Ulu Türkçü Nihal Atsız Otağı  

Geri git   Ulu Türkçü Nihal Atsız Otağı > TÜRKLÜK VE TÜRKÇÜLÜK ÜZERİNE HER ŞEY > Türklük ve Türkçülük İle İlgili Her şey > Türk - Turan Tarihi > Türk - Turan Tarihi
Kayıt ol Yardım Bozkurt Listesi Andaç Arama Bugünkü İletiler Otağları Okundu Kabul Et

Cevapla
 
Konu Bağlantısı Seçenekler
Alt 09.07.2007, 22:23   #1 (İleti Bağlantısı)
Otağ Yöneticisi
 
İlteriş Kağan - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 21.04.2007
Yaşadığı Yer: CUMHURİYET BAŞKENTİ ANKARA
Yaş: 25
İletiler: 221
İlteriş Kağan Rss Beslemesi
çin seddi ne için yapıldı?

ÇİN SEDDİ TÜRKLERDEN KORUNMAK İÇİN YAPILMIŞTI BU BÜYÜK DUVAR ÇİN HÜKÜMDARLARINI TÜRKLERDEN KORUDUMU?


Çin’de siyasi birliği temin ederek büyük bir imparatorluk kuran tsin sülalesi Türk akınlarının saldırı bölgesi olan Şen-si de yaşıyorlardı.
Sülalesinin en kudretli prensi olan M.Ö. 246 yılında tahta çıktı.Çenk, Çinde Genel huzuru temin ettikten sonra büyük Çin İmparatoru (Çin-Şi-Hoang-ti) unvanını aldı. Tahta geçtikten sonra daima birbirleriyle çarpışan prensleri birleştirerek kendi idaresi altına almıya büyük bir imparatorluk kırmaya karar verdi. Sadece birleştirmekle kalmadı Büyük inkılaplar yaparak Çin’de yeni bir devir açtı.
Gayet bilgili ve tecrübeli generalleri etrafına topladı. Onların yardımı ile Güneydeki prenslikleri yedi senede idaresi altında aldı. Düşman olan prenslerin tekrar kendisine karşı ayaklanmamaları için memleketin muhtelif yerlerinde yaşayan zenginlerden 120.000 kişinin başşehre taşınmalarını emretti. O zaman Çin’in başkenti Hsien – Yang’dı. İmparator burada bütün prenslere ve muhaliflere terk ettikleri yerlerdeki ev ve malikanelerin aynını yaptırdı. Bütün bu sayarların arası çizgilerle birleştirilirse gökteki burçların şekilleri meydana gelecekti. Tabi prenslerle, zengin muhalifler buna itiraz etmediler.
Halkı maziye ve hurafelere bağlıyan eski kitapları ortadan kaldırdı. Bu inkılâplar sırasında çok kan aktı. Eskilere bağlı olan ananeciler Çenk’in aleyhine döndüler. Fakat azimkar ve pervasız bir şahsiyet olan hükümdar, muarızlarının bir çoğunu imha etmek suretiyle herkesi susturdu. Eski kitapları toplattırarak yaktırdı. Şiddetle asayişi temin ettikten sonra, devleti yeni esaslara göre tanzime başladı.
Şi Huang-di İmparatorluğu meydana getirdikten sonra, bir falcı kendisine memleketin “Hu” denen bir kavmin istilasına uğrıyacağını bildirdi. Tabii kastettiği hun’lardı. Zaten Hun’lar kuzeyde sık sık çarpışmalara sebep oluyorlardı. Bu yüzden bir Çin atasözü “Cenuptan kaplan gelse korkma, şimalden ise horoz bile gelse, ondan çekin” der.
Şi Huang-di Şimal Çin’i tehdideden kavimle başa çıkamıyacağını düşünerek, hiç bir atlının aşamıyacağı bir duvar meydana getirmiye karar verdi. Bu iş için Çin’in bütün sağlam erkeklerini seferber etti. Kuzeyden gelen yeni Türk akınlarına karşı 4.000 kilometre civarında uzunluğu olan Çin seddinin yapımına başladı.

Çin Seddi el emeği ile meydana getirilmiş eserlerin en büyüğüdür. Bazı astronomlara göre bu büyük duvar aydan çıplak gözle görülebilir.
Bu duvar ekvatorda yapılmış olsaydı. Dünyayı çevrine, iki metre kırk santim yüksekliğinde ve doksan santim genişliğinde bir kuşak halinde olacaktıDeniz seviyesinde bir noktadan başlayın Çin seddi yavaş yavaş yükselerek “Dünyanın damı’na varır ve Tibet platosunda biter. Bu duvarın iki ucu arasında düz bir çizgi çizilse uzunluğu bin sekiz yüz kilometre olacaktır. Bütün Çin seddinin uzunluğu ise (çevirdiği dirsekler nazarı itibara alınırsa) dört bin kilometredir.
İmparatorun kendisi de gayet, muhteşem bir hayat yaşıyordu. Başkentteki sarayı yarım milyon işçinin eseriydi. Bu sarayda binlerce odadan başka bir de onbin kişilik bir kabul salonu vardı. Bu salonun duvarları kıymetli kumaşlarla kaplıydı.
O zamana kadar eli kalemden başka bir şey tutmamış münevverler taş ocaklarında granit çıkarmaya mecbur oldular. Katiller, hırsızlar, tedhişçiler ve diğer suçlularla beraber suçsuz insanlar duvarın inşaatında çalıştırıldılar. Çin seddi bir sürgün yeri oldu. İşçiler birer ekip teşkil ediyorlar. Bu ekiplerin başında gayet merhametsiz adamlar vardı. Bunlar memleketin muhtelif yerlerinden getirilmiş olan insanları kırbaçla çalıştırıyorlardı. Bu muameleye isyan edenler canlı olarak duvara kapatılıyordu. Hasta olanlar da tedavi edilmeden bırakılıyor, cesetleri çukurlara atılıp üzerleri toprakla örtülüyordu. Çin seddi aynı zamanda dünyanın en büyük mezarlığı oldu. Duvarı yapanlar aralarında 8 metre bulunan iki çizgi halinde temelleri kazıyor, bunlara granit taşlar, kiremitler yerleştiriyorlardı. Duvarların arasında kalan boşlukta bir patika meydana getiriyorlar, sonra duvarın iki tarafında bir buçuk metre yüksekliğinde bir duvar daha örerek boşluğu kapatıyorlardı.
İnsanlar nefes nefese ve ter içinde kalarak Çin seddini, muntazam bir şekilde, her santiminin üzerinde dura dura meydana getiriliyorlardı. İlk beş yüz kilometreyi bitirinceye kadar ayaklar düz yere basmadı. Ağır taşları yükseklere çekmek mecburiyetinde kalıyorlardı. Gıdaları kafi olmadığı için kuvvetsiz düşüyor, nihayet ölüyorlardı. Akrabalarının gönderdikleri yiyeceklerin çoğu yolda kayboluyordu. Birçok karınlar da kocalarına biraz yiyecek ulaştırmak isterken Çin seddine giden yollarda mahvoldular.
Duvarın bir parçası bitince, oraya derhal askeri bir nöbetçi dikiliyordu. Her nöbetçi 180 metrelik yere bakıyordu. Bu adamlar nöbet zamanları haricinde kendilerine verilmiş olan tarlaları işleyerek geçiniyorlardı. Bütün milletler arasında ilk defa olarak Çin üç milyonluk daimi bir ordu kurmuştur.
Çin seddi gün geçtikçe ilerliyordu. Tepelere tırmanıyor, vadilere iniyor, nehirlerin üzerinden geçiyor, bin altı yüz metre yüksekliğe ulaşıyordu. Nihayet dibinde köpüklü suların delice aktığı bir uçuruma vardı ve orada durdu.
Çin seddinin ne kadar zamanda yapıldığını kati olarak bilmiyoruz. Bir tarihçi, kullanılan işçi sayısını nazarı itibara alarak on sekiz sene içinde yapılmış olmasının mümkün olduğunun söylüyor, Bazıları işe bu duvarın Şi Huang-di’den sonraki imparatorlar tarafından yaptırıldığının iddia ediyorlar.
Çenk milattan önce 211 tarihlerine doğru öldü. Kendisine halef olanlar arasında kudretli ve azimli bir zat çıkmadığından sülalesi de birkaç yıl içinde yıkıldı. Çin’de tekrar bir feodal devir baş gösterdi.
İmparator Şi Huang-di’nin yaptırdığı Çin Seddi Türkler için hiçbir zaman bir engel olarak görülmedi. Hunlar; büyük seddi aşarak Çin’in Şen-si havalisini sıkıştırmağa başladılar. Bunun üzerine Türk tehlikesinin bertarafa edilmesi yönünde derebeyler arasında yeni savaşlar veya kaynaşmalar başladı. Han prensi diğer feodal beyleri yenerek, yıkılan imparatorluk yerine Çin’in en büyük sülalelerinden sayılan birinci Han hanedanını kurdu.
Yeni kurulan Han sülalesi de Kansu ve Şen-si havalisinde oturan Türklerden Hun müttehidesine girmiyen Yueçi’leri tedip için Çin’e giren Hun akıncılariyle karşılaştılar. Bu suretle başlıyan muhasama, Mete’nin Çin’e hücumuna sebep oldu. Han hanedanını müessisi olan imparator Kao-ti meydan muharebesinde mağlup olarak Peteng kalesine sığınmağa mecbur oldu. Mete’nin zevcesinin himayesiyle bu badireden kurtulan imparator, Hunlarla barış anlaşması yaptıktan sonra kurduğu sülaleyi sağlamlaştırmak çarelerini aradı. Tsin imparatoru Çenk’in ortadan kaldırmak istediği milliyetçiliği yine ihya etti. Bu suretle hem halkın teveccühünü kazandı hemde çinde Yeniden milli bir diriliş hareketi oluşturdu. Çin’in Türklerle yaklaşık 400 yıl devam eden savaşları boyunca yine Çin Seddi bir işe yaramadı.
Türkler bununla da kalmadı Çin’in kuzeyinde ve Güneyinde beylikler kurdular. Tıpkı önceden olduğu gibi Çin Tahtına oturdular Hanedanlıklar kurdular. On üçüncü asırda Cengiz han’ın orduları Çin seddini aşarak Çin’e girdi.
Bugünkü Çin seddi Şi Huang-di’nin yaptırdığı duvarın tamir görmüş şeklidir. Fakat zamanla birçok yerleri aşınmıştır.Ancak Türklerden kurtulmak için yapılan en büyük yapı özelliğini halen muhafaza etmektedir.
Çin Seddi Çinlilerin bir eseri olabilir. Ancak Muharip Türk milletinin tarihteki gücünün bir anıtıdır.
Üstelik 4 Km uzunluğundaki bu büyük abide Türkler açısından hiçbir engel teşkil etmemiştir. Türkler defalarca muhteşem ve girilmez denilen Çin sarayını basmışlar hatta gün gelmiş halkı desteğinide alarak kendilerini imparator olarak kabul ettirmişler ve o saraylarda oturmuşlardır.
__________________
ULU TENGRİ T Ü R K ' Ü KORUSUN VE YÜCELTSİN !!!
İlteriş Kağan adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 18.07.2007, 14:52   #2 (İleti Bağlantısı)
Otağ Yöneticisi
 
Güntülü - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 04.07.2007
İletiler: 297
Güntülü Rss Beslemesi
Emeğinize sağlık konuyu çok güzel ele almışsınız. Bu konuda birçok şey biliyordum ama bu kadarını sizden öğrendim. Bir kez daha atalarımla gurur duydum. Ne büyük bir şereftir ki onların kanı benim de damarlarım da dolaşıyor. Hep yanlış bir zamanda dünyaya geldiğime inanmışımdır. Allah bana onlarla beraber çine akın yapmayı nasip etmedi ama onların başarılarıyla övünmek bile göğsümü kabartmaya yetiyor.
Bir de şöyle düşünüyorum: eğer çin seddini benim atalarım çinlilerden korunmak için yapmış olsalardı bizler onu bu güne kadar yüzlerce kez yıkmış olurduk. Önümüze çıkardıkları milyonlarca askerleri bizleri durduramamış iki taş parçasından medet umar hale gelmişler ve bunu büyük bir gururmuş gibi binlerce yıldır ayakta tutuyorlar. Hayret doğrusu...

Konu Güntülü tarafından (18.07.2007 Saat 14:53 ) değiştirilmiştir..
Güntülü adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 19.07.2007, 04:29   #3 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
Anadolu Kurdu - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 19.07.2007
İletiler: 64
Anadolu Kurdu Rss Beslemesi
Kandaşım onlar çinli, Türk değil ki yıksınlar o taş yığınını. O dediğin şan, şeref duguları her millette olmaz.
__________________
TÜRK'ÜN ANLAMINI BÜTÜN DÜNYA ÖĞRENECEK !
Anadolu Kurdu adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 20.07.2007, 20:59   #4 (İleti Bağlantısı)
Türkçü
 
Turak - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 11.06.2007
İletiler: 648
Turak Rss Beslemesi
Türkler, Çinlilerle yasit olmalarina ragmen nüfuslari onlarla kiyas edilemeyecek kadar azdir. Neden ? Çünkü Türkler katledilmistir. Eger Türkler büyük katliamlara ugramasalardi bugün yeryüzünde 700 milyon civarinda Türkün bulunmasi gerekirdi. Oysa bütün dünya Türklerinin nüfusu sadece 250 - 300 milyon kadardir. Üstelik bunlarin çogu da Türklüklerinden bihaberdir. Yani kismen asimile olmuslardir. Basit bir hesapla söyleyelim ki, besbin yillik tarihimiz boyunca en az 450 -- 500 milyon Türk öldürülmüstür. Bundan daha büyük bir mazlumiyet olabilir mi?

Tarihte en çok Türk katleden millet Çinlilerdir. Daha sonra Ruslar Sonrasinda da Araplar gelmektedir.
__________________
TURKCU; başı dik, onurlu, korkulan, güçlü, saygın bir Türk devletini savunur. Türkiye'yi çaresiz, zavallı, güçsüz bir ülke olarak görmek isteyenlerle ve yanaşma-besleme-tetikçi-figüran bir ülke yapmak isteyenlerin karşısında her zaman Türkçüler olacaktır. Bu emanet bizim.. Bu emaneti sonsuza kadar koruyacağız.
Turk Oguz begleri, budun, esidin uze tenri basmasar asra yir telinmeser Turk budun ilinin, törüngün kim artati udaçı erti
Turak adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 22.07.2007, 15:15   #5 (İleti Bağlantısı)
SAVAŞÇI
 
Üyelik tarihi: 04.07.2007
Yaş: 26
İletiler: 46
ATİLLA. Rss Beslemesi
Verdiğiniz bilgiler için teşekkürler kandaşlarım .Her zamanki gibi tühlerim diken diken oldu ne zaman eski tarih okusam atalarımızı okusam hep böyle olurum belki atalarıma layik bi Türk olamasamda ileride oğullarımı en iyi şekilde yetiştireceğim en iyi şekilde okutup Türk milletine ve geleceğimize hizmet edeceklerdir
ATİLLA. adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla



Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni ileti yazma yetkiniz etkindir.
İletilere cevap verme yetkiniz etkindir.
Eklenti ekleme yetkiniz etkindir.
Kendi iletisinizi değiştirme yetkiniz etkindir.

İfadeler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Geri uyarılar are Açık
Geri bildirim are Açık


Otağ Saati: 05:37 .




Atsızcılar @ 2005