Ulu Türkçü Nihal Atsız Otağı  

Geri git   Ulu Türkçü Nihal Atsız Otağı > TÜRKLÜK VE TÜRKÇÜLÜK ÜZERİNE HER ŞEY > Türklük ve Türkçülük İle İlgili Her şey > Türk Uluları > Türklüğe Hizmetleri Geçmiş Olan Ulular
Kayıt ol Yardım Bozkurt Listesi Andaç Arama Bugünkü İletiler Otağları Okundu Kabul Et

Cevapla
 
Konu Bağlantısı Seçenekler
Alt 22.12.2006, 21:13   #1 (İleti Bağlantısı)
Otağ Yöneticisi
 
Gök Yeleli Bozkurt - ait Kullanıcı Kimlik Resmi
 
Üyelik tarihi: 19.01.2005
İletiler: 1.791
Gök Yeleli Bozkurt Rss Beslemesi
DEDE KORKUT

Dede Korkut, Oğuzların Bayat boyundan Kara Hoca’nın oğludur. 9. ve 11. yüzyıllar arasında Türkistan'da Sir-Derya nehrinin Aral Gölü’ne döküldüğü yerde doğmuştur. Oğuz Türklerinden büyük saygı gördüğü, bu bölgelerdeki Türk hakanlarına danışmanlık ettiği destanlarından anlaşılmaktadır.

Dede Korkut'un Türkler arasında, dilden dile dolaşan hikâyeleri 15. yüzyılda Akkoyunlular devrinde Dede Korkut Kitabı adıyla toplanmış, böylelikle sözden yazıya dökülmüştür. Kitabın önsözünde Dede Korkut hakkında şu bilgileri vardır:

“Bayat Boyundan Korkut Ata derler bir er ortaya çıktı. O kişi, Oğuz'un tam bilicisi idi. Ne derse olurdu. Gaipten türlü haber söylerdi...”

“Korkut Ata Oğuz Kavminin her müşkülünü hallederdi. Her ne iş olsa Korkut Ata'ya danışmayınca yapmazlardı. Her ne ki buyursa kabul ederlerdi...”

“Dede Korkut söylemiş: Lapa lapa karlar yağsa yaza kalmaz, yapağılı yeşil çimen güze kalmaz. Eski pamuk bez olmaz, eski düşman dost olmaz. Kara koç ata kıymayınca yol alınmaz, kara çelik öz kılıcı çalmayınca hasım dönmez, er malına kıymayınca adı çıkmaz. Kız anadan görmeyince öğüt almaz, oğul babadan görmeyince sofra çekmez. Oğul babanın yerine yetişenidir, iki gözünün biridir. Devletli oğul olsa ocağının korudur...”

“Dede Korkut bir daha söylemiş: Sert yürürken cins bir ata nâmert yiğit binemez, binince binmese daha iyi. Çalıp keser öz kılıcı nâmertler çalınca çalmasa daha iyi... Çala bilen yiğide, ok'la kılıçtan bir çomak daha iyi. Misafiri gelmeyen kara evler yıkılsa daha iyi... Atın yemediği acı otlar bitmese daha iyi. İnsanın içmediği acı sular sızmasa daha iyi...”



Dede Korkut'un kitabında on iki destan vardır. Bu destanlar, Türk dilinin en güzel örnekleridir; Türk ruhuna, Türk düşüncesine ışık tutmaktadır. Bu hikâyelerde Dede Korkut, Oğuz Türklerini, onların inanışlarını, yaşayışlarını, gelenek ve göreneklerini, yiğitliklerini, sağlam şahsiyetini, ahlâkını, ruh enginliğini, güzel bir Türkçe ile anlatmaktadır.

Dede Korkut destanlarının kahramanları, iyiliği ve doğruluğu öğütler. Güçsüzlerin, çaresizlerin, her zaman yanındadır. Hile-hurda bilmezler, tok sözlü, sözlerinin eridirler. Türk milletinin birlik ve beraberliğini, millî dayanışmayı, el ele tutuşmayı telkin eder.



Dede Korkut’un Emsalsiz Değeri:



“Bütün Türk edebiyatını terazinin bir kefesine, Dede Korkut’u öbür kefesine koysanız, yine Dede Korkut ağır basar.”

“Dede Korkut kitabı, Türk edebiyatının en büyük abidesi, Türk dilinin en güzel eseridir.”

Hayat tarzımızı, kültürümüzün zenginliğini, milletimizin insanî vasıflarını, faziletlerini, meziyetlerini, parlak bir şekilde, bu kitapta görmekteyiz.

Ayrıca:

Milletimizin kahramanlara verdiği değeri ve kahramanların vasıflarını;

Tarihimizin ilk devirlerine ait hâdiseleri ve bunun halk üzerindeki tesirlerini;

Atalarımızın duygu, düşünce, heyecan, öfke, kızgınlık, hiddet, pervasızlık, sadakat sevgi, saygı, itaat hallerini ve zaaflarını, alınganlıklarını;

Türk aile yapısının sağlamlığını;

Türk coğrafyasının özelliklerini,

Türk destanlarının en güzel örneklerini Dede Korkut’ta bulmaktayız.
__________________
Türk, Tanrı'nın; Atsızcılar da Türk'ün öfkesinden yaratılmıştır.
Gök Yeleli Bozkurt adlı Üye şimdilik çevrimdışı konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla



Konuyu Toplam 1 üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Konuk)
 
Seçenekler

Yetkileriniz
Yeni ileti yazma yetkiniz etkindir.
İletilere cevap verme yetkiniz etkindir.
Eklenti ekleme yetkiniz etkindir.
Kendi iletisinizi değiştirme yetkiniz etkindir.

İfadeler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı


Otağ Saati: 10:32 .




Atsızcılar @ 2005