeliği iptal edilmiştir
 
ATA'NIN ASKERİ - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 17.07.2007
İletiler: 155
ATA'NIN ASKERİ Rss Beslemesi
Dincilik ve k...çülük birinci düşmanlarımızdır , hadi k...çülüğü kasssanda zoelasanda bir şekilde Türk ırkından olanlara anlatırsın fakat dinciliğin nelere sebep olacağını milli duruşumuza ne kadar zararlar vereceğini anlatamazsın çok zordur yüzyıllarca osmanlı dediler kendilerine Türk çerkez şu bu diye ayırmadılar keşke diyorum osmanlı milli bir devlet olsaydı biz şimdi bunlarla uğraşmazdık... Hoşgörü getireceğimize kesip assaydık keşke...
ATA'NIN ASKERİ adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla



Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni ileti yazma yetkiniz etkindir.
İletilere cevap verme yetkiniz etkindir.
Eklenti ekleme yetkiniz etkindir.
Kendi iletisinizi değiştirme yetkiniz etkindir.

İfadeler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı


Otağ Saati: 16:05 .




Atsızcılar @ 2005